Bölüm 6: Direnişin Gölgesi
Yazar: Nur

Devran’ın sözleri odanın soğuk duvarlarında yankılanırken Alara sessiz kaldı. Ancak bu sessizlik artık bir korku değil, bir idraktı. Alara, adamın gözlerinin içine –o kehribar rengi uçsuz bucaksız karanlığa– doğrudan baktı. Devran’ın bir oyun kurduğu kesindi; ancak oyunun kurallarını tek başına belirleyemezdi. "Direniş mi?" diye sordu Alara, sesi şaşırtıcı derecede sakin çıkmıştı. "Bir avcı, avının kendisine direnmesini beklemiyorsa, o sadece bir oyun oynuyordur. Ama ya o av, avcının en büyük zaafına dönüşürse?" Devran’ın yüzündeki o donuk ifade, ilk kez yerini hafif, tekinsiz bir gülümsemeye bıraktı. Alara’nın cesareti, onun için beklenmedik bir hamleydi. Devran, elindeki içki kadehini masaya bıraktı ve yavaşça Alara'ya doğru ilerledi. Aralarındaki mesafe azaldıkça odadaki atmosfer yoğunlaştı. "Zaaf," dedi Devran, kelimeyi ağzında tartarak. "Kelimeleri seçerken dikkatli ol, Alara. Bazı zaaflar sadece yok edilir." "Yok edemezsin," dedi Alara geri adım atmayarak. "Çünkü artık ben senin oyununun bir parçası değilim, ben o oyunun bizzat kendisiyim."