Bölüm 5: İnce Çizgi
Yazar: Nur

Yalının devasa salonundaki sessizlik, sadece şöminede çıtırdayan odun sesleriyle bölünüyor, ancak Alara'nın kulaklarında kendi kalp atışları bir davul gibi yankılanıyordu. Devran’ın eli hâlâ belindeydi; parmaklarının sıcaklığı, kumaşın üzerinden bile tenini yakıyordu. "Korkuyorsun," dedi Devran, sesi alçak ve neredeyse bir itiraf gibiydi. Alara'yı kendine biraz daha çekti, aralarındaki mesafe artık bir nefeslik bile değildi. "Korku, insanın zihnini berraklaştırır Alara. Ama benden değil, kendi içindeki o bastırılmış isteğinden korkuyorsun." Alara başını hafifçe geriye atıp, o keskin ve delici gözlerin içine baktı. "İstek mi? Sen benim dünyamı kararttın, Devran. Seçme şansımı elimden aldın." Devran’ın yüzünde, ilk defa o soğuk maskenin altında alaycı ve bir o kadar da tehlikeli bir gülümseme belirdi. "Seçimler bir lükstür. Senin hayatın artık benim korumam altında. Benim korumam altında olan her şey ise, sadece bana aittir." Alara, Devran’ın elinin belinden sırtına doğru yavaşça tırmanışını hissettiğinde, vücudunun kontrolünü kaybettiğini fark etti. Adamın Rus soğukluğunu anımsatan o mesafeli duruşu, yerini şimdi yoğun bir otoriteye ve reddedilemez bir arzunun gölgesine bırakmıştı. Alara, elindeki kadehi masaya bıraktı, ama Devran onu bırakmaya niyetli görünmüyordu. "Yarın," diye fısıldadı Devran, dudakları Alara'nın kulağının hemen üzerindeyken. "Resmi işlemler başlayacak. O zamana kadar, sana ait olan tüm soruları unutmanı istiyorum. Sadece şu ana odaklan." Devran, elini Alara'nın saçlarına götürdü, nazik ama bir o kadar da sahiplenici bir hareketle başını yana eğdi. Alara’nın boynundaki damarın atışını izledi, sanki kızın tüm heyecanını ve teslimiyetini o tek noktadan okuyordu. Alara, geri çekilmek yerine istemsizce adamın göğsüne doğru bir adım daha attı. Devran’ın o keskin parfümü, zihnini bulandıran bir sis gibiydi. "Neden ben?" diye sordu Alara, sesi bir fısıltıdan halliceydi. "Neden bu kadar ısrarcısın?" Devran bir an duraksadı. Gözleri, Alara’nın dudakları üzerinde kısa bir süre gezindi, ardından tekrar gözlerine çıktı. "Bazen, avını uzun süre takip edersin. Ama onu yakaladığında, aslında senin aradığın şeyin avın kendisi değil, onun sana karşı olan direnişi olduğunu anlarsın." Alara, adamın bu cümlesiyle bir oyunun merkezine çekildiğini daha iyi anladı. Bu evlilik, bir borç ödeme yöntemi olmaktan çıkmış, Devran'ın kendi kurallarıyla oynadığı, Alara'nın ise yavaş yavaş parçası haline geldiği bir güç savaşına dönüşmüştü. Ve bu savaşın sonunda kimin teslim olacağı, henüz meçhuldü.