Aşkın en koyu hali

Bölüm 10: Sırlar ve Yüzleşmeler

Yazar:

Aşkın en koyu hali - Nur kitap kapağı
Aşkın en koyu hali kitap kapağı

Alara, Devran'ın odadan çıkışını izlerken zihnindeki sorular giderek ağırlaşıyordu. "Gerçek hayat" dediği şey, bu lüks yalının soğuk duvarları arasında saklanan karanlık bir labirentti. Masanın üzerinde duran dosyalar, Devran'ın iş dünyasındaki acımasızlığını kanıtlar nitelikteydi; ancak Alara artık bu dosyaların sadece kağıt yığınlarından ibaret olmadığını, Devran'ın zayıf noktalarını barındırdığını biliyordu. Koridorda yankılanan ağır adımlar durduğunda, Alara hızla dosyaları kapattı. İçeri giren kişi Devran değil, yalının gizemli yardımcılarından biriydi. Elindeki tepsiyle sessizce içeri girdiğinde, Alara kadının bakışlarındaki o tanıdık, acı dolu ifadeyi fark etti. "Burası sadece bir ev değil, Alara," diye fısıldadı kadın, gözlerini kaçırarak. "Buradaki her gölgenin bir sahibi, her sırrın bir bedeli vardır. Devran Bey, avını hiçbir zaman serbest bırakmaz; ya onu tamamen kendine benzetir ya da yok eder." Alara, kadının sözlerindeki ağırlığı iliklerinde hissetti. Odadan çıktıktan sonra çalışma odasına yöneldi. Kapının aralık olduğunu fark ettiğinde, Devran'ın bir telefon görüşmesi yaptığını duydu. "Alara artık oyunda değil," diyordu Devran, sesi her zamankinden daha sert ve tavizsizdi. "Artık o, benim bu dünyadaki en büyük kozum. Onu kaybedersem, her şeyimi kaybederim." Alara, duyduklarıyla donup kalmıştı. Devran'ın ona olan yaklaşımı, basit bir saplantıdan öteye geçmiş, onu kendi karanlık dünyasının merkezine yerleştirmişti. Artık Alara'nın tek bir şansı vardı: Bu güç savaşında, avcının kendi silahını ona karşı kullanmak. Devran aniden arkasını döndüğünde, Alara'nın kapıda olduğunu gördü. Gözlerindeki o kehribar rengi keskinlik, bir anlığına yerini karmaşık bir hüzne bıraktı. "Duymaman gerekenleri duydun," dedi Devran, Alara'ya doğru yavaş adımlarla yürürken. "Ama artık geri dönüş yok. Sırlar açığa çıktığına göre, bu oyunun kurallarını yeniden yazma vakti geldi." Alara, Devran’ın ona doğru uzattığı eline baktı. Kabul etmek, bu karanlıkta kaybolmak demekti; reddetmek ise sonun başlangıcı. Alara derin bir nefes aldı ve elini Devran’ın avucuna yerleştirdi. Bölüm notu: 10. bölüm, hikayeyi bir "yüzleşme" noktasına taşıyor. Alara artık sadece bir pasif gözlemci değil, oyunun merkezindeki aktif bir oyuncu haline geliyor.

Bölümün tamamını WritePad'de oku