Asker sözü 𝓜𝓪𝓱ş𝓮𝓻𝓮 𝓚𝓪𝓭𝓪𝓻

BÖLÜM 31: BİR YUVANIN İLK SÖZÜ

Yazar:

Asker sözü 𝓜𝓪𝓱ş𝓮𝓻𝓮  𝓚𝓪𝓭𝓪𝓻 - zinolay kitap kapağı
Asker sözü 𝓜𝓪𝓱ş𝓮𝓻𝓮 𝓚𝓪𝓭𝓪𝓻 kitap kapağı

BÖLÜM 31: BİR YUVANIN İLK SÖZÜ Bu gece yine içtim seni anarak İçimde acayip bir mutluluk vardı Sensizliğimle alev alev yanarak Sevgin benim tüm benliğimi sardı Prof. Dr. K. HÜSNÜ CAN BAŞER ​Bugün babamın yanına gidip düğün tarihini ayarlayacaktık. Cihan, Devrim ve elbette Yiğit vardı yanımda. Cihan ve Devrim'in yol boyunca süren o tatlı, bitmek bilmeyen atışmaları arasında arabaya zorda olsa binmiştik. ​Yol boyunca kalbim, göğsümde sanki yeni atmaya başlamış bir kuş gibiydi. Yanımda Yiğit vardı. Gözüm her ona kaydığında, içimde tuhaf bir huzur yayılıyordu. Devrim de bizimleydi. Arka koltukta sessizdi ama gözleri pencereden dışarıyı değil, düşüncelerini izliyordu sanki. Cihan'dan gelen mesajlarla biraz gülümsedi, belli etmemeye çalışsa da gözlerindeki kıvılcımdan anladım. O huysuz doktorun, Cihan'ın şakalarına direnmekte ne kadar zorlandığını görmem, içimi ısıtıyordu. ​Babamın evine vardığımızda içimde garip bir heyecan vardı. Kapıyı çaldım. Birkaç saniye sonra o tanıdık, tok ses duyuldu: ​- "Geldim..." ​Kapı aralandığında babamın yüzü yılların çizdiği ama hâlâ dimdik duran bir çınarın gövdesi gibiydi. Göz göze geldiğimizde, her şey durdu. Sanki zaman, o anıya saygı duruşunda bulunuyordu. Yiğit eğilerek babamın ellerini öptü, sonra Devrim ve Cihan da aynı şekilde saygılarını sundular. Babam gözyaşlarını göstermemeye çalıştı ama elleri titriyordu. ​- "Hoş geldiniz, evim şenlendi," dedi. "Buyurun içeri, geçin şöyle." ​Oturduk. Sohbet, çay, gözlerde tanıdık bir merhamet vardı. Babamın gözleri hem gururla hem de büyük bir hüzünle parlıyordu. Sonra bana dönerek sordu: ​- "Kızım, kararınız kesin mi?" ​- "Kesin baba... Yiğit, senin bana her zaman anlattığın gibi biri. Güvenilir, mert, vicdanlı." ​Babam derin bir nefes aldı. Gözleri buğulandı. Sonra dönüp Yiğit'e baktı, elini omzuna koydu. ​- "Sen Umay'ı gerçekten sevdin mi oğlum?" ​Yiğit gözlerini kaçırmadan cevap verdi: ​- "Canımdan çok. Onu mutlu etmek için yaşarım. Sadece eşi değil, hayat arkadaşı, yoldaşı, siperi olacağım." ​Babam başını salladı. Yiğit'in samimiyetinin babamın içindeki son şüpheyi de yok ettiğini hissettim. ​- "Peki... O zaman bu iş geleneklere göre olacak. Teyzengille konuşurum. Düğün tarihi 10 Aralık gibi olur sizede uygunsa . Orda burada değil, bu evin önünde, bizim bahçemizde olacak. Ailemizin değerlerine yakışır şekilde." 10 Aralık sadece birkaç gün sonra. - " Olur uygundur dedi hemen yiğit " oda en az benim kadar heycanlıydı. ​İçimden bir fısıltı geçti: "Gökten düşen yıldızlar bile, bazen bir dileğin içinde filizlenir." ​Yiğit elimi sıktı. O kadar sıkıydı ki, o anın ne kadar gerçek olduğunu hissettim. Artık yalnız değildim. Bir evimiz vardı. Bir yolumuz vardı. Ve gökyüzüne uzanan, kök salan bir filiz gibi... Adım adım yeşeren umutlarımız vardı. ​ ​Ertesi sabah, karargâhta timle bir araya geldiğimizde bu kez başka bir görev vardı önümde... Bu bir operasyon değil, bu kalbime dokunan bir hazırlıktı. İlk defa bir kadın olarak, bir evlat olarak ve bir asker olarak aynı anda titriyordum. ​Toplantı odasında bir araya geldiğimizde herkesin yüzünde merak vardı. Kemal, kahvesini yudumlarken kaşlarını kaldırdı: ​- "Hadi artık komutanım. Nedir bu sürpriz?" ​Derin bir nefes aldım. Gözüm Yiğit'e kaydı, o gülümseyerek beni destekledi. ​- "10 Aralık'ta düğünümüz var..." ​Sessizlik oldu. Sonra bir alkış... Sonra kahkahalar, sarılmalar... ​Tomris bana döndü: - "Ben nedime olurum ve pastayı da devrim le seçeriz!" ​- " devrim de aynısını dedi. Gelinlik provasınada geleceksiniz." ​Ali, gülerek elini uzattı: - "Çeyrek altını ben taktım sayılır." ​Cihan eğildi, - "Damat tarafı çok şanslı da, ha Yüzbaşım eğer düğünde ağlarsan, videoya alırım haberin olsun. Ağlamak bize yakışmaz Umay Yüzbaşı!" ​ içim öyle doldu ki... Bu insanlar... Benim ailemdi. Onların yanında olmak, her zorluğun üstesinden gelmek için yeterliydi. ​1. Kıyafet ve Gelinlik: Tomris ve Devrim'le birlikte bir gelinlik atölyesine gittik. Kapıdan içeri girerken içim ürperdi. Hiç gelinlik hayali kurmamıştım. Hep asker ol…

Bölümün tamamını WritePad'de oku