Asker sözü 𝓜𝓪𝓱ş𝓮𝓻𝓮 𝓚𝓪𝓭𝓪𝓻

Bölüm 3: BAŞLIYOR

Yazar:

Asker sözü 𝓜𝓪𝓱ş𝓮𝓻𝓮  𝓚𝓪𝓭𝓪𝓻 - zinolay kitap kapağı
Asker sözü 𝓜𝓪𝓱ş𝓮𝓻𝓮 𝓚𝓪𝓭𝓪𝓻 kitap kapağı

Başlamak her zaman vardır.Bitti dediğinde başlarsın , yorulduğunda başlarsın,dinlendiğinde başlarsın.Kalkmak, yeniden doğrulmak, yaprak dökmek , mevsim değiştirmek başarabilmek için gereklidir. BİLGE ARSLAN ​(Şırnak'ta) ​Nerdeyse on üç yıl geçmişti. Ben, Umay Kanat, hayalini kurduğum o şanlı üniformayı giyiyordum. Mülakatları aşmış, Kara Harp Okulu'nu başarıyla bitirmiş ve genç yaşta (31) Yüzbaşı rütbesine yükselmiştim. Vicdanım, şimdi, hiç olmadığı kadar rahattı. Abime verdiğim sözü tutmanın huzuru içimdeydi. Ne zaman dünyadan bir kötülüğü, bir pisliği sildiğimi hissetsem, bu huzur daha da büyüyordu. ​Şırnak’taki birliğime tahsis edilen lojmanda, günün yorgunluğunu üzerimden atmaya çalışırken bu düşüncelere dalmıştım ki, masamın üzerindeki telefon titredi. Ekranı aydınlatan isim, hemen ciddileşmeme neden oldu: Yiğit yüzbaşım. ​Hızla telefonu açtım. ​"Emredin, Komutanım!" ​Yiğit yüzbaşının gür sesi, hattın diğer ucundan geldi: "Umay, hemen karargâha gel." ​"Emredersiniz, Komutanım. Bir sorun mu var?" diye sordum, sesimdeki merakı gizleyemeyerek. ​"Umay! sorgulama! On dakikan var, haydi!" Sesi keskin ve emir doluydu. ​"Emredersiniz, Komutanım!" ​Aceleyle ayağa kalktım. Montumu hızla üzerime geçirip arabama atladım. Yüreğim, bu ani çağrının nedenini çözmeye çalışırken hızlı hızlı çarpıyordu. Hızla karargâha ulaştım. Yiğit yüzbaşımın kapısını sertçe tıklattım. ​İçeriden tok bir ses duyuldu: "Gir!" ​Kapıyı açıp içeri girdim ve hemen "Hazır Ol" pozisyonunda, kafamla askeri selamımı verdim. ​"Emredin, Komutanım." ​"Rahat." ​Rahat pozisyonuna geçtim. Yiğit komutanım, masasının önündeki koltukları işaret etti. ​"Otur Umay, seninle çok önemli bir şey konuşacağım." ​Oturur oturmaz, konuşmaya başladı. Sesi her zamanki gibi kararlıydı, ama bu kez daha gizemli ve ciddi bir tınısı vardı. ​"Bak, bu dosyada çok önemli bir isim var. Bu ismi, ne pahasına olursa olsun sağ bir şekilde ele geçirmemiz gerekiyor. Çünkü bu elemanın tasmasını tutan, daha büyük, daha önemli isimleri istiyoruz. Benden sana yetki; senin bir tim kurmanı istiyorum ve bunun için tam iki günün var. Anlaşılmayan bir şey var mı, Yüzbaşım?" ​Dosyanın ağırlığını ruhumda hissettim. Bu, sadece bir operasyon değil, benden önceki görevlerin çok ötesinde, stratejik bir adımdı. ​"Emredersiniz, Komutanım." ​"Aferin. Şimdi çıkabilirsin." ​Tekrar "Hazır Ol" pozisyonunda, kafamla selam verip odadan çıktım. Koridorda yürürken, ayaklarım yere sağlam basıyordu ama zihnim allak bullaktı. Bu, bana verilen en büyük sorumluluktu. Karanlık Timi. Kuracağım tim, ülkenin kaderini değiştirebilirdi. Bu görevi tarif edilemez bir gururla kabul ediyordum. ​Hemen karargâh Astsubayından birini çağırttım. Yanıma geldi ve dimdik bir askeri selam verdi. ​"Rahat, asker." ​"Emredin, Komutanım." ​"Karargâhtaki en başarılı, en eğitimli askerlerin dosyalarını, kısa sürede önüme koy. Acele etmeliyiz." ​"Emredersiniz, Komutanım!" ​Odama geçtim ve heyecanla beklemeye başladım. Çok geçmeden kapı çalındı. "Gir," emri üzerine Astsubay elinde kalın bir dosyayla içeri girdi. ​"Komutanım, emrettiğiniz gibi, buyurun," diyerek dosyayı masama bıraktı. ​Dosyayı açtım. Hepsi de kendi alanında zirve yapmış, gözü pek askerlerdi. İsimleri tek tek okudum, tecrübelerini inceledim. Gözüme çarpan o beş isim: ​Keskin Nişancı Tomris Demir: Soğukkanlılığı ve isabet oranı tartışılmaz. ​Bomba İmha Uzmanı İsmet Kapak: Baskı altında hatasız çalışma yeteneği. ​Astsubay Samet Kara: Liderlik potansiyeli ve saha tecrübesi. ​Başarılı Er Kemal Kuzgun: Fiziksel dayanıklılığı ve iz sürme becerisi. ​Başarılı Er Eylem Gün: İletişim ve teknik bilgi. ​Hepsi de olağanüstü yetenekliydi. Artık onları yakından görme, baskı altında nasıl çalıştıklarını test etme vaktiydi. ​Önce Keskin Nişancı Tomris Demir'in atış poligonuna gittim. Komutanı, ona atış yaptırıyordu. Sessizce, bir gölge gibi yanlarına yaklaştım. Komutan beni fark edince selam verdi. Başımı sallayarak "Rahat" işaretini yaptım ve Tomris'i izlemeye başladım. ​Tomris'e hedef gösteriliyordu ve o da…

Bölümün tamamını WritePad'de oku