Bölüm 2: SÖZÜMÜ TUTMA VAKTİ
Yazar: zinolay

BÖLÜM 2: SÖZÜMÜ TUTMA VAKTİ Çalışmalarım bitti. Kitaplar, notlar, gece uykusuzlukları... Hepsi o tek ana hizmet ediyordu. Ve o an gelmişti. Sınav salonunun kapısından içeri girerken, ayaklarım geri geri gidiyordu. Korku, tüm hücrelerime sızmıştı. Yerime oturdum. Sınav başladığında, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım, ama bittiğinde içimde bir boşluk vardı. Dışarı çıktığımda, beklediğimden çok daha zor geçmişti. Onca çalışmaya rağmen, yapamamış gibi hissediyordum. Eve vardığımda, kapıdan girer girmez ağlamaya başladım. Gözyaşlarım, tüm umutlarımı yıkayıp götürüyordu. "Baba, yapamadım... Kesin kazanamadım, olmadı!" diye hıçkırdım. "Abime verdiğim sözü tutamadım!" Babam, kollarını bana doladı. "Kızım, daha hiçbir şey belli değil. Belki de kazanmışsındır." "Hayır!" diye başımı salladım, hıçkırıklarım boğazımı tıkıyordu. "Çok zordu. Yapamadım, biliyorum... Olmadı, olmadı!" Sonuç günü tam on beş gün sonraydı. O on beş gün, bir ömür gibi geçti. Geceleri rüyalarıma sınav kâğıtları giriyordu. Neredeyse her gün ağlıyordum. O gün geldiğinde, parmaklarım bilgisayar faresine gitmedi. Sınav sonuç ekranı açılmıştı ama gözlerimi kapattım. "Baba, sen bak. Ben bakamayacağım. Çok korkuyorum," diye fısıldadım. "Tamam kızım, hemen bakıyorum..." Babam, klavyede birkaç tuşa bastı. Bir anlık sessizlik oldu. "Kızım, sen bak istersen..." dedi, sesi tuhaftı. Ne sevinçli ne de üzgündü. Hemen karamsarlığa kapıldım. "Offf! Olmamış, değil mi? Yapamamışım... Ah, biliyordum ya! Bakmayacaktım ki!" Babam, yavaşça elini omzuma koydu. "Kızım, sakin ol. Gözlerini aç ve sadece oku." Derin, çok derin bir nefes aldım. Kalbim göğüs kafesimi dövüyordu. Gözlerimi yavaşça araladım ve ekrandaki o büyük, kalın yazılara odaklandım: SIRALAMA: 1578 SAYISAL OKUL: KHO (KARA HARP OKULU) Gözlerimden bir anda yaşlar boşaldı, ama bunlar artık acının değil, zaferin yaşlarıydı. Boğazımdan bir çığlık koptu: "AAAAAA! Kazanmışım baba! Kazanmışım! Yaşasın!" Babamın yüzündeki hüzün, anında kocaman bir gülümsemeye dönüştü. "Aferin benim kızıma! Aferin sana!" dedi, sesi gurur doluydu. "Abine verdiğin sözü tuttun!" O kadar mutluydum ki, o an ne yaptığımı bilmiyordum. Evde babamın etrafında dönüyor, sevinçle dans ediyordum. Başarmıştım! Başarmıştım! "Baba, hemen gidelim mi?" diye sordum, sesim sevinçten titriyordu. "Abimlerin yanına gidelim mi?" "Gidelim kızım, hadi hazırlan. Hemen gidelim. Hem annen de seninle gurur duyacak, eminim," dedi babam. Hızla hazırlandım. Arabada sevinçten yerimde duramıyordum. Mezarlığa vardığımızda, koşarak abimin yanına gittim. Diz çöktüm, toprağa ellerimle dokundum. "Abiciğim..." Sesim titredi. "Sana verdiğim sözü tuttum! Bak, kazandım sınavı. Ben de asker olacağım, canım abim." Ardından annemin başına geçtim. "Anne, bak! Kızın Kara Harp Okulu'nu kazandı. Eminim... ikiniz de benimle gurur duyuyorsunuzdur." ABİME VERDİĞİM SÖZÜ TUTMUŞTUM. ŞİMDİ SIRADA, BAŞARILI BİR TÜRK ASKERİ OLMAK VARDI.