Cennetim Olur Musun
Yazar: sehregiz

Babam kişisinden gelen bir arama! Arayanın babam olduğunu görünce zaman kaybetmeden açıverdim. Daha selamını almadan şikayet etmeye başladım, annemin sözleri o kadar canımı sıktı ki biricik babama selam vermeyi bile unuttum. "Ya baba anneme bi şey de!" "Yine ne oldu kızım?" "Ya kaynana maynana diyor annem!" Telefondan gelen kıkırdama sesi babamın da beni tiye aldığını gösteriyordu. Bu neden ciddiye alınmayan tek kişi bendim anlamıyorum, en azından benimle dalga mı geçiliyor anlamayı hak ediyorum bence. "Ya baba ben ciddiyim, annemde ciddiymiş. Öyle söylüyor." "Biliyorum kızım." Nefes nefese kaldığını duyabiliyorum ama gülme sesinden emare yoktu. "Nasıl biliyorsun baba?" "Geçen gün Selma sultan anlattı durumu." "Ee?" "Esi kızım gelsinler tanışalım dedim." "Ha bana anlatmak aklınıza gelmedi yani?!" "Görücü usulü kızım, hiç duymadın herhalde?" "Görücü mörücü istemem ben baba, önceden sorsaydınız şimdi insanlar o kadar zahmete girmezdi!" Nefes almadan cümle kurma yeteğimi sergilerken babamın ne kadar kızdığımı da anladığını umdum. Ne demekti tanımadığım insanları usulsüzce görücüye getirmek?! "Önce bir tanış kızım, gerçi siz tanışıyormışsunuz." "Ne tanışması baba? Ben kimseyi tanımıyorum." "Annene sor kızım ben bilmem, gelsinler bakalım. Eve gelince konuşuruz, tamam?" "Tamam baba." Evet daha önce konuştuğum bir iki kişi oldu, ama hiç birinde evlenme potansiyeli yoktu. Kim bu şimdi ya?! Nereden çıktı?! Ben kara kada düşünürken telefonuma gelen bildirimle aklımdaki ampul yandı. 0541*******: Elini tutsam, dünyanın öbür ucuna benimle birlikte gelir misin? 0541*******: Bekle desem, dünyanın bir ucunda beni bekler misin? Yazdığı dizeler 'Cennetim Olur Musun' şiirine aitti. Uzun zaman önce kafayı taktığım o diziler... Beni tanımayan biri bunu bilemezdi. Siz: Bu ne şimdi? 0541*******: Denizimde fırtınalar çıktığında limanım olur musun? yazıyor... 0541*******: karanlık bastırdığında deniz fenerim, hava açınca yıldızlarım olur musun; bulutlar göğü kapladığında pusulam? yazıyor... 0541*******: Mihengim, turnusol kağıdım olur musun? Yüreğimin suyu bulandıkça onu durultacak iksirim? Her bir kelimeyi tek tek yazıyordu. Belki eceleyle belki düşüne düşüne, ama yazıyordu, aklından kalbinden ve hatta ruhundan geçen şekilde yazıyordu. Siz: Hemen anneni al gel! Siz: Evlenelim! Siz: Ya sen şaka mısın? İki satır şiir yazdın diye istediğin şansı cebimden çıkartıp verecek değilim. Siz: Ayrıca hâlâ şansın varken o görücü usulüne gelme derim, kalbini kırmak istemem. 0541*******: Ne usulü? Ne görücüsü? Siz: Yedim bende, hiç haberin yoktur kesin... 0541*******: Sare 0541*******: Balım sence size görücüye gelsem gönlünü hoş etmeye çabalar mıyım? 0541*******: Kim geliyormuş görücüye? Tanıdık mı? Siz: Senden değil miydin iki gün önce yüz yüze görüşüceğiz diyen? Siz: Aklıma senden başkası gelmiyor açıkçası. Siz: Çevremde başka sapık yok öyle daha okuyan kıza görücü gelecek. Uzun uzun açıklama yapmak hiç benlik değil, karşımda her kim varsa saatlerce konuşma isteği uyandırıyordu bende. Birde istemeden sizden sene geçmiştim. 0541*******: Sizi attın bakıyorum. Siz: Beni istemeye gelmeleri umrunda olmadı bakıyorum. 0541*******: Kabul etmezsinki Siz: Nereden biliyorsun? Siz: Şeytan sana inat kabul etmemi söylüyor. 0541*******: Çocuğu beğenirsen hiç çekinme balım. görüldü✓✓ Kafamı karıştırsa da görücüye gelicek olan kişinin o olduğuna adım kadar eminim. Eminimde beni nasıl bu kadar iyi tanıyor ona emin değildim işte. Ya da benim öyle düşünerek reddetmemi istiyordu... İki türlüde ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.