Dikenli Balım
Yazar: sehregiz

Anne!" "Noldu kızım niye bağrıyorsun?" "Ya telefonumu kaybettim bulamıyorum." "Kızım ben sadece kendini kaybetmediğine dua ediyorum. Git koltuğun minderine bak." "Doğru ya!" Ayda en az 6 kere telefonum o minderin arasına sıkışırdı. Aslında ilk bakmam gereken yer orasıydı. Elimi attığım ilk yerden telefon çıktı.Başka yerde olması imkansızdı zaten. Ekran açılınca gözüme bir bildirim çarptı, ben buradayım bak bana diyordu. "Nasıl ya!?" "Ne oldu Sare?" "Bir şey yok anne, buldum telefonu." Buldum bulmasına da belamı buldum asıl. 0541*******: Ben balı bu kadar dikenli tahmin etmiyordum. Siz: Hiç komik değil. Siz: Nasıl yaptığını söyle hemen. 0541*******: Neyi söyliyeyim balım? Siz: Dün engelledim sizi, gayet farkındasınız bence. 0541*******: Yarım saate uçağım var, geliyorum yanına. Siz: Yanıma mı? Siz: Başladık yine. Siz: Kafamı karıştırmayın daha fazla rica ediyorum işinize bakın. 0541*******: Tek işim sensin. 0541*******: Sare 0541*******: Bak ben ciddiyim balım. 0541*******: Sana kendimi sevdirene kadar durmak istemiyorum. 0541*******: Beni sever misin onu da bilmiyorum. Siz: Neden Siz: Yani neden bilmiyorsun? Siz: Beni çok iyi tanıyorsun sanıyordum. 0541*******: Evet ama sen beni tanımıyorsun. 0541*******: Yani tanısan da hiç o gözle bakmadın bana. Siz: Nereden biliyorsun? 0541*******: Seni tanıyorum çünkü. görüldü✓✓ OFFF Yine kafamı karışmayı başardı işte. Bazen bazı şeyleri anlasam bile anlamıyor gibi yapıyorum, eğer anlarsam kendimi kaptırmaktan korkuyorum. Evet karşımda kim var bilemiyorum ama ne zaman olsa cevap veresim geliyor, umutlanıyorum işte ya yazan kişi o'ysa diye. O değilde daha fena asıl, ya durduk yere bambaşka birine umut veriyorsam? 0541*******: Dikenli balım, 0541*******: Hemen aşık ol bana demiyorum sana. 0541*******: Senden bir şans istiyorum sadece. 0541*******: Sen evet de, o zaman başlayayım kalbini kazanmaya. Mesajları okudukça içimde bi şeyler hareketlendi, sanki yıllardır aç kalmış kalbim ilk öğününü yiyordu, yedikçe daha da acıkıyor sonsuza kadar yemek istiyordu. Buna bir son vermem lazım, iki mesajla aşık olacak kendimi kaptırıp ortada kalınca acıdan kıvranacak değildim. Bir yanım mesaj yazan parmaklarıma sinyal gönderip durdurmaya çalışıyordu. Ben çoktan kararımı verdim, yazcağımdan vaz geçmedim. Siz: Üzgünüm ama istediğin şans benden çıkmaz kardeşim. Siz: Lütfen daha fazla diretmeyin. Siz: İyi günler dilerim. görüldü✓✓ Yaklaşık yarım saat geçti ama ben hala mesaj kutusundan çıkamadım. O kadar emindim ki görüldü atıp çıkmayacağına, bir umuttur, bekledim öylece ondan gelecek ufak bir itirazı. Ama gelmedi. "Sare?" Elinde anahtar yüzüme bakan annemi süzdüm. Hazırlanmıştı. "Noldu! Sen nereye böyle anne?" "Kızım dedim ya çıkıyorum ben diye." "Nereye anne bu saatte? "Kızım sen beni hiç dinlemiyor musun he? Aynı evde yaşamıyor muyuz biz kızım?" Bana inanamayarak baktı. Neyi kaçırmıştım ben şimdi? "Yaşıyoruz anne." Başım istemeden öne eğildi. Annemden gelecek ve beni aydınlatacak o cümleyi bekliyordum. Uzun uzun baktı annem bana, sonunda ağzını açmaya karar verince hareketlenip saatine baktı. "Allah size akıl fikir versin kızım. Geç kaldım, çıkıyorum ben, ocağa bak arada baban ararsa da aç." "Tamam." Beni dinlemeden alel acele çıkan anneme bağırdım. O daha merdivenlerden inemeden başartümü takıp balkona çıktım. Neyi kaçırdım cidden anlamıyorum. "Anne! Nereye geç kalıyorsun onu bari söyle!" Sinirle bana dönüp bakarken şansımı biraz fazla zorladığımı anladım. Arabanın kapısını açarken telefonun ekranı açıldı. Klasik annemin beni mahalle ortasında bağırtma hareketiydi. Annem kişisinden gelen bir mesaj! Annem: Nergisi almaya Siz: Nergis? O kim anne? Annem: Kaynanan Siz: Duyuyo musun anne Annem: Arabadayım kızım nasıl duyayayım? Siz: Duyamazsın zaten anne. Siz: Hiç gülmedim çünkü. Annem: Bende şaka yapmadım zaten. görüldü✓✓ Annem kişisi çevrimdışı