Aşka Düşkün Adam

Hoş Geldin Güzelim

Yazar:

Aşka Düşkün Adam - sehregiz kitap kapağı
Aşka Düşkün Adam kitap kapağı

Dünden beri telefonuma bakıp durdum, hem atar gider yaptım yazma diye hem de ayıp mı ettim acaba diye merak ediyorum. Hakka girmeyi hiç istememiştim, hele ki birinin kalbini kırmayı hiç istemem ama mesaj olmadığına göre tanımadığım birini kırmıştım. Yatağımı toplarkan asla tanımadığım birini düşünmem tamamen onun suçuydu, ne olurdu bana adını ya da nereden tanıştığımız söyleseydi? Adım kadar eminim adını bile hatırlamadığım biri dalga geçiyordu. Gerçek olsa anında açıklardı kendini. Daha fazla vicdan azabı çekmemek için salona gidip şarjda duvarda sallanan telefonun ekranını açtım. Bi müddet bomboş baktım ekrana. Yazıp yazmamak arasında gidip geldim, eğer yazarsam istiyor gibi gözükebilirdim, ama yazmazsamda kendimi çok kötü hissederdim. "Kızım." Annemin beni çağrışı resmen kurtuluşum olmuştu ya, normalde sinirlenir efendim derdim fakat şuan beni kurtardığı için ona minnettardım... "Efendim annem!" Mutfağa adım atar atmaz şaşkınca baktı bana. İlk defa mutfağa sevinç dolu girmiş bana vereceği işi bile görmezden gelmiştim. "Sare?" "Efendim anne?" İkimizde boş boş baka kaldık, ben onu o beni anlamaya çalışıyordu. "Neyse neyse hadi, şu dolaptan biberi uzat kızım." Az önceye bana bakmaktan gözünü kırpmayan kadın benim dışımda her yere bakar olmuştu. İçimdeki telaşeyi anladığını düşüyorum, ama yanlış anladığını. Dolaba elimi uzattıpım an telefonumdan gelen bildirim sesi beni durdurdu. Daha fazla düşünemedim, tek derdim o sesin kaynağını öğrenmekti. 1111 koduyla dağıtıma çıkan kargonuz temazsız teslim alabilirsiniz. Sadece kısa bir mesaj. Aslında merakımda boşunaydı, sonuçta ben demiştim ona yazma diye. Sana yazma diyen bir insana neden yazasınki? Zaten yazması gereken kişi de bendim, helallik alması gereken kişi de... "Kime ne diyorum ben acaba?" Annem dolaptan aldığı biberle serzenişte bulundu, zaten alabiliyorsan bana ihtiyacın yoktur... Mutfaktan gelen yüksek ses düşünmemi engelliyordu. Daha yarısı bile dolmayan telefonumu şarjdan çıkartıp odama çekildim. Sevil okulundan daha dönmemişti, yani burada beni kimse rahatsız edemezdi. Kayıtlı olmayan numarasının üstüne tıkladım. Her şey hâlâ dünkü gibiydi. Siz: iyi günler dilerim. 1 gün önce görüldü✓✓ Daha önce bana saygı duyan bir erkekle sohbet kurma şansım olmamıştı, bilseydim karşımdakinin bu kadar saygılı birinin olduğunu daha naif davranırdım. Tabi karşımdaki gerçekten benim tanımadığım biriyse. Tanıdığım biri olması durumda şaka ve saygısızlığı ayıramayan dengesizi hayatımdan çıkartırdım. Okuldan kimsede numaram olmadığına emindim, yakın arkadaşlarım dışında kimsenin erişimi yoktu bana. Nereden çıktın sen şimdi ya!? Diğer yandan annemin ismini biliyordu, benim yedi senelik kız arkadaşım hâlâ daha annmin ismini Selda zannediyor... 0541******* çevrimiçi İşleri daha da zorlaştırmak zorunda mısın ya!? Eğer yazarsam hemen cevap vermesinden korkuyorum ama diğer türlü de bu işi halledip kapatamayacağım, bunu da biliyorum. Siz: Selam Siz: Ben dün için özür dilemek istiyorum. 0541*******: Önemli değil sıkma canını. Siz: Siz benim canımı sıkamazsınız zaten. Siz: Ben size üzüldüğüm için yazdım. 0541*******: Beni düşündün yani? Siz: Ben öyle bir şey demedim. Siz: Keyfinize göre çevirmeyin. 0541*******: Yoo ben çevirmedim 'siz' söylediniz. 0541*******: Bir de şu siz kelimesi çok üzüyor beni, onu da bi halletsek? Siz: Halledemeyiz. Benim nezlimde siz hep siz olacaksınız. 0541*******: Büyük konuşmasan mı güzelim. 0541*******: Gün olur aşkım bize az gelir. 0541*******: Aşkım olur karım, kocam... Siz: Hiç zannetmiyorum. Siz: Bence büyük konuşan sizsiniz. 0541*******: Büyük hayaller diyelim biz ona. Siz: Biz diye bir şey yok. Onu da belirteyim de. 0541*******: İstanbula geldim sayılır. 0541*******: Yüz yüze gönlünü alırım diyordum. Siz: Hangi sıfatla yüz yüze??? Siz: Ben sizi kırdığımı düşünerek özür dilemek istedim. Siz: Karşıma çıkmazsanız sevinirim. 0541******* engellediniz. 0541*******: Bi hoş geldin de mi yok be güzelim? iletilemedi

Bölümün tamamını WritePad'de oku