AŞKA DAİR VARSAYIMLAR

BİRİNCİ BÖLÜM - TANIŞMA

Yazar:

AŞKA DAİR VARSAYIMLAR – Melisa A. kitap kapağı
AŞKA DAİR VARSAYIMLAR – Melisa A. kitap kapağı

1.BÖLÜM – TANIŞMA “Lütfen Güneş, oraya gelemeyeceğimi biliyorsun. Lütfen benim için sadece bir gecelik onun yanında bulunur musun? İnan bana sonrasında istediğin her şeyi yaparım, gerçekten yaparım ama yalvarıyorum onu yalnız bırakma.” “Sana kim bir anda Maldivler’e seyahat edip orada evlilik teklifi al dedi ki Belma? İnan bana hiç zamanım yok, bölümü yetiştirmem gerekiyor. Ayrıca tıkandığım bir dönemde olduğumu biliyorsun, bırak ilhamım gelmişken yazayım olur mu?” “Eminim o güzel okurların birkaç gün daha beklerler seni ama en yakın arkadaşının şu an sana ihtiyacı var Güneş, hayat memat meselesi. Benim şu an oraya dönmem imkânsız, uçağa binsem yetişemem bile. Ayrıca kim burada evlilik teklifi almışken bu kadar hızlı bir şekilde geri dönmek ister ki?” “O zaman bunu o güzel patronuna söylemeye ne dersin Belmacığım?” “Güneş,” diye sızlandı telefonun diğer ucundan, “Lütfen yardım et bana. Sadece bir yemek, yanında durup etrafa gülümsemen yeterli. Tek başına böyle yerlere katılmaktan nefret ediyor.” “Ben de ondan nefret ediyorum Belma?” dedim hoparlördeki telefona bakarak. “Hiç haz etmiyorum o adamdan. İstemiyorum canım, bana ne.” “Yani sen şimdi benim ta Maldivler’den kalkıp o davet için Türkiye’ye geri dönmemi mi istiyorsun? Hem de en mutlu günümde…” Resmen vicdanımla oynuyordu. Bu gibi zamanlarda vicdanım beni her zaman yarı yolda bırakırdı. “O adama bu ihtimalden bahsettin mi peki?” diye sordum oflayarak. “Seni tanımıyor bile,” dedi gülerek ama kendini hızla toparladı ancak emindim bu gülüş daha çok kendineydi çünkü ben o adamdan ve onun kibrinden ölesiye nefret ediyordum ki Belma beni o adamdan köşe bucak kaçırıyordu. Ki biz yapışık ikizler gibi gezmeye bayılırdık. “Ne sosyal medyada varsın ne de fotoğraflarını paylaşmamıza izin veriyorsun, kapalı kutusun Güneş. Nereden tanıyacak?” “Ağzından kaçırmışsındır belki diye sorayım dedim, senin sağın solun belli olmuyor biliyorsun.” “Bak zaten paraya ihtiyacın yok mu? Ben ortalıkta yokken yayınevlerine gönderdiğin taslaklarına bir geri dönüş var mı peki?” Oflayarak başımı iki yana salladım ve kafamı bilgisayarımın yanına gömdüm. “Hayır, maalesef.” “E o zaman? Bak bir gece bile olsa çok iyi bir meblağ kazanabilirsin. Ben öncesinde Uraz Bey’le de konuşacağım, zaten onaylar o. Sonrasında da senin banka bilgilerini alırlar. Birkaç gün içerisinde hesabında olur para Güneş.” Bir süre sessizleştikten sonra, “Uzun zamandır ablanın bakımevi parasını ödeyemediğini biliyorum,” dedi. “Ödüyorum Belma.” “Ödeyemiyorsun Güneş,” diye diretti. “En son ne zaman doğru düzgün yemek yedin onu bile hatırlamıyorum. Hastane ücretini ödemek için sürekli aldığın maaşların onda biriyle geçinmeye çalışıyorsun. Al işte doktor ayağına geldi, git ve al paranı.” Başımı yasladığım kollarımdan çekip bir bilgisayarıma bir yazdığım iki üç cümleye bakıyordum. Zihnimde dönüp dolaşan onlarca hatta yüzlerce cümle olmasına rağmen nasıl oluyordu da hiçbir şey üretemiyordum? İlham mı gelmişti, hani neredeydi? Bu çok sinir bozucuydu. Üstüne bir de Belma vardı, hatalı olan tek bir cümlesi dahi yoktu ve bu beni daha da sinirlendiriyordu. Ayağa kalkıp cüzdanımın içerisindeki paralara bakmak dahi istemedim çünkü üç beş kuruştan fazla yoktu, emindim. Kredi kartı bakiyem ise eksilerin de eksisindeydi. “Güneş? Hu-hu. Orada mısın hâlâ yoksa hat mı koptu?” “Buradayım,” dedim sessizce ama beni duyduğunu biliyordum. “Bu kadar dobra olmana gerek yoktu sen de biliyorsun, her şeyi yüzüme vurmana da öyle.” Hüzünlü bir şekilde iç çekti, onu da üzdüğümün farkındaydım. “Senin iyiliğin için yapıyorum bunu Güneş, yoksa etrafımda yüzlerce insan var. Birini arar ve bunu bir geceliğine benim için yapıp yapamayacaklarını sorabilirim. Etrafta Uraz Damien Karadağ ile birlikte bir gece geçirmek isteyen kaç kadın var haberin var mı senin?” Uraz Damien Karadağ’mış… götüm. Benim göz devirip homurdanmalarımı umursamadan devam etti. “Benim istediğim o cüzdanına biraz daha para girmesi, senin için çabalıyorum. Lütfen.” Bir süre ikimizde sessiz kaldık. En son…

Bölümün tamamını WritePad'de oku