Aşk Uğruna

4 - Yaşamak Güzel Şey

Yazar:

Aşk Uğruna - Influenza kitap kapağı
Aşk Uğruna kitap kapağı

Keskin rüzgâr tüm odaya yayılmış, beraberinde getirdiği soğuk tüm eşyaların üzerine konmuştu. Titreyen kollarıyla ayıcıklı uyku bandını çıkardı ve sonuna kadar açık cama baktı. Yatmadan önce bu hâlde bırakmamıştı. Fırtına mı çıkmıştı? Kendinden şüphe duydu. Yatağından kalkıp camı kapattı. Ellerini pervaza koyup dışarıyı seyretti. Güneş henüz doğmamıştı. Ufukta beliren göz kamaştırıcı aydınlık çıplak vücudunu kaplarken, serin ve ferah odasındaki havayı içine çekti. Böyle ufak anlarda buluyordu insan yaşama sevincini. — Yaşamak güzel şey, diye geçirdi içinden. Ahşap zeminin gıcırdamasının eşliğinde yürümeye başladı. Yastığının altındaki telefonu aldı. Saat 06.00'ydı. Hayatında belki de ilk defa bu kadar erken uyanmıştı. Acelesi yoktu. İlk önce güzel bir kahvaltı yaptı. Ardından yeni aldığı kıyafetleri denemeye başladı: Mavi renkli bluzu, yün kazağı, keten pantolonu... Evden çıktığında saat 06.30'du. Spor ayakkabılarını giyip karşı dairenin kapısına yöneldi. Kapıyı tıklattı. Bir süre bekledi ama ses gelmedi. — Uyuyor herhalde, diye geçirdi içinden ve zili çaldı. Kısa bir süre sonra yürüme sesleri duyuldu. Kapının kilidi çevrildi, yavaşça açıldı. Karşısındaki Ceyda'ydı. Üstünde Turgut'un tişörtü vardı ama tişört ona o kadar bol geliyordu ki altındaki şortunu bile gizliyordu. — Sen ne yapıyorsun burada? diye saçma bir soru sordu. Kız, Turgut'un sevgilisiydi; tabii ki aynı evde olabilirlerdi. — Asıl sen ne yapıyorsun? Sabahın köründe sevgilimin kapısını niye çalıyorsun? Ceyda, mahmur gözlerini ovalayıp kaşlarını çattı. Pelinay, önceki günün kırgınlığını düzeltmek için Turgut'la kafenin açılışına kadar yürüyüş yapmak istiyordu. Bunun için gelmişti ama bunu Ceyda'ya söylemek o an pek uygun görünmedi. — İşe geç kalmasın diye uyandırmak istemiştim. — Benim sevgilim dakik biri. Onu uyandırmana gerek yok tamam mı? Git şimdi. Bağrışmalar Turgut'un uyanmasına sebep oldu. Evden tekrar yürüme sesleri geldiğinde Ceyda'nın arkasında belirdi. Kızı belinden kavrayıp boynuna bir öpücük kondurdu. — Günaydın aşkım. Ne oluyor? Ceyda, Turgut'un sakalını okşarken cevap verdi: — Günaydın canım. Pelinay gelmiş. Turgut kafasını Ceyda'nın omzuna koyup Pelinay'a baktı. — Pelinay? Burada ne işin var? Sen bu kadar erken uyanmazsın. Ne oldu? Üst üste gelen sorular karşısında ne diyeceğini bilemedi. Hiç kimse konuşmuyor, sadece birbirlerine bakıyorlardı. Absürt sessizliği bozan Ceyda oldu. — Seni uyandırmak için gelmiş. İşe geç kalma diye... Uyandırdın işte. Gidebilirsin artık. Pelinay bir şey demek üzere ağzını açtı ama tek kelime edemedi. Merdivenlere yöneldi ve hızlıca basamaklardan inmeye başladı. — Gel aşkım, hadi odamıza geçelim. Ceyda, Turgut'un elinden tutup yatak odasına çekti. Turgut, Pelinay gözden kaybolana kadar onu izledi. Ardından kapıyı kapatıp Ceyda'ya döndü. — Bunu neden yapıyorsun? — Neyi? — Sen ne yaptığının gayet farkındasın. Turgut, Ceyda'ya suç işlemiş gibi bakıyordu. — Ne yaptım Turgut? — Pelinay benim arkadaşım. Onu niye tersliyorsun? — Kız sabahın köründe evine geliyor ve sen bunu normal mi karşılıyorsun? — Ne var işte, uyandırmaya gelmiş. — Gerçekten salağın tekisin ya. — Ne alaka şimdi? — Nasıl da süslenip püslenmiş, fark etmedin mi? Niyeti farklı onun, ben biliyorum. — Abartma Ceyda. — Ne abartması Turgut? Ben olmadığım günlerde de geliyor mu evine? — Sen iyice saçmaladın şu an. Ceyda, Turgut'un elini bırakıp üstündeki tişörtü çıkardı. Yerdeki kıyafetlerini aldı ve giyinmeye başladı. — Ne yapıyorsun? — Eve gidiyorum Turgut. Kusura bakma, Pelinay'la aranıza girdim! Komodinin üstündeki deri çantayı alıp kapıya yöneldi. Turgut'un yanından geçerken sertçe kolundan çekildi. — Ceyda, bazı şeyleri çok abartıyorsun. Seninle bu yüzden kavga ediyoruz, farkındasın değil mi? Ceyda, Turgut'a bakamadı. Gözlerinden yaşlar geliyordu. Burnunu çektiğinde Turgut ağladığını fark etti. — Ceyda? Kız kolunu çekip yürümeye devam etti. Askılıktan montunu alırken bir yandan gözyaşlarını siliyordu. Tam kapıyı açmak için elini uzattığı sırada Turgut, kapı kol…

Bölümün tamamını WritePad'de oku