Güneş Gözlerime Batıyor.
Yazar: Beyza Kumsal Dumrul

Ekibimle durum kritiği yaptıktan sonra Batun'un yanına gelmiş ve detayları onla da paylaşmıştım. Sonuç beni bile oldukça memnun etmişti. Her zaman kreasyondaki birkaç parça beğenilmez ve revizeye giderdi ve bizim de buna karşılık birkaç yedek parçamız olurdu; ya onlardan biri seçilir ya da uygun revizyon yapılırdı. Bu sebeple her şey olan iyiliği ile devam ediyordu. "Ee Asi Nur Hanım, bu sefer bu kutlama falan yapacağız herhalde, dimi?" Tabii ki de yapacaktık. Batun'a yandan sinsi bir bakış attım. "Bu sinsi bakış en sevdiğim, aklında ne var?" Aslında çok büyük şeyler değillerdi. "3 saatte İbiza'ya bir uçak var ve ben diyorum ki neden olmasın?" Batun odayı kaplayacak kadar büyük bir kahkaha attı ve sadece "Kaç günlük bir eğlence planlıyorsun?" diye sordu. "Bir buçuk gece orada oluyoruz, sabaha kadar eğleniyoruz, sabah uyuyoruz ve ertesi sabaha kadar daha coşuyoruz. Sanırım iki gün anca yeter, bir buçuk yetmedi bana bir an." Hiçbir şey düşünmeden, hiç kimseyi tanımadan eğlenmek harika olacaktı. "Evet bu güzel plan, tahmin ediyorum ki biletleri almadın dimi?" Bu sefer de ben kocaman bir kahkaha attım. "Evet, ben gidip hazırlanıyorum, hiç vaktimiz yok. Bir saatte havalimanına varmamız gerekiyor, sen de hazırlan hemen." Evet, biletleri toplantı sona erer ermez almıştım. Çünkü üzerimdeki gerginliği başka bir şey zor alırdı ve İspanyol erkekler... Çok iyiydiler. "Valiz hazırlamayacağım, ihtiyacım olacağını düşünmüyorum." diye seslendi Batun arkamdan. Ben de çok fazla ihtiyacımızın olacağını düşünmüyordum ama yine de güzel iki elbise ve bakım eşyalarımı alacaktım yanıma. 🌊 Evet, çok da kısa olmayan yolcuğumuzun ardından İbiza'ya varmıştık. Burada saat gece yarısını çoktan geçmiş ve eğlence hayatı çoktan başlamıştı. Önümüze gelen ilk taksiye atladık ve şehrin merkezine doğru yol almaya başladık. Burada birbirinden ayrı, eğlenceli ve harika mekân vardı. Aralarından birini seçmek benim için çok zordu ama ben bünyesinde gece kulübü barındıran bir otel seçerek aralarında seçim yapmaktan kurtulmuştum. Elbette bu sadece tek mekânda olacağız demek değildi. Elbette gece daha yeni başlamıştı ve ben sabaha kadar dans edip eğlenmek istiyordum. Takside çok kısa bir süre daha ilerledikten sonra otele varmıştık. Oldukça heyecanlı hissediyordum. Taksiden indikten sonra arkama bile bakmadan otele ilerledim. Batun arkamdan "Az yavaş, gece daha yeni başladı." diye sesleniyordu ve ikimizin küçük bagajlarını alıyordu. Burada öyle aman aman uzun bir tatil yapmayacaktık. Bu yüzden Batun kendi için küçük bir sırt çantası ayarlarken ben her zaman ofisimin gizli dehlizlerinde sakladığım kabin boy valizimi ayarlamıştım ve içimdeki coşkuyu durduramıyordum. Bunun etkilerinden biri elbette Serkan Bey ile olan anlaşma olsa da bir diğer sebebi Londra'ya gitmek konusunu kendi içimde bir karara bağlamıştım. Evet, öyle çok arada kalmışlığım falan da yoktu ama sonuç olarak hayatımda oluşacak büyük bir değişiklikti. Ama kariyerim için oldukça önemli bir şeydi ve değişiklikler her ne kadar büyük ya da zorlayıcı olsa dahi kariyerim için bu çok önemliydi. "Merhaba" diyerek resepsiyondaki kadına gülümsedim. Resepsiyonist kadın da aynı sıcaklık ile beni selamladı. "Hi there, checking in for Asi Nur Mahlas and Batun Demirkan. Here you go!" Kadın tatlı bir tebessüm ile pasaportlarımızı aldı ve sistemden odalarımızı buldu. Odalarımızın anahtarlarını uzattı, ben de hemen aldım ve asansöre yöneldim. Batun da arkamdan geliyordu. Kadının söylediği üzere benim odam 5. Kat 105 numaralı oda iken Batun'unki 2. Kat 702 idi. Evet, çok saçma, ben de farkındayım, tersten saymışlar sanki oda numaralarını ama bu tuhaflık hoşuma gitmişti. Asansörün önünde çok kısa bir süre bekledikten sonra bindik ve kendi katlarımıza ulaştıktan sonra hiç oyalanmadan hazırlandım. Üzerime çok şık, sade bir mini elbise giydim ve saçlarımı boyun kısmından hafif bir topuz yaptım. Saçıma çok fazla bir şeyler yapmaya çaba göstermedim, açıkçası gece eğlenirken dağılacaktı ve ben de onları açacaktım, biliyordum. Son…