Arya (Töre)

5.Bölüm “Karar”

Yazar:

Arya (Töre) – Nira Kara kitap kapağı
Arya (Töre) – Nira Kara kitap kapağı

Arya’nın ağzından… Yine yarım yamalak uyuduğum uykumdan, huzursuzca uyanmıştım bu gecede babam rüyalarımda bana rahat vermemiş, abini kurtar diyerek yalvarmıştı. Bugün aşiret toplanıp bir karar verecekti yüreğim ağzımda atıyordu, bizden herhangi birisine birşey olur ve abim deli akan kanıyla yanlış kararlar verir diye çok korkuyordum. Tek tesellim, suçu Şiyarın işlemiş olması ve dolayısıyla tek temennimde verilecek cezanın ona kesilecek olmasıydı. Konakta herkes hızlıca kahvaltısını yapmış, abim toplantıya gitmek üzere Şiyarla ayaklanmışken abime dönerek “Bende geliyorum” diyerek ortaya atıldım ve tabiki Diyar ağa hiddetle kafasını dönerek “Saçma sapan konuşup benim asabımı gider ayak bozma Arya, senin ne işin var aşiret toplantısında” deyip yönünü kapıya çevirdi “Sadece sizinle geleceğim, toplantıya tabiki katılmayacağım abi” ona yavru kedi bakışlarımı attım “Orda kadınlarla mutfakta duracağım abi söz veriyorum, ben burda durursam kafayı yerim lütfen” diye yineledim kendimi “De get şurdan Arya kadın kısmının beraber geldiği nerde görülmüş” lafa atlayan Şiyara tam çıkışacağım sırada abim “İki dakika sonra kapıda ol Arya, sende üstüne vazife olmayan konularda o sesinin tonuna dikkat et Şiyar” diyerek Şiyara dönerek son noktayı koydu “Hemen çantamı alıp geliyorum abimmm” ardından yukarıya doğru koşar adımlar attım. Başıma şalımı gelişigüzel atıp, çantamı aldıktan sonra aşağıya inip, çalışır halde beni bekleyen arabanın kapısını açıp yerime oturdum. Geçen bir saatlik yolculuğun ardından Soykanların konağının önünde durmuştu. Soykanlar iki düşman tarafada dost olan bir aşiretti ve toplantının burda yapılacak olması en azından içime su serpmişti. Ben kapıya yeltenecekken karşı taraftan bir araba bizim önümüzde durdu ve içinden üç tane heybetli adam indi. En öndeki adamı anında hatırlamıştım geçen gün konağımızı basan Ahmet ağaydı, yanındakilerde oğulları olmalıydı namı değer Cihan Bozan, şu yıllarca kardeşinin yerine mapus yatmış ailenin kahramanı ve benim ise amcamın katilinin abisiydi.. Adam resmen ben burdayım diye bağırıyordu bir doksana yakın boyu, dik duruşu ve kusursuz yüz hatlarıyla bakanın bir daha dönüp bakacağı cinsten biriydi. Beni düşüncelerimden koparan Şiyarın aniden benim önüme geçmesi oldu “Ulan Diyar abi, uzlaşmakta neyin nesi izin ver alayım ikisininde canını şuracıkta bitsin bu iş” diyerek tısladı, abim aniden Şiyarın koluna yapışarak “Rahat dur yoksa seni ben öldürürüm kimseye bırakmam Şiyar, buraya katliam çıkarmaya değil çözüm bulmaya geldik” diyerek Şiyarı kolundan tuttuğu gibi içeri geçti, tabi bende peşlerinden içeriye doğru adımladım. Konağa girdiğimizde bizi Soykan ailesi karşıladı erkekler aralarında tokalaşmaya başlarken benim yanıma Gülendam teyze geldi “Hoşgelmişsin güzel kızım, sen bu taraftan gel erkekler yukarıya çıkacaklar” diyerek bana yön verdi. Aradan geçen bir saatin ardından yukarıdan hala ses seda gelmiyodu. Meraktan ve tedirginlikten ölmek üzereydim. Yardımcı kızlardan birisi çay tepsisiyle içeri girdi ve ardından çayları doldurmaya başladı. Gülendam teyzenin yokluğunu fırsat bilerek hemen dolu çay tepsisine davrandım “Bunları ben götürürüm” karşımdaki kız tedirginlikle cevap verdi “Olmaz öyle şey Hanımım Gülendam ağam sıkıca tembihledi bizi” tabiki kimseyi dinlemeyecektim “Sen merak etme, bütün sorumluluk bende” diyerek elimde tepsiyle yukarıya doğru adımladım. Hangi taraf olduğunu sormadığım için kendime kızacakken, birden sağ taraftan sesler yükselmeye başladı, kalbim ağzımda oraya doğru hızlıca giderek ve kapıyı dinlemeye başladım. Abimin sesi geliyordu. Yan taraftaki küçük pencereden onları görebiliyordum “Ne demek tek çözüm ya ölümdür ya berdeldir ağalar, ben size diyorum ki hakkımız olan topraklardan vazgeçiyoruz, bu davada böylece kapansın!” ardından Ferhatın sesi duyuldu “Hakkınız olan topraklar mı? O topraklar yüzyıllardır bizimdir, öylede kalacak Diyar ağa!” dedi. Derin bir nefes aldım elimdeki tepsinin düşmesinden çok korkuyordum, olay beklediğimden dahada çok büyümüştü “Biz s…

Bölümün tamamını WritePad'de oku