Arya (Töre)

4.Bölüm “Kavuşma”

Yazar:

Arya (Töre) – Nira Kara kitap kapağı
Arya (Töre) – Nira Kara kitap kapağı

Yazar‘ın anlatımından… Genç adam çok hızlı gerçekleşen çıkış işlemlerinden sonra, özgürdü… On yıllık mahkumluğu sona ermiş, hayatı durduğu veyahut belkide kaçırdığı yerden devam ediyordu. Ahmet ağa dolan gözlerini zapt etmeye çalışarak baktı oğluna, kolay değildi küçük kardeşi ve aşiretinin geleceği için kendi hayatından on senesini heba etmişti. Böyle olmasaydı belkide oğlu çoktan yuvasını kurmuş, aşiretin başına geçmiş ve kendiside şuanda torun seviyor olurdu. Oğlunun yaklaşmasıyla kafasını iki yana sallayarak kafasındaki düşüncelerden sıyrılmış ve ona sarılmıştı. “Oğlum, yiğidim, aslanım şükürler olsun Rabbime “ diyerek bir yandan dolan gözler yaşlarını akmadan sildi. “Hadi ağam gidelim artık” diyerek kendisinş geri çekti genç adam. Babası anlayışla başını sallayarak onu onayladı “Tamam, de haydi, kaç gündür gözüne uyku değmemiş aldım haberlerini” diyerek hafiften azarladı “ Kolumda kelepçeyle yatağa bağlıyken uyumak mümkün olmadı “ Bu cümle Ahmet ağayı derinden etkilemişti. Kaç seferdir oğlu başkalarının yüzünden ceza çekiyordu, bu oğlunun kaçıncı susuşuydu … “Bununda hesabı sorulacak elbet” diyerek kelimeleri ağzında yarım yamalak geveledi yaşlı adam. “Ne demek hesabı sorulacak, benim bir davaya daha verecek bir günümde bir canımda yoktur baba bilesin” diyerek çok keskin bir şekilde konuştu Cihan. Kesilecek hesap bu sefer bizden kesilmeyecek yiğidim sen meraklanmayasın, geçmişte yaptığım hataları bir daha yapmam elbet” diyerek arabanın kapısını açıp bindi yaşlı adam ardından onu oğlu takib etti. Geçen bir saatin ardından Midyata giriş yaptılar, genç adam özlemle izliyordu etrafını bir o kadar değişmiş aynı zamanda sanki heryer bıraktığı gibiydi. Onu düşüncelerinden sıyıran duran arabanın ardından ateş edilen silah sesleri oldu. Onun gelişini kutluyorlardı… Cihan Bozan artık özgürdü… Meraklı ve heyecanlı gözleri görünce insanları daha fazla bekletmek istemeyip arabadan indi. Yüzlerce kişi toplanmış, kadınlar zılgıt çalıyor, erkekler silahlarını havaya kaldırmış ateş ediyor, küçük çocuklar alkış tutuyordu. Çevresine dönerek sağ elini göğsüne koyup hızlıca teşekkür manasında kafasını salladı birden oluşan sessizliğin ardından konuşmaya başladı “Hepiniz sağolun var olun” diyerek kısa kesti ve yönünü konağın kapısına çevirdi. Kapı açılında onu karşıdan gözü yaşlı anası ve kardeşleri karşıladı. Anası koşar adımlarla oğlunun yanına geldi ve özlemle sarıldı, sanki aldığı nefes şimdi daha anlamlı, göğüsünde ki ağırlıkda bir anda yok oluvermişti. “Oğlum, kurban olam bizi tekrar kavuşturana, yiğidim” diyerek gözyaşlarını serbest bıraktı “Geçti anam geçti şükür” diyerek kollarını sardı annesine genç adam “Anacım bizde özledik bende sarılayım yakışıklıma” diyerek araya girdi ablası Dicle “Sen ne yaptın ablam, bu heybet ne” diyerek kıkırdadı “Zaman çok olunca, yaptık birşeyler” kollarını ablasına sardı ancak karşıda onu durgun gözlerle izleyen kişiyi görene kadar, Ferhat… Uğruna on yıl yattığı kardeşi…Ablasına sardığı kolları yavaşca bollaşarak boşluğa döndü o anda yan taraftan üstüne zıplayan küçük kız kardeşi Zilan uzun bakışmayı bölmüştü “Abimmm” diyerek özlemle uzattı dilinin ucundaki kelimesini “Öyle çok özledim ki seni” diyerek çekti ve kendiside kollarını sıkıca sardı kardeşine “Döndüm güzelim bitti çok şükür” dedi. Kavuşma faslını bitiren Ahmet ağanın sesi oldu “De yeter adamı rahat bırakın artık, sofraya geçelim” komutunun ardından yemek masasına doğru yöneldiler. Cihan masada olmayan kardeşinin farkına varıp “Ferhat nerede?” diyerek sorusunu yöneltti, kimseden cevap gelmeyince tam masadan kalkıp etrafına bakacaktı ki kardeşinin sesi duyuldu “Burdayım abim” genç adamın istemsizce gözleri dolmuştu, içinde kabaran duyguları patlamaya hazır bir volkan gibiydi bunun fakına varan Cihan hiç düşünmeden yerinden kalkarak kollarını kardeşine sardı “ On iki senedir bir kere olsun görmeye gelmedin, niye bu kadar özlettin kendini be koçum” diyerek ufak bir sitemde bulundu. “Görmeye yüzüm yoktu abi, benim yüzümden suçsuz yere yıllarca yat…

Bölümün tamamını WritePad'de oku