Arya (Töre)

2.Bölüm “Gün ve Gece”

Yazar:

Arya (Töre) – Nira Kara kitap kapağı
Arya (Töre) – Nira Kara kitap kapağı

Mardine yeniden gün doğuyordu, bütün güzelliğini açığa çıkaran güneşe nisbet yapar gibi kendini gösteriyordu. Ben yine bu soğuk balkon taşının üzerinde, gecenin yarısını sabah etmiştim. Zar zor daldığım uykumdan, gördüğüm kabusla aniden kalkmış bir daha uyuyamamıştım. Babam benden özür diliyordu “Abin kızım, o olmazsa bütün aile, aşiret dağılır yok oluruz, kurban olayım” diye yalvaran gözlerle bana bakmıştı. Ona koşup sarılmak istediğimde Ahmet ağa belirmiş babama sıktığı tek kurşunla onu yere devirmişti, babama doğru koşarken beni son kalan nefesiyle durdurdu “Kızım dur, gelme! Ben bunu hakettim, o ne derse ne yaparsa hakkıdır, onunla git” diyerek gözden kayboldu Babam diye haykırırak kalkmış, gözyaşlarıyla ıslanmış yastığıma sarılarak saatlerce ağlamıştım. Öldüğünden beri ilk defa rüyama gelmişti, öyle çok özlemiştim ki bir kere sarılmama bile izin vermemişti… Duyduğum kapı sesiyle düşüncelerimden sıyrılmış, yüzümü kimin geldiğine bakmak üzere çevirmişken, yeğenim Lorinin minik elleriyle balkon kapısını açma çabasına gülümseyerek yerimden kalktım. “Hayacım sen nerde kaldın, herkesler uyanmış, nenem seni kaldırmamı söyledi.” diyerek nefes almadan tek seferde konuşmuştu. Ona içden bir gülümsemeyle baktıktan sonra “Bende çoktan kalktım güzelim, sadece saatin farkına varamamışım, hadi inelim bakalım” diyerek yanıtladım onu ve kucağıma alarak aşağıya doğru ilerledim. “Günaydın”diyerek Lorini yengem Helinin yanına oturttuktan sonra bende masadaki yerimi aldım. Abim inceleyen bakışlarını yüzümde gezdirerek “Yine balkon taşlarında mı sabahladınız Arya Xanım*” diyerek buruk şekilde gülümsemişti. “Uyku tutmadı abim” diyerek yanıtladım onu, kafasını sallayarak “De haydi afiyet olsun” diyerek çatalına davrandı. Abim Diyar Boran henüz 32 yaşında devralmak zorunda kaldığı ağalıkla baş etmeye çalışırken, birden tepetaklak olan hayatımızda tutunduğumuz en, belkide tek sağlam dalımızdı. Kahvaltısını ederken kafasında yüzlerce şeyin döndüğüne o kadar emindim ki, keşke izin verse, elimden birşey gelsede onun omuzlarında ki yükleri hafifletebilmek mümkün olabilseydi… Gözlerini yeniden bana çevirerek “Bu üç gün içinde benim dışımda hiçkimse evden dışarıya adım atmayacak” dedi “Ama abi ben babamın mezarına..” diyerek cümlemi tamamlayamadan “Çıkılmayacak dedim Arya, ben şirkete geçiyorum hepinize afiyet olsun” dedikten sonra konuşmayı sonlandırmıştı. Ardından kalmayan iştahımla beraber bende ayaklanmış yukarı çıkıyordum ki annemin sesini işittim “Abin haklı Arya bir delilik yapıp çıkayım deme, zaten derdimiz başımızdan aşkın başka bir sorun çıkmasın hemi cane mîn*” dedi onu kafamı sallayarak onayladıktan sonra konaktaki küçük atölyeye doğru adımladım. Babama döktüğüm diller sonucunda odamın yanında bulunan küçük Kiler odasını bozdurmuş, kendime küçük bir ressim atölyesi yapmıştım, herbir köşesini zevkle ellerimle döşemiştim. Duvarlara astığım ressimlerim artık sığmaz olmuştu, hobi olarak yaptığım ressimleri internet üzeri satışa sunuyor, ardından elde ettiğim geliri hayır kurumlarına bağışlıyordum. Önüne oturduğum tuvalin önünde yarım kalmış ressmime boş bakışlar atmaktan başka birşey yapmıyordum günlerdir. Bunu bitirmek zorundaydım, bitirip ardından bu odanın kapısına kilit vurmam gerekiyordu, çünkü kendime söz vermiştim, babam benden ilk defa onun için bir ressim yapmamı istemiş, aynı gece acil hastaneye kaldırılmıştı. O gece ona veda etmiştim, o günden sonra kendime bunu bitirip bir daha elimi sürmeyeceğime dair söz vermiştim. Aradan geçen 2 saatin ardından hiçbirşey yapamadığım tuvalin önünden offlayarak kalktım ve mutfağa indim, belki yemek için yardım edip biraz kafamı dağıtabilirdim. Girdiğimde Şiyarı tek başına birşeyler atıştırırken buldum, tam çıkacağım sırada “Ne o Arya Xanım, bakıyorumda bir selamı bile esirger olmuşsun benden” diyerek gözlerini bana dikmişti “İşine bak Şiyar uğraşma benimle” diyerek terslemiştim onu ardından ani bir hareketle koluma yapışan parmaklarını hissettim “Senin o sivri dilini eğitmesini bilirim elbet, şunun…

Bölümün tamamını WritePad'de oku