ARKA BEŞLİ

1.3

Yazar:

ARKA BEŞLİ – Sümeyye Demirkan kitap kapağı
ARKA BEŞLİ – Sümeyye Demirkan kitap kapağı

Sera: annemler gitti Cengo: çok şükür ne zaman gelelim kanki Sera: siz ne zaman isterseniz Cengo: kanki bu evden her an çıkabilirim yarım saate gelirim Sera: abartma kardeşim bir dur evi toplayayım önce her yer bebek bezi Cengo: nasılsa yine dağılacak boş ver Sera: ahır değilim burası kardeşim Yaren: iyi de yarın tarih sınavı var Cengo: ne güzel ders çalışırız işte Yaren: buna kendin bile inanmadın bence Cengo: denemeden bilemeyiz Sercan: dürümler benden Cengo: ayranları da ben halledeyim Yamaç: Sera’ya büyük boyundan al Sera: ha ha Yaren: ben ne getireyim Cengo: test kitabı Yaren: olur Mesajlarımızı kapatıp hızla evi toplamaya başladım. Bir elimle çamaşırları makineye diğer elimle kurutmadakileri yatak odasına götürdüm yani eş zamanlı yapmadım tabii ne kadar hızlı olduğumu anlayın diye ama bunları yapmak beş dakikadan fazlama sebep oldu. Ya bir dakika… durdum ve aman dedim sanki görücüye geliyorlar. Ne bu tantana kardeşim. Geçtim televizyonun karşısına ayaklarımı uzatıp kumandayı elime alarak kanallarda zap yapmaya başladım. Televizyon dünyasından o kadar uzaktım ki evlilik programı bile bulamadım. Biz Yaprak Dökümü’nden devam ya. Yarım saat sonrasında benimkiler geldi. Sallanarak keyifle içeri girdiler. Dürümleri mutfağa bıraktıktan sonra yanlarına gittim. “Şimdi mi yiyelim önce ders mi çalışalım?” diye sordum, cümlemin sonundaki soru ekine ben bile inanamadığımda. Cengiz, “Şimdi yiyelim sonra da çalışmayalım,” diye yayıldı koltuğa gülerek. Gözlerimi devirdim. “Öyle bir dünya yok.” “Tabii efendim.” Yaren’le mutfağa geçip sofrayı hazırladık. Yaren toplu saçlarını hafifçe sıkarak, “Sera ben çok kalamayacağım ama ya babaannem biraz hasta babam da mesaide,” diye mırıldandı. “Nesi var?” “Öyle genel,” dedi sakince. “Ekstra bir durum yok.” “Tamam canım iyi olsun da o.” “Hadi ya!” diye bağırdı içeriden Cengiz. “İki tane kız hazır yemekleri getiremediniz. Evde kaldınız benden söylemesi.” Elimdeki bardak tepsisiyle salona girdiğimde çatık kaşlarımla, “Sanki seni isteyen var,” dedim. “Biz evde kalmayız da seni kim alır acaba?” “O kadar iddialısın ha?” Kıkırdadım. “Bizde birileriyiz be abi.” Sercan oturduğu yerden kalkıp masadaki sandalyesini çekerken, “Açız abi, serseriyiz abi,” diye söylenmeye başladı. Az sonra hepimiz masanın başında toplandık ve dürümlerimizi yemeye başladık. Şu hayatta en sevdiğim şeylerden biri bu meret olabilirdi. Tabii ben ekmekli olanını daha çok seviyordum. Ekmek arası tavuk döner. Ekmeği ısırırken ağzının kenarını kesecek falan… Bir öğrenci daha ne ister aaaa. “Sera,” dedi Yaren ağzındaki lokma bitince. “Şu geçenki çocuktan ne haber? Konuşuyor musunuz?” “Biz mi?” “Yok biz,” dedi Yaren gülerek. Cengiz ağzı doluyken konuştuğunda, “O Efe’den hoşlanıyor,” dedi ve dişlerinin arasından birkaç parça tavuğu masaya düşürdü. Yüzümü ekşittiğimde bir yandan güldüm. Yamaç soğukkanlı bir şekilde, “Oğlum ağzında bir şey varken konuşma ya,” diye uyardı onu. Yaren kıkırdadı. “Cengiz hızlandırılmış adap dersi almalı.” “Sen verirsen olur,” diye göz kırptı Yaren’e. Yaren düz ifadeyle elindeki dürümü tabağına bırakarak Cengiz’in gözlerinin içine baktı. “Bana bak lan, ara ara yakalıyorum bu flörtöz tavırlarını benden mi hoşlanıyorsun yoksa sen?” Yaren’in bu kadar açık sözlü olması hoşuma gitmişti. Cengiz, “Saçmalama kızım ya bir kere ben yan şubedeki Efe’den hoşlanıyorum tamam mı?” diye Yaren’in taklidini yaptı. Yaren, “Harbi mi lan?” diye sordu. Cengiz, “Salak mısın Cemile?” diye alay etti. “Kızlardan hoşlanıyorum ama senden değil. Takılıyorum kızım sana abartma üf, hemen evlilik hayali falan da kurmuşsundur kesin.” “Ya sorma,” dedi Yaren gözlerini devirerek. “Uçuş uçuşum.” Sercan söz aldı. “Aramızdan biri birinden hoşlansa söyler mi acaba?” “Ulan at boku her fırsatta Sera’ya ferman çeken ebem mi?” diye konuştu Cengiz. “Soruya bak!” “Oğlum ben takılıyorum ya,” dedi Sercan bana bakıp güldüğünde. “Hoşuma gidiyor uğraşmak ama arkadaş anlamında. Gerçekten hoşlansam onca hakarete bir dur derim. Ama arsızlık hoşuma gidiyor.” Kafamı sa…

Bölümün tamamını WritePad'de oku