ARJÎN

39. BÖLÜM

Yazar:

ARJÎN - Beyza Akdoğan kitap kapağı
ARJÎN kitap kapağı

Duygularım, karanlığın içinde kaybolmuştu. Adeta bir labirentin içindeydiler. Her şey yerle yeksan olmuş, duygu karmaşası içinde hissettiklerim çaresizce dağılmıştı. Bir yanda insanların arayıp özlediği sevgi, diğer yanda ise acı gerçeklerin soğuk gölgesi. Bu iki kavram, sanki ruhumun çatıştığı bir savaş alanını andırıyordu; bir tarafta umut ışığı, diğer tarafta ise acımasız gerçeklerin sert çizgileri... Psikiyatristle konuşmuştum. İnkar etmeye lüzum yoktu. Konuşmak, içimi dökmek iyi gelmişti. Samimice benimle konuşmuş, yapmam gerekenler için yol göstermişti. Verdiği ilaç sürekli uykumu getirse de beynimi uyuşturuyor, düşüncelerden uzak tutuyordu. Belki de hayatımın sonuna kadar bu ilacı kullanmalıydım. İlacımı içtikten sonra dışarı çıktım. Deniz ve Mehmet gelecekti. Yarın düğün olduğu için onları da davet etmiştik. Yaptıkları iyilikleri unutmak nankörlük olurdu. Nasıl kötü günümüzde yanımızda oldularsa, iyi günümüzde de yanımızda olmalarını istiyorduk. "Gelirler şimdi" Yanımda konuşan Fırat'a gülümsedim. Karşılık vermesi saniyeler sürmüştü. Gözlerinin içine bakmak, her zerresini incelemek tarif edemediğim duyguları beraberinde getiriyordu. Psikiyatriste bu duyguları anlattığımda, sakin ve samimi gülümsemeyle 'bunlar sevginin tanımı' demişti. Kabul etmek istemiyordum. Sevgi olamazdı, Fırat ve ben olamazdım. Onca yaşananlardan sonra biz diye bir şeyin varlığına inanmak imkansızdı. Misafirlerimiz gelmişti. Arabadan inen Deniz güzelliğine güzellik katan tebessümüyle yanıma yaklaşırken, yüzüme yerleştirdiğim samimi gülümsemeyle bende ona yaklaştım. Çoğu insanın hissettiremediği samimiyeti en içten hissettiriyordu, Deniz. "Hoş geldin, Deniz" "Allahım, gözlerime inanamıyorum. Bu güzellik ayakta salınır hale gelmiş" Sözleriyle yüzümdeki gülümseyiş büyüdü, sıkıca sarıldık. Deniz bana sarıldıktan sonra aynı samimiyetle Elif Abla'ya sarıldı. Kulağım önümüzde tokalaşan Fırat ve Mehmet'e takılı kaldı. "Hayırlı olsun, kardeşim. Baba oluyormuşsun" diyen Fırat'a, "Sağ olasın, kardeşim. Ee Arjin yengemde ayaklandığına göre darısı size diyelim" diyerek cevap verdi, Mehmet. Duyduğum bu söz sinirlenmeme sebep olması gerektiği yerde neden içimde bir yerleri hareket ettirmişti? Bakışlarım Fırat'ı bulduğunda onunda bana göz ucuyla baktığını gördüm. Acaba ne hissetmişti? İçimi Fırat'ın ne hissettiğine dair merak kaplamışken üst kata çıkmıştık. Düştüğümden beri ilk defa bu merdivenleri çıkmıştım. Çıkarken gözümün önüne o gün gelmişti. Gözümden bir yaş damlayınca elimin tersiyle kimseye çaktırmadan silmiştim. Hal hatır sorma faslı bitince yemeğe geçmiştik. Fırat misafirler için dört dörtlük hazırlıklar yapmıştı. İlgili olması, iyi niyetini belli etmesi beni daha çok kendine çekiyordu. Gün geçtikçe bu çekime engel olmam da zorlaşıyordu. Fırat'ın bana bakışlarında da farklı duygular görüyordum, galiba. Ya da bana öyle geliyordu. Yan yana oturduğumuz masada bir an bacaklarımız birbirine değdi. Bu temastan vücudum alev alev yanmaya başladı. İşin ilginç yanıysa yanmak değişik ve hoşuma giden bir his vermişti, bacağımı çekmek istemiyordum. Yanımda oturan Fırat'ın yutkunduğunu fark edince bacağımı çekmek zorunda kaldım. "Ee tertip, anlat. Baba olmak nasıl bir duygu?" "Tertip, bu duygu anlatılmaz yaşanır. Baba olunca sende anlarsın" Mehmet cümlesi bitince Fırat'a göz kırptı. Elindeki kaşığı bırakarak, Deniz'in karnını okşadı. Deniz ise aşkla eşine baktı. İkisi birbirini tamamlıyordu. Aşkın tanımı ne diye sorsalar, 'Deniz ve Mehmet' derdim. Yaşadığım hayat yerine Deniz gibi sevilmeyi ne de çok isterdim... Misafirlerimizle uzun uzun sohbet etmiştik. Hayatım boyunca mutluluk ve neşe saçan bir sohbete dahil olmadığım için ettiğimiz sohbet benim için eşsiz olmuştu. Mehmet'in Deniz'e ettiği aşk sözlerini mest olarak dinlemiştim. Deniz bunları fazlasıyla hak ediyordu. O da yaralıydı, geçmişi ağır yaralar bırakmıştı. Sevgiyi, mutlu bir hayatı fazlasıyla hak ediyordu. "Bu hayatta aşkın tanımı var mı bilmezdim bir çift ela göze vurulana kadar" diyordu, Mehmet. "Erkekl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku