ARJÎN

36. BÖLÜM

Yazar:

ARJÎN - Beyza Akdoğan kitap kapağı
ARJÎN kitap kapağı

Ne zaman bir derdimizden şikayetçi olsak daha deriniyle sınanıyorduk. Belki tevekkül etsek mükafatını görürdük. Her seferinde bundan acısı olmaz diyordum. Daha fazla acı çekmem sanıyordum. Tek bir şey vardı; Acının sonu olmuyordu. Acı hayatımızın bir parçasıydı, acıdan kaçmak ölümden kaçmak gibi bir şeydi. Keşke acıları yaşayacağımız belli bir yaşımız olsaydı. Mesela çocukluğumuzu, gençliğimizin en güzel yıllarını acılarla yaşamasaydık... Ruhum hissizleşti sanıyordum. Artık üzülmeyeceğimi düşünmüştüm. Yanılmıştım. Kalbimin ağrısından uyuyamayacak kadar üzülüyordum, acı çekiyordum. Üzüldüğüm birden fazla konu vardı. Bana gerçeklere dair tek bir açıklama yapılmamıştı. Bildiğim gerçekler yüzünden kalbimi katran karasına çevirmiş, içini kinle doldurmuştum. Belki gerçekler olduğu gibi anlatılsa kalbim bu kadar kararmazdı. Kinim yüzünden etrafıma zarar vermiştim. En az benim kadar masum olan kişinin canına kast etmiştim. Öfkem resmen gözümün önüne perde gibi inmişti. Yaptıklarımla şeytanı bile geçmiş, cehennem biletimi kendi ellerimle yaratmıştım. Yaşadığım bu hayatın sorumlusu kimdi? Yıllardır sorumlu olarak tuttuğum Kozan'lar mıydı? Körü körüne bu gerçeğe inanmıştım. Suç bende miydi? Gördüklerim ve duyduklarımla bu hale gelmiştim. Bana gerçekler olduğu gibi anlatılsa bu kadar kinle dolmazdım, belki... Gerçekler ne olursa olsun babamın gözlerimin önünde öldürülmesini kabul edemiyordum. Küçücük bir çocuğun gözleri önünde babasının canını alma hakkına kimse sahip değildi. Artık intikam diye tutturmayacaktım. Nefret etmeyecektim, bağırmayacaktım. Masum insanlara acı çektirmek için çabalamayacaktım. Gerçekleri öğrenmemin üzerinden iki gün geçmişti. İki gün... Bazıları için kısacık olsa da benim için iki yıla bedeldi. Zihnimin tüm duygularımı ele geçirerek düşüncelerde boğuştuğu, başıma ve kalbime ağrılar sapladığı, uyutmadığı iki gün... "Neyin var senin?" Fırat'ın sesiyle zehir etkisi barındıran düşüncelerimden uzaklaştım. Gömleğinin yakasını düzeltirken, kaşlarını çatmış bana bakıyordu. "Bir şeyim yok" İki gündür sürekli 'neyin var?' gibi sorular yöneltiliyordu, bana. Kimseye tek kelime edecek halim kalmamıştı. Duyduklarımı içime saklamış, kimseyle paylaşamamıştım. "İki gündür aynı cevabı vermekten sıkılmadın mı?" "Bir şeyim yok, dedim. Lütfen ısrarla sorma" Çatık kaşları daha da çatıldı. "Lütfen mi?" Kafasını sağa sola salladı. "Yok, gerçekten iyi değilsin sen. Farkında mısın? İki gündür bana ters tek kelime etmedin" İstemsizce güldüm. "Sende ne meraklısın, ters laf duymaya" "Alıştırdın" derken gülmüştü. Kafamı cam tarafına gülerek çevirdiğimde konuşmasına devam etti. "Sağlık durumunu kafana takıyorsan bu kadar yıpratma kendini. Dermansız dert olmaz. Elimizden geleni yapacağız, ayağa kalkacaksın" Derin nefes alarak tekrar Fırat'a döndüm. "Yok, takmıyorum artık" "Batuhan, yani arkadaşım, bir doktordan bahsetti. Onunla iletişime geçeceğiz bugün. Yurt dışındaymış, buraya getirmeye çalışacağım" "Fizik tedavi görmem gerekiyor, doktoru-" Cümlem bitmeden gözleri öfke saçmaya başladı, lafımı kesti. "O şerefsizden bahsetme! Merak etme bugün dediğim doktorla görüşeceğim onun dediğine göre iyi ve sapık olmayan bir fizyoterapist getireceğim!" Ses tonunun neden yüksek çıktığını anlamamıştım ama ne olursa olsun benimle yüksek sesle konuşamazdı. "Bağırmadan konuş!" Ellerini iki yana açtı, yüzünde sinirli bir gülüş belirdi. "Hıh, Arjin Hanım fabrika ayarlarına geri döndü!" Allah'ım, ben ters laf etmemeye çalıştıkça bu dengesiz kulun neden beni zorluyor? "İşe gideceksin herhalde, geç kalmadan git." En iyisi gitmesiydi. Yoksa beni iyice sinirlendirecekti. "Gidiyorum, gidiyorum. Merak etme!" Kafasını aşağı yukarı sallayarak konuşmuş, başka bir şey söylemeden kapıyı sertçe çarparak gitmişti. Ne oluyordu buna? Kendi kendine anlamadığım bir hallere girmişti. Güya kadınlar durduk yere öfkelenir, triplenir diyorlardı ama erkeklerin de aşağı kalır yanı yoktu. Ben adama daha fazla kötülük yapmamak için çaba sarf etmeye çalışıyordum. Beyefendi saçma sapan hal…

Bölümün tamamını WritePad'de oku