ARJÎN

28. BÖLÜM

Yazar:

ARJÎN - Beyza Akdoğan kitap kapağı
ARJÎN kitap kapağı

Dağlık, taşlık, ıssız bir yerdeydi. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bu ıssız yerde ne işi vardı? Etrafta hiçbir şey, hiç kimse de görünmüyordu. Yürümeye başladı. "Kimse yok mu?" Boğazı yırtılırcasına bağırmıştı. Korkmaya başlamıştı. Etrafta niye kimse yoktu? En son hatırladığı şey Yasir Kozan'la tartıştığı ve merdivenlerden düştüğüydü. Gerisi ise derin bir boşluktu. Korkuyla yürümeye devam etti. Bir süre yürümüştü ki uzakta bir kapı gördü. Bu arazide kapının ne işi vardı? diye düşündü. Merakla kapının olduğu yere doğru ilerledi. Bir yandan "Kimse yok mu?" diye bağırıyordu. Maalesef ki bu ıssız arazide bağırmasına karşı, yankılanan sesini duyuyordu. Kapıyla arasında birkaç adım kala durdu. Ne yapacaktı? Kapıyı açsa mıydı? Açınca arazinin diğer tarafına geçecekti. Kapıyı açmadan da, yan taraftan geçebilirdi. Ancak bunu yapmak yerine merağına yenik düştü. Kapının kolundan tuttu, yavaşça aşağı indirdi. Açılınca yine aynı yavaşlıkla geriye ittirdi. Kapı açıldığında kafasını kaldırdı ve gördüğü kişi karşısında neye uğradığına şaşırdı. İmkansızdı, bu. Nasıl olabilir, buraya nasıl gelebilirdi? Şaşkınlıktan daha üstün bir duygu yaşıyordu, şuan. "Baba" diyebildi, sadece. Olduğu yerde kalakalmıştı. Kapının diğer tarafında babası duruyordu. "Prensesim" Söylediği kelimeyle yüzünde gülümseme belirdi. Kızına 'prensesim' demeyi ne de çok severdi... "Se-sen ne yapıyorsun orada?" Babası ölmüştü. Burada, dünyada ne işi vardı? Ya da kendisi de ölmüş, babasının yanına mı gelmişti? "Seni bekliyorum, prensesim" "Ben, öldüm mü baba?" "Hayır, kızım" "O zaman, sen yaşıyor musun?" Neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. "Ben ölüyüm, kızım" "Baba, ben anlayamıyorum. Burada ne işimiz var?" "Senin için geldim, prensesim" "Bir daha hiç gitme olur mu?" Babasına doğru bir adım atmıştı ki babası, "Dur" dedi. Şaşkınlıkla baktı, babasına. "Seni çok özledim, baba. Sarılmak istiyorum sana" Sesi titreyerek konuşmuştu. "Bende seni çok özledim ama bu tarafa geçemezsin" "Neden?" Kaşlarını çatmıştı. "Henüz değil, kızım. Daha zamanı var" "Neyin zamanı var, baba?" "Yanıma gelmenin" "Ama sen karşımdasın. Gelebilirim yanına" "Gelemezsin, Arjin'im" "Niye, baba? Niye? Daha fazla beklemek istemiyorum. Sana kavuşmak istiyorum" "Zamanı gelince kavuşacağız, kızım. Dik duruşunu kaybetmeden yaşamaya devam et. Seni çok seviyorum" Cümlesi biter bitmez gitmek için arkasını döndü. "Baba, dur gitme!" Yanına gitmeye çalıştı ancak babası ve kapı birden yok oldu. Etrafına bakındı, babası yoktu. "Baba!" Delirmişçesine bağırıyordu. Yine gitmişti, babası. Onu parçalara ayrılmış ruhuyla bir başına bırakmış, gitmişti... Fırat'tan; Hastaneler, umut ve umutsuzluğun garip bir denge oluşturduğu devasa bekleme salonlarıydı. Kimi kendisi için beklerdi, kimisi çok sevdiği bir yakını için... Ya ben ne için bekliyordum? Dünden beri bu duvarın dibinden neden ayrılmıyordum? Karşımdaki camın gerisinde yatan düşmanım dediğim kadındı. Ben onun için neden korkuyordum? Yaşaması için neden dua ediyordum? Dünden beri sorularıma verebildiğim tek cevap; o benim babam yüzünden bu hale gelmişti ve ben kalpsiz değildim. "Abi" Dicle'nin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Yanımda elinde iki çayla duruyordu. "Efendim, Dîcle?" "Sana getirdim" Sağ elindeki çayı bana uzattı. "Canım istemiyor" "Abi dünden beri hiçbir şey yiyip içmedin. En azından sıcak bir çay iç" "İstemiyorum, Dicle. Zorlama" Israr edemeyeceğini bildiği için suratını asarak yanımdan uzaklaştı. Bende yoğun bakımın camına yaklaştım. Hırçın bildiğim, hiçbir şeye boyun eğmeyen kadın kablolarla makinelere bağlı yatıyordu. Ulan Hayat, sen nesin böyle? En ummadığımız kişileri ne hale getiriyorsun. "Uyan artık be, Arjin" Sessizce mırıldanmıştım ki hemen yanımdan bir ses geldi. "Uyanacak benim kardeşim" Yanımda duran kişi Cüneyt'ti. Kendisine cevap vermek yerine yanından uzaklaştım. Ne olursa olsun o abimin katiliydi. Gözünü bile kırpmadan abimi öldüren kişiyi istesem de sevemez, muhatap olamazdım. Koridorda oturan Dicle'nin yanına oturdum. Yanına bıraktığı ça…

Bölümün tamamını WritePad'de oku