ARJÎN

21. BÖLÜM

Yazar:

ARJÎN - Beyza Akdoğan kitap kapağı
ARJÎN kitap kapağı

Diyarbakır... Sanki tüm duygularımı sende harcamışım gibi. Hiç kimseye karşı bir şey hissedemiyorum. Hissettiğim şeyler de nefretten öte şeyler değil. Çok şey borçlusun bana uzun bir yaşanmışlık, uzun bir hayat. Her şeyimi elimden aldın ; babamı, tüm hayatımı. 5 yaşında bana karşı çetin bir savaş başlattın. Hâlâ da çetin savaşlarınla mücadele etmeye çalışıyorum. Unutamadığım bir mazi bıraktın bana. Söylesene be Diyarbakır, bu kadar yaşanmışlıkları bana geri nasıl vereceksin? Yine camın önünde oturmuş Diyarbakır'ı seyrediyordum. Gece daha farklı oluyordu bu şehir. İnsanların hüznünü, acısını yansıtıyordu. Zaten insan da acısını gece yaşamıyor muydu? Gündüz herkes normal bir şekilde yaşıyordu. Gece bir çöküyordu, o acı içinden taşıyordu. Kimi kendini alkole veriyordu acısını unutmak için, kimi ağlıyordu. Ya ben? Ben bu odada oturmaktan başka hiçbir şey yapamıyordum. Aklıma gelen türküyü mırıldanmaya başladım; Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım Düşüncelerden sıyrılmış, kendimi türküye kaptırmışken duyduğum sesle yine eski halime büründüm. "Uyumaya çalışıyorum, sussana!" Yatakta yatan Fırat'a öfkeyle baktım. "İstediğimi yaparım, sanane!" "Saat gecenin biri olmuş. Senin çeneni mi dinleyeceğim?!" "Kulaklarını tıka o zaman!" "Getirtme yanına beni!" "Gelirsen ne olur?" Sanki bir şey yapabilirmiş gibi tehdit ediyordu. "O çeneni kapatırım!" "Boş konuşmayı kes!" Söyleyecek bir şey bulamayınca bana arkasını döndü, kafasını yastığın altına gömdü. İnat değil miydi bende seni uyutmayacaktım. Benim adım da Arjin'se sana hayatı zindan edecektim. Türküme kaldığım yerden devam ettim; Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken Gün doğar yaylalara kahrımdan utanırım Ey fırtınalı bayır ey mazlum Diyarbakır Dağlarında kızıl ateş alnında kızıl bakır Söylendiğini duyuyordum ama umursamadım. Gör bakalım Fırat Ağa, Aşiret Ağa'larına yalakalık yapıp beni karın olarak bu konağa getirmek neymiş göreceksin. Madem o kurşun seni öldürmedi. Daha beter hale getirecektim seni. Güneşin ışıklarının odaya vurmasıyla istemsizce gözlerimi açtım. Yine güne belimin ağrısıyla uyanmıştım. Yerde uyumaktan bel fıtığı olacaktım. İblis'le uyumaktansa bel fıtığı olmayı tercih ederdim. Üzerimdeki pikeyi kenara bırakıp ayağa kalktım. İblis yatakta yoktu. Yatağı da düzenlediğine göre gitmişti. İyi de olmuştu. Sabah sabah onun meymenetsiz suratını görmeyecektim. Camı açıp temiz hava çektim ciğerlerime. Camı açık bırakırken banyoya geçtim. Temiz havanın üstüne soğuk suyla yüzümü yıkamak da iyi gelmiş, beni kendime getirmişti. Yüzümü ve ellerimi kurulayıp banyodan çıkınca odanın kapısı da açıldı. Dicle'ydi gelen. Elinde yemek tepsisi vardı. "Günaydın, yenge" Arsızdı, işte. Israrla bu kelimeyi kullanıyordu. Ters ters baktıktan sonra yatağa oturdum. Elindeki tepsiyi aynalığın önüne koydu. "Kahvaltını getirdim" "Gerek yoktu" "Olur mu öyle şey? Aç mı kalacaksın?" "Size ait bir şeyi yemektense aç kalmayı tercih ederim" Yavaşça yanıma oturdu. Elimden tuttu. "Yenge, kendine bunu yapmaktan artık vazgeçsen" "Neyi yapmaktan?" "Kendini hayattan soyutlamışsın. Kafanın içinde yaşıyorsun" Elimi hızla çektim, elinden. "Bu seni ilgilendirmez!" "Üzülüyorum haline" Kaşlarımı çatarak Dicle'ye baktım. "Bana üzülecek insanlar değilsiniz siz!" "Geçmişi unutsan artık. Önünde koca bir gelecek var. O geleceği kendini de çürüterek sürdürme" "Geçmişi unutmak mı?" Ne diyordu ya? Dalga geçer gibi geçmişi unut diyordu. Ben kalkınca o da oturduğu yerden kalktı. "Geçmişle yaşayarak kendini öldürüyorsun" "SENİNDE BABANI GÖZLERİNİN ÖNÜNDE VURDULAR MI HA?" Korku dolu bakışlarından korktuğunu anladım. "Kolay şeyler yaşamadığını biliyorum" "O ZAMAN SUS VE GİT!" "Yen-" Üzerine doğru bir adım attım. Parmağımı salladım. "Sakın bir daha yenge deme, SAKIN!" Odadan koşarak çıktı resmen. Boğmadığıma şükretsin. Ben cama doğru giderken kapı açıldı. Arsız yine gelmişti. Bu sefer kendime hakim olmayacaktım. Kapıya dönünce gelen kişinin Dicle olmadığını gördüm. Kızgın bakışlarıyla olduğu ye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku