ARA KATMAN

Sistemin Divanı/ Geri Çekilme

Yazar:

ARA KATMAN – Peri1 kitap kapağı
ARA KATMAN – Peri1 kitap kapağı

Karanlık ilk kez sessiz değildi. Ara Katman’ın en derinlerinde, fiziksel dünyanın bittiği ve salt matematiğin başladığı o hiçlik merkezinde bir dalgalanma vardı. Burası Sistemin kalbiydi. Kharon tek başına değildi. Etrafında, kendi formuna benzeyen ama frekansları birbirinden farklı olan dört devasa gölge daha belirdi. Bunlar sıradan işçiler değildi. Bunlar, Ara Katman’ın kurucu koruyucularıydı. Yüksek Toplayıcılar. “Fanus kırıldı.” Bu ses Kharon’a aitti. Mekanik tonu ilk kez bir titreşim barındırıyordu: Başarısızlık. Gölgelerden biri ileri çıktı. Yüzü yoktu, sadece girdap gibi dönen bir boşluktu. “Birinci Kod (Raziel) silinmedi mi? Müdahale neden sonuç vermedi?” Kharon cevap verdi: “Birinci Kod artık sisteme yanıt vermiyor. Kendi frekansını yeniden yazdı. Kaynağında ise yalnızca o var.” “Tanımsız varlık. Lina.” Kharon başını hafifçe eğdi. “Tanımsız değil. Aldebaran frekansı. Uyanış başladı. Zamanın dokusunu yırttılar.” Gölgelerin arasında ağır, dondurucu bir uğultu dolaştı. Sistem sadece bir kurgu değildi. Onlar, evrenin kaosundan korkan ve her şeyi kontrol altında tutmaya yemin etmiş kadim, fanatik varlıklardı. Onlara göre insanlık, uyanmaması gereken bir hastalıktı. “Uyanış,” dedi üçüncü gölge, sesi bir bıçak kadar keskin. “Kaostur. İnsanlar kim olduklarını hatırlarsa, bu katman çöker. Evrenin dengesi yanar.” “Dengeyi korumalıyız,” diye yankılandı dördüncüsü. Kharon, kendi formunu sabitledi. “Donmuş zaman işe yaramadı. Enerjileri çok yüksek. Artık onları uyutarak durduramayız.” Diğerleri Kharon’a döndü. “Kararın ne?” Kharon’un boşluktan oluşan yüzünde acımasız bir kesinlik belirdi. “Eğer hastalıklı bir organı uyutarak tedavi edemiyorsanız, onu kesip atarsınız. Şehri tecrit edin. Fiziksel formlara geçin. Onları artık hasat etmeyeceğiz. Onları yok edeceğiz.” ŞEHİRDEKİ KAOS Bu sırada yukarıda, yırtılan gökyüzünün altında, Fiziksel dünya darmadağındı. Zamanın o donuk kırbacı kalktığı an, sokaktaki yüzlerce insan dizlerinin üzerine çökmüştü. Bedenleri fiziksel bir acı çekmiyordu ama ruhları binlerce yıllık bir uykudan uyanmanın o ezici sancısıyla kıvranıyordu. Lina ve Raziel sokağın ortasında duruyordu. Lina etrafına baktı. Kahvesini düşüren kadın elleriyle yüzünü kapatmış, “Bu bir rüya, bu hayat benim değil…” diye sayıklıyordu. Kravatlı bir adam asfaltı tırmalıyor, gökyüzüne bakıp hıçkırarak ağlıyordu. “Gümüş… Gümüş rengini hatırlıyorum…” İnsanlar deliliğin eşiğindeydi. Çünkü zihinleri, o küçük insan formlarına sığamayacak kadar devasa hatıralarla dolup taşıyordu. İki gerçeklik üst üste binmişti. Raziel, Lina’nın omuzundan tuttu. Gece mavisi gözleri etrafı tarıyordu. “Buradan gitmeliyiz Lina. Çok ses çıkardık. Zihinleri bu uyanışı kaldıramıyor, parçalanacaklar. Toplayıcılar birazdan tüm ordularıyla dönecek.” BAĞLANTI Ama Lina yerinden kıpırdamadı. Gözleri o ağlayan adama, yere çökmüş kadına takılı kaldı. “Parçalanmayacaklar,” dedi fısıltıyla. “Ne?” “Onları bu kaosun içinde yalnız bırakamam Raziel. Bu hafıza onlara ağır gelmiyor… Sadece nasıl taşıyacaklarını unuttular.” Lina gözlerini kapattı. İçindeki o sonsuz, kehribar rengi Aldebaran gücünü göğsünde topladı. Ellerini iki yana açtı. Fiziksel olarak kimseye dokunmadı ama frekansı, bir ağ gibi tüm sokağa yayıldı. Raziel nefesini tuttu. Lina’nın ne yaptığını anlamıştı. Onların zihinlerine giriyordu. Hepsine. Aynı anda. Sistemin koyduğu o kalın duvarları, şefkatli bir ateşle eritiyordu. Lina’nın bilinci, sokaktaki her insanın zihnine şelale gibi döküldü. Ağlayan kadının zihninde… Yerde sürünen adamın zihninde… Korkuyla etrafına bakan çocuğun zihninde… Lina onlara uzun cümleler kurmadı. Nerede olduklarını veya sistemin ne olduğunu anlatmadı. Sadece o kadim ışığını onların titreyen ruhlarına değdirdi ve zihinlerinde evrensel bir yankıyla fısıldadı: “Hatırla.” Bu tek kelime… Bir büyüden, bir frekanstan çok daha fazlasıydı. Sokaktaki o kaotik ağlama sesleri, bir anda bıçak gibi kesildi. Kravatlı adamın gözyaşları durdu. Yavaşça başını kaldırdı. Gözlerindeki o insani panik gitmiş, yer…

Bölümün tamamını WritePad'de oku