ARA KATMAN

Dur! Yoksa ikimizde Silineceğiz!

Yazar:

ARA KATMAN - Peri1 kitap kapağı
ARA KATMAN kitap kapağı

O gece Lina bir Geçiş yaptı. Önce karanlık vardı. Ama bu bildiği karanlık gibi değildi. Korkutmuyordu. Sonra, uzakta bir ışık belirdi. Mavi. Ama dünyadaki hiçbir maviye benzemiyordu. Canlıydı. Nefes alıyordu. Lina o ışığa doğru çekildi. Bir anda, zemin oluştu. Bu bir zemin gibi değildi sanki ışık katılaşmıştı. Ayaklarının altında titreşen, yarı saydam bir yüzey vardı. Gökyüzü yoktu. Yukarı baktığında. sonsuz bir derinlik görüyordu. Yıldızlar yoktu. Çünkü kendileri zaten yıldızdaydılar. Lina yalnız değildi. Karşısında bazı varlıklar vardı. İnsan formuna benziyorlardı. Boyları uzundu. Bedenleri inceydi. Tenleri ışık gibiydi. Sabit bir renk değil. Dalgalanan saydam fakat yaşayan bir frekans gibi görünüyorlardı. Gözleri siyahtı. Ama boş değildi. Çok fazla şey biliyordu. Lina geri çekilmedi. Çünkü korkmuyordu. Tanıyordu. İçlerinden biri öne çıktı. Diğerlerinden daha parlaktı. Lina’nın kalbi hızlandı. Bu hatırlamanın sarsıcı sancısıydı. “Hoş geldin, Lina.” Ses ağzından çıkmıyor dudakları hareket etmiyordu. Direkt zihninde yankılanıyor gibiydi. Bu yabancı bir his değildi. Aksine fazla tanıdıktı . “Burası neresi?” diye sordu Lina telepatik bir iletişim halindeydi onlarla. Varlık cevap verdi: “Burası, senin geldiğin yerin bir katmanı.” Lina’nın kaşları hafifçe çatıldı. “Dünya değil mi?” Varlık hafifçe yaklaştı. “Dünya, yalnızca bir yüzey.” “Sen yüzeye ait değilsin.” Lina’nın içi titredi. Bu parçaların birbirine yaklaşması gibiydi. “Ben neden buradayım?” Varlığın ışığı bir an yoğunlaştı. Lina’nın etrafındaki alan değişti. Bir görüntü belirdi. Bir yıldız. “Bu…” dedi Lina yavaşça. “Arcturus…” Varlık başını eğdi. “Dünyada bu isim verildi.” “Ama o yalnızca bir yıldız değil.” Görüntü genişledi. Yıldızın içi açıldı. Lina gördü. Şehirler onlar fiziksel değildi. Yapılar vardı ama maddeden değil. Enerjiden. Akışkan, yaşayan, sürekli değişen yapılar. Onların içinde varlıklar vardı. “Bu bizim katmanımız.” “Gerçek formumuzun bulunduğu yer.” Lina’nın nefesi kesildi. “Ben buradan mıyım?” Varlık çok net cevap verdi: “Evet.” Lina’nın içinde bir şey puzzle parçası gibi tam yerine oturdu. “Peki neden buradayım, neden orada değilim?” dedi. Varlığın gözleri derinleşti. “Çünkü sen gönderildin.” “Kim tarafından?” Kısa bir sessizlik oldu. “Senin gibi olanlar tarafından.” Lina’nın kalbi hızlandı. “Benim gibi kaç kişi var?” Varlık bu soruya cevap vermedi. Lina cevabı hissetti. Azdı. “Sen bir köprüsün,” dedi varlık. “Katmanlar arasında.” “Hatırlayan ve hatırlatan.” Lina başını salladı. “Ben sadece görüyorum…” “Hayır,” dedi varlık. “Sen sadece görmüyorsun.” “Sen, uyandırıyorsun. ” Lina’nın aklına insanlar geldi. Gölgeler… Enerji katmanları… Söylediği şeylerin olması… “Bu yüzden mi…?” “Evet.” “Senin frekansın, diğerlerini etkiliyor.” “Ama bu bir müdahale değil.” “Bu yansıma. ” Lina sessizleşti. Sonra en önemli soruyu sordu: “Peki, neden eksik hissediyorum?” Varlık bu sefer çok yumuşak bir tona geçti. “Çünkü sen, tam halinle burada değilsin.” “Bir parçan burada.” “Bir parçan orada.” Lina gözlerini kapattı. “Ben eksikmiyim…” “Hayır,” dedi varlık. “Sen eksilmedin.” “Kendini yaydın ve tamamlanacaksın.” Bu cümle… Lina’nın içine işledi. “Zamanı geldiğinde” dedi varlık, “Parçaların, seni bulacak.” Uzakta bir titreşim oldu. Çok hafif ama hissedilir bir şekilde. Varlıklar bunu fark etti. Hepsi aynı anda Lina’ya baktı. “Gitmelisin.” Lina şaşırdı. “Ne oldu?” Varlık biraz sertleşti: “Seni izliyorlar.” Raziel. Lina’nın kalbi bir an durdu. “Ben onu görüyorum,” dedi. Varlığın gözleri derinleşti. “Biliyoruz.” “Zarar verecek mi?” Kısa bir duraksama. Sonra: “Hayır.” “Ama o da değişiyor.” Lina’nın içinden bir his geçti. Tanıdık. “Ben tekrar buraya gelebilecek miyim?” Varlık yaklaştı. Lina’nın alnına dokundu. Ama bu bir temas değildi. Bir aktarımdı. “Sen buraya gelmiyorsun.” “Sen burayı hatırlıyorsun burası senin ait olduğun ve zaten geleceğin yer.” Her şey titredi. Işık parçalandı. Sesler dağıldı. Lina gözlerini açtı. Odası. Gece. Sessizlik. Artık yalnız değildi. Asla olmamıştı. Ya…

Bölümün tamamını WritePad'de oku