Bölüm1
Yazar: Peri1

“DEĞİŞİMİN BAŞLANGICI” Sıradan bir gündü. Ruhlar geçiyor, parçalar toplanıyor, anlaşmalar yapılıyor sistem sessizce işleyişini sürdürüyordu. Bir gün, Raziel’in beklemediği bir şey oldu, bir ruh tüm düzeni değiştirebilecek, dengeleri bozacak bir enerji ile dünyaya geldi. Onu görüyordu minik masmavi gözleri odayı saran ışıklı enerjisi ve ona doğrudan değen göz bebekleri. Raziel yalnızca bakabildi. Ona baktığında içinde oluşan soruları cevaplayamıyordu, “Bu ne demekti, şimdi ne olacaktı, o bir tehdit miydi?” Tüm bu soruları cevaplayana kadar onu yalnızca izlemeye karar verdi. Aurasının yoğunluğu onu büyülenmiş, parçalanmış hatta çıplak hissettiriyordu. Daha önce böyle bir an hiç yaşanmadı, duygular, enerjiler, hisler hiç düşünülmedi, onları hiç kimse görmedi. Yalnızca bir görev gibi toplanan ruh kırıntıları ve toplayıcıların sessiz ama zamanla duygusuz izleri vardı. Hiçbir şey durmamıştı, hiçbirşey değişmemişti aslında. “Lina” ruhunun bir parçasını almak istediğinde direnecek kadar farklı ve farkındaydı. O eksilmiyor sanki tamamlanıyor gibiydi. Diğer Toplayıcılar bunu fark etmedi. Fakat Raziel, Lina’nın enerjisi ile birleştiğinde, o değişmişti. Bu düzen insanları mı değiştirecek ti yoksa toplayıcıları mı bilinmez ama Lina’nın hikayesi dünyaya doğmuştu ve bu doğum yakında tüm katmanları alt üst edecekti. GİRİŞ Gecenin sessizliği, şehrin üzerine karanlık bir perde gibi yayılıyordu. Işıklar yanıyor, insanlar kendi rutinlerinde hayatlarına devam ediyor, fakat bazıları sanki gölgelerle konuşuyordu. O gölgeler arasında, kimsenin fark etmediği bir yalnızlık saklanıyor ve öyle derin bir boşluk yayıyordu ki, dokunan herkesin içini titretecek türdendi. Berna, odasının köşesinde dizlerinin üzerinde çökmüş, gözlerini kapatmıştı. Uzun zamandır içinde taşıdığı bir boşluk hissi vardı kalbinin derinlerinde atan, uzun süredir tatmak istediği bir duyguydu bu eksiklik. Yalnızca bedeninde akmıyor ruhunun her bir katmanına nüfus ediyordu. Her deneme başarısız olmuş, her umut yavaş yavaş eriyip gitmişti. Çocuk istiyordu. Sadece bir çocuk… ama yıllar geçti, ve her denemede kalbi biraz daha kırıldı. “Ne gerekiyorsa veririm…” diye fısıldadı kendi kendine “Yeter ki olsun”. Bu söz, sadece bir cümle değildi. Bir yemin gibi yankılandı dudaklarından dökülen her bir kelime ve henüz bilinmeyen bir kapıyı sessizce aralamıştı bile. Berna kafasındaki dolulukla öyle meşguldü ki o anı anlamlandırmaya çalışmadı. Fark etmedi bile. Varlığın kendisi sessizdi; sınırları yoktu, sadece mavi bir ışık belli belirsiz bir kıvılcımdı. İnsanlar görmez, göremezdi, dünyevi gözleri perdelenmişti ve aralarındaki sınır aşılmayacak güçte bir kudretle kurulmuştu. Berna, eşinin yanına oturduğunu o an farketti. Adam, ellerini dizlerinin üzerine koymuş, düşünceli bir şekilde kadına bakıyordu, artık mesele sadece çocuk değildi. Kaybettikleri zamanı geri alabilirler miydi? Onun bu halini gördükçe Berna daha çok üzülüyor ve kendini hırpalıyordu. Toplayıcıların dahil olduğu sistem sessizce işliyordu. Bir varlık, uzun zamandır izlediği akışın sınırlarını aşacak ve sözleşmeyi başlatacaktı. Bir toplayıcı; adı Raziel. Eskiden sadece ışık olan, sınırları belli olmayan bir varlık. Şimdi ise yanında bir orduyla toplayıcı olmuştu. Toplayıcılar sistemde oluşan çatlaklardan sızan dualara müdahale eder ve onların bir parçasını alarak dönüşüm sağlarken diğer yandan dilekler de kabul görürdü. Yaptıkları her müdahale de ışıklarını karanlık devralıyor merhametleri de beraberinde kayboluyordu. Toplayıcılar insanlar gibi değildi. Sorgulamaz, sistem kurallarını olduğu haliyle işlemeye devam ederlerdi. Berna derin bir nefes aldı. Bir süre sessiz kaldı, sonra tekrar mırıldandı: “Ne gerekiyorsa veririm bir evladım olsun istiyorum o zaman her şey tam olacak.” Yakardığı şey Rabbi iken farkında olmadan farklı kanallar tarafından duyulan sesi. Sınırları esnetti, çatlak oluşturdu ve Raziel’e ulaştı. Bu söz, sözleşmenin ilk adımıydı. Sadece bir ruh değil, bir parçanın, bir enerjinin eksilmesi söz konusuydu. Sessizce,…