ANEMON: Kızıl Toprak

1. Bölüm

Yazar:

ANEMON: Kızıl Toprak – 3anemon kitap kapağı
ANEMON: Kızıl Toprak – 3anemon kitap kapağı

Ankara’nın o sakin, güneşli ikindi vaktinde Açelya henüz sekiz yaşındaydı. Dünyası; evlerinin yeşillikler içindeki küçük, korunaklı bahçesinden ve çimlerin üzerine özenle dizdiği Barbie bebeklerinden ibaretti. En sevdiği sarışın bebeğinin ipeksi saçlarını küçük parmaklarıyla tararken, mutfak penceresinden annesinin mırıldandığı melodik, huzurlu şarkı sokağa taşıyordu. Her şey o kadar sıradan, o kadar güvenliydi ki... Küçük kız bebeklerini kendi hayal dünyasında konuşturuyor, babasının bir sonraki sınır dışı görev dönüşünde ona getireceği gizemli hediyelerin hayalini kuruyordu. Sonra bahçe kapısının o tanıdık, paslı gıcırtısı duyuldu. Açelya gözlerini bebeklerinden ayırıp umutla kapıya doğru baktı. Gelenin, onu her gördüğünde dünyayı unutup havaya fırlatan, "Benim güzel kızım," diye kokusunu içine çeken babası olmasını ummuştu. Ama gelen o değildi. Bahçeye önce kamuflajlı, yüzlerinde hayatın tüm ciddiyetini taşıyan birkaç amca girdi. Hemen arkalarında beyaz önlüklü doktorlar ve sokağın köşesinde sessizce beliren bir ambulansın uğursuz gölgesi belirdi. En önde yürüyen, babasının ona daha önce fotoğraflarında gururla gösterdiği, omzunda parlak rütbeleri olan o sert bakışlı komutandı. Fakat o an, o sert adamın omuzları sanki görünmez bir yükün altında ezilmiş, çökmüş gibiydi. Açelya bebeklerini çimlerin üzerinde öylece bırakıp ayağa kalktı. Küçük adımlarla onlara doğru ilerlerken, bahçeye çöken o ağır, kurşun gibi sessizliği hayatında ilk kez o yaşta hissetti. Komutan tam önünde durdu. Küçük kızın göz hizasına gelebilmek için çimlerin üzerine, nemli toprağa diz çöktü. Büyük, nasırlı eli usulca saçlarına uzandı, başını şefkatle okşadı. Ona bakarken komutanın gözlerindeki o amansız acı, boğazının nasıl düğümlendiği apaçık ortadaydı. Bakışları o kadar doluydu ki, sanki sekiz yaşındaki bu çocuğun masum yüzüne bakmak koca adamın canını yakıyordu. "Güzel kızım..." dedi sesi titreyerek. Dudakları titredi, gözlerinden süzülen bir damla yaş kamuflajının üzerine düşüp koyu bir iz bıraktı. "Çok özür dilerim... Affet bizi." Açelya ne olduğunu, koskoca bir komutanın kendisinden neden özür dilediğini anlayamamıştı. Tam o sırada mutfak kapısının açıldığını ve annesinin neşeli sesini duydu. "Açelya, kim geldi kızım?" Annesinin bakışları kızının yanındaki komutana, ardından bahçe kapısındaki ambulansa ve diğer askerlere kaydı. Elindeki tahta kaşık, zamanı durduran bir gürültüyle mermer basamağa düşüp yuvarlandı. Bir asker kızı, bir asker eşi olarak bu manzaranın, kapıya gelen bu heyetin ne anlama geldiğini saniyeler içinde anladı. Adımları geri geri gitti. "Hayır..." diye fısıldadı önce. Sesi bahçedeki rüzgarda kayboldu. Dizlerinin bağı çözülmüş gibi basamağın kenarına yığılırken feryadı gökyüzünü yırttı. Annesi, "Yavuz!" diye feryat ederek hıçkırıklara boğulduğunda, komutan hemen eğilip onu düşmemesi için kollarından tuttu. Boğazındaki düğümü yutkunmaya çalışarak, zor çıkan bir sesle, "Yüzbaşı Yavuz Eray, operasyonda şehit düştü. Başınız sağ olsun," dedi. Annesinin feryatları tüm mahallede yankılanırken, Açelya sekiz yaşındaki aklıyla hâlâ ne olduğunu tam olarak anlayamamıştı. Etrafında dönen bu büyük yıkıma sadece boş bakışlarla, dünyayı anlamlandırmaya çalışarak bakıyordu. Annesi feryatların arasında sinir krizi geçirmeye başlayınca, bahçe kapısında bekleyen ambulans çalışanları hızla yanına koştular ve onu sakinleştirmek için kollarına bir iğne yaptılar. Onlar annesiyle ilgilenirken, Açelya ağır adımlarla komutanın yanına doğru yürüdü. Küçük eliyle komutanın askeri pantolonunun paçasından yavaşça çekip dikkatini üzerine çekti. Komutan başını ona çevirdiğinde gözlerinin içine bakarak, "Babam nerede? Anneme ne oldu?" diye sordu. Komutan bu soruyla birlikte gözlerindeki acıyı gizlemeye çalışarak yeniden çimlerin üzerine çömeldi. Büyük, titreyen eliyle küçük kızın saçlarını şefkatle okşadı. Önce Açelya’nın küçük kalbini işaret etti. “Baban burada güzel kızım.” Ardından kendi üniformasının omzunda gururla duran ay-yıldızlı Türk bayrağını işaret ed…

Bölümün tamamını WritePad'de oku