ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER

5.

Yazar:

ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER - Ked’ kitap kapağı
ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER kitap kapağı

Biz geldik🌟 Bölümler o kadar içime sinmiyor ki kendimi camdan atıcam az kaldı ۶ৎ "Ben ödeyeceğim ama. Bak sonradan dönersen bir daha hiç konuşmam seninle Altan." "Tamam kıvırcık, ödersin," diye mırıldandı umursamazca. O sırada karta bakınıyordu. "Ne yiyeceksin?" "Aç değilim." "Çorba?" Onaylamaz bir ses çıkardım. Üstelemedi. Bense çantamı sandalyeye bırakıp ayağa kalktım. "Tuvalete gitmem lazım." Baş sallamakla yetindiğinde işimi halletmek için yanından ayrıldım. Geri geldiğimde ise telefonuyla uğraşıyordu. Karşısına oturmamla telefonu masaya bırakıp bana bakarak ellerini birbirine bağladı ve masaya bıraktı. Geldiğimiz lokanda tamamen cam olduğundan dışarısı belli oluyordu. Pek kalabalık olmasa da herkesten uzak bir köşedeydik. Etrafımızda kimse yoktu. "Anlat bakalım, sorun kilo mu?" diye sormasını beklemediğimden kaşlarım çatıldı. "Ne?" "Dert ettiğin şey, seni yemekten alı koyan...kilo mu? Bunu mu takıyorsun kafana? Yoksa başka bir şey mi?" "Kendimi yemekten alı koyduğum falan yok," dediğimde sesim anında sert bir tona bürünmüştü. Bunu konuşmak istemiyordum onunla. "Gününü kahve içerek geçiriyorsun. Bir kase çorbanın bile seni ne kadar zorladığını görüyorum kıvırcık, kendine bunu neden yapıyorsun?" Sesi, abimin aksine yumuşaktı. Kınamıyor, anlamaya çalışıyordu ama yine de hoşuma gitmedi bu. Ona neydi benim yemeğimden? "Konuşmak istemiyorum," dedim bakışlarını kaçırarak. "Beliz." "Altan, konuşmak istemiyorum bunu." Gözlerimin dolduğunu hissettim. Anne. "Sağlığına zarar veriyorsun." "Vermiyorum," dedim sinirden dolan gözlerle tekrar ona bakarak. "Sağlıklıyım." Gözlerimin dolduğunu gördüğünden birkaç saniye sessiz kaldı. Dili dudaklarında gezindi düşünceli bir ifadeyle. Ardından, "tamam," dedi. "Tamam susuyorum. Özür dilerim." Bir çocuk gibi kollarımı göğsüme bağlayıp omuz silktim. Zaten sabahtan beri kendimi sıkıp duruyordum, ne diye o da üzerime geliyordu? Birden ayağa kalkmasıyla şaşkınlıkla bakışlarım takip etti hareketlerini. "Abi!" dedi mutfak olduğunu düşündüğüm tarafa doğru. "Sonra uğrayacağız biz, eyvAllah." "Ne oldu?" dedim anlamadığımdan. "Boşver yemeği, gel." "Nereye gidiyoruz?" "Gel benimle kıvırcık." Sorgulamadan çıkardığım kabanı tekrar giyip peşinden lokantadan çıktım. "Yemek yemedin, nereye gidiyoruz?" diye sordum hala akmak için debelenen yaşlarıma engel olmaya çalışırken. "Seni çok kızdırdım bugün," dedi bunu daha çok kendine söylüyormuş gibi. "Gel." Uzanıp elimi tuttu ama yine dersteki gibi, sadece parmaklarımı kavradı büyük avucu. Kalbim hızlandı yine ama garipsemedim elimle temasını bu sefer. Sanırım buna alışmaya başlıyordum. Elimi kaydırıp avucumu avucuna yaslamak, ben de elini tutmak istiyordum ama yapmadım. Küstüm ona kesinlikle. Kaşlarımı çatarak yine işaret parmağımı kurtarıp elinin üstüne batırdığımda dudakları kıvrıldı. "Kızdırdık seni yine küçük kuzu." "Sensin kuzu." "Kıvır kıvır olan sensin." "O zaman sen de keçisin. Huysuz keçi. Sabahtan beri beni üzüp duruyorsun," diye huysuzlandığımda sesim titredi. Burun çektim. "Altan, ben gideyim." "Gitme." Hafifçe çekiştirerek yürütmeye başladı beni önüne dönerek. Başımı hava kaldırıp derin bir nefes aldım ve yaşlarımı yuttum yine. Akşamımın nasıl geçeceğini şimdiden tahmin edebiliyordum. Hiçbir şey demeden beni türlü türlü sokaklardan yürüttü. Bir adım önümdeydi hep ve bunu fırsat bilerek telefonumu çıkarıp ellerimizi fotoğraf çektim. Benim ileri attığım bacağımdan eteğim ve botumun sivri ucu belli olurken onunsa arkada kalan bacağı görünüyordu. Telefonu tekrar cebime atıp avucumu kaydırarak tamamen büyük ve sıcak avucuna sakladım. Benim ellerim hep soğuk olurdu ama abim bunun açlıktan olduğunu söylediği için onun sıcak elleri hakkında yorum yapmadım. Parmaklarımı elinin üstüne bastırmamla baş parmağı hafifçe tenimi okşadı. "Nereye gidiyoruz?" diye dakikalar sonra sessizliği bölen ben oldum. "Hoşuna gidebilecek bir yere." "Beni bir diyetisyen veya psikoloğa götürmüyorsundur umarım," diye söylenmemle kahkaha attığı için ben de gülümsedim istemsizce. Beni k…

Bölümün tamamını WritePad'de oku