ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER

23.

Yazar:

ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER - Ked’ kitap kapağı
ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER kitap kapağı

selam 🐱 Hatalar varsa şimdiden özür diliyor ve keyifli okumalar diliyorum! ۶ৎ Annen intihara kalkışmış. Annen intihara kalkışmış. Annem intihara mı kalkışmış? "Abim?" dedim endişeyle yüzümdeki ellerinin bileklerine tutunarak. "İyi mi? Abim iyi mi?" Başını salladı. "İyi. Abin iyi." Alnımı öptü. "Hazırlanıp çakalım hemen bebeğim," dedi ardından kendi gerginliğine rağmen beni sakin tutmak ister gibi ılımlı bir tınıyla. Eğilip dudaklarını saçlarıma bastırdı. Bense olan bitene anlam veremez bir ifadeyle başımı salladım. 𓆝 𓆟 𓆞 Ne ara eşyalarımızı toplayıp yola çıkmış, tekrar İstanbul'a dönmüştük hiçbir fikrim yoktu ama kendimizi bir şekilde hastanenin önünde bulabilmiştik. İçeri girdiğimizde içimde onun için tek bir kırıntı korku beslemeden, "Alize Man- yani Taner," diye oda numarasını sordum sekretere. "309 numaralı oda." Başımı salladım. Altan elimi tutup bizi asansörlere yönlendirdiğinde ise yine beraber yukarı çıktık. Uzun, beyaz ve boş koridordaki siyah oturaklardan birine oturmuş, dirseklerini dizlerine yaslayıp başını ellerinin arasına alan abini gördüğümde saatler sonra ilk defa gözlerim doldu acıyla. "Abi..." Duymadı beni. Altan elimi nazikçe bıraktığında önce dudak bükerek ona baktım omzumun üstünden, ardından çekingence abimin yanına adımlayıp yavaşça omuzuna dokundum bu sefer. Ani bir irkilmeyle bakışları bana döndüğünde kan çanağı olmuş gözleri burnumu sızlattı. "Abi...iyi misin?" Eğilip hiç düşünmeden kollarımı sıkıca boynuna sardım. O kadın zerre umrumda değildi. Bir şey olduğunu, hata olması için yaptığını da sanmıyordum ama abim...korkudan ölmüş olmalıydı. Dizine oturup geri çekildiğimde tekrar yüzüne bakıp, "nasıl oldu?" diye sordum. "Neden, nasıl yapar böyle bir şey?" "Bilmiyorum. Odasına girdiğimde etrafında alkol şişeleri ve ilaçlar vardı." "Tartıştınız mı?" dedim bu kez sebebini anlamaya çalışır gibi. "Hayır." Kısa cevaplarına kaş çatıp elimle alnına gelen saçları geri ittim. "İyi görünmüyorsun. Sen de bir serum alsan? Ben burada-" "Hala durumunu sormadın," diye lafımı aniden kesmesiyle duraksadım. "O kadar mı? Ölse bile cidden umursamayacak mısın Jana? Hem de..." Duraksayıp bıkkın bir nefes verdi. Bense o an anladım bu mesafeli tavırlarının nedenini. "Devam et, hem de ?" Gözlerime baktı yorgun gözlerle. "Hem de senin yüzünden bu hale gelmişken," diye tamamlandı cümlesini tek nefeste. Karnıma yumruk yemiş gibi kasıldım. "Bu son olaylarda çok üzerine gittik ve belki de...belki de başka türlü halletmeye çalışsak işler buraya kadar gelmezdi. Ben...bilmiyorum. Aklım çok kar-" "Sen cidden hiçbir zaman değişmeyeceksin." Hayret dolu bakışlarla dizinden kalkıp tam önüne dikildim. "Benim yüzümden mi intihar etti?" Bu kadar kolay mıydı? Hayır, suçu başkasına atmaktan bahsetmiyorum. Bu denli büyük bir yükü öylece benim üzerime bırakmak...gerçekten bu kadar kolay mıydı onun için? Ya gerçekten ölseydi? Yine beni mi suçlayacaktı? Altan'dan tek bir tepki dahi gelmemesine şaşırarak arkama baktığımda karşılaştığım manzara boş bir koridor oldu. Bu görüntüyle kaşlarım çatılsa da abimin sesinden dolayı fazla sorgulama fırsatım olmamış, tekrar ona bakmıştım. Göz devirdi bıkınca. "Öyle demek istemediğimi biliyorsun. Sadece sen değil, hepimiz suçluyuz. Ona dikkat etmemiz gerekirken ısrarla üstüne gittik." "O istediği dikkati almayı bilir abi merak etme. Aldı da zaten. Ölmek gibi istekleri yoktur onun, sadece biraz ilgisiz kaldı." Kaş çattı. "Nasıl bu kadar rahat söyleyebiliyorsun bunu? Jana, ölüyordu!" Birden yükselttiği sesi koridorda yankı yaptığında irkilerek geriledim. "Bulmasam ölüyordu! Onu öyle görünce ödüm koptu! Kendimi yanlış ifade ettiğim iki cümle için cidden yine çocuk gibi küsecek-" "Yine sorun bende mi yani!" diye sesimi yükselterek sözünü kestim ben de. " Senin yüzünden oldu deyip sonra kendimi yanlış ifade ettim diyorsun! Açık açık yine her şeyi bana yüklüyorsun ya, ben bir haftadır evde bile değilim!" Bakışları yüzümü turladı hızlıca. Dudakları aralandı, ardından vazgeçmiş gibi tekrar kapandı. "Söyle," dedim yu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku