Altın Kurşun

Komutan Bozuntusu

Yazar:

Altın Kurşun - sehregiz kitap kapağı
Altın Kurşun kitap kapağı

— Eğer buradan sağ çıkamazsak... — Siz komutansınız! Ne diyorsunuz Allah aşkına! — Sizde savcısınız! — İyide ben daha önce hiç teröristler tarafından kaçırılmadım ki. — Bende her gün kaçırılmıyorum herhalde. — Yaranız nasıl komutanım? — Çok mu merak ettiniz savcım? Yerinde kımıldamaya çalışırken canı acımıştı, hırıltılı soluğu onu ele vermişti ama çaktırmıyordu. — Yok, ondan değil. Benim komutamda yaralandınız, başıma kalmayın diye soruyorum. Canı acısa bile uzatmamam, onun gibi yapmam hoşuna gitmiş gibiydi, sesi hâlâ hırıltılıydı ama en azından gülmüştü. —Dönene kadar yaşasam yeter mi size? — Hay Allah'ım! İkimizde tebessüm edebilmiştik. Görmedim ama tebessüm etmiş olmasa kesin geri cevap verirdi. Oldukça kısık sesle tartışmaya çalışırken demir kapıya üç kez vurdukları silah, sıvası olmayan odanın içinde yankılandı. Baş savcı olmak için de, şuan burada ölmek için de çok gençtim. Maalesef ki yanına düştüğüm komutan için bunlar kulağa çocuk oyuncağı gibi geliyordu. 'Madem ölmek için can atıyordunuz beni neden sürüklediniz?' demek istesem de tek şansımın ellerime bağladıkları eller olduğunun farkındaydım. Hatta şuanda bile nefes almanın sebebi bu ellerdi. Gözlerimi sıkıca yumdum. Ta ki kinle gelen sesi duyana kadar. — Bêdeng be! Bêdeng be! — Sessiz olun! Sessiz olun! — Ne diyor? — Sayın savcım, sizin bu ırkçılığınız kırıcı olmaya başlıyor, ona göre. — Ona göre derken? Ayrıca Ağrılı olan siz değil misiniz komutanım? — Ne yani siz Ağrıda doğan herkes Kürt'tür, Kürtçe bilmek zorundadır mı diyorsunuz sayın savcım? — Ben öyle bir şey demedim, helikopterde çok güzel dalga geçiyordunuz, anlamıyorum diye gülüyordunuz. Kızınca yükselen sesime yine hakim olamazken demir kapı bir kez daha yerinde titredi. Bu sefer başka bir ses fazlasıyla alaycı bir tonda konuştu. Benim ses tonumu taklit ederek yani... — Ma hûn bi evîna xwe ya devkî neqediyan evîndaran? — Sözlü sevişmeniz bitmedi mi kumrular ? Ardından gelen gülüşme sesleri bizimle dalga geçtiklerini açıkça belli ediyordu. Üstüne üstlük sırtımı yasladığım adam da gülmüştü! Çok hoşuna gitmişe benziyordu, bir asker nasıl bu kadar rahat olabilir aklım almıyor. Hele senin karnında kurşun var be adam! Nereden buluyorsun bu mizahi gücü? — Siz neden gülüyorsunuz acaba, resmen bizimle dalga geçiyorlar. — Biraz daha sinirlerinize hakim olsanızda bizi taramasalar diyorum. — Sizde benim sinirlerimle oynamayın komutanım, zaten odanın camı bile yok! Komutan sandalyesinde geriye dönmeye çalışırken beni de sarsmıştı. Sanki ben 170 boyunda kilolu bir kız değilmişim o da yaralı bir asker değilmiş, ben oyuncak ayıymışım gibi hareket ettiriyordu beni. — Sayın savcım, sizin açınızdan tek sorun camsız bi' odada olmamız mı? Olabildiğince sinirli ofladım. Duymasından ziyade iliklerine kadar hissetsin istedim. Koskoca komutansın sen ya durması bil! Rahatsız olduğumu anladığında mahcup olmak yerine daha çok gülmüştü, tiyatro oynatsak böyle gülmezdi çok eminim. — Tabii ki de hayır komutanım! Sadece diyorum ki... — Şşt! Aniden susturulmak hoşuma gitmese bile kurt kulaklarının önemli şeyler işittiğine emindim. Dediğini yaptım, şşt. Ufakçacık telsiz hışırtısı duyduk, haber geldiği belliydi. Sesler uzaktan geliyordu, bu sesi o kurt kulaklar bile duyamazdı, imkans- — İşte benim aslanlarım! — Ben neyi kaçırdım acaba? — Bizimkiler yaklaşmı- Cümlesini bitiremeden açılan kapıdan içeriye birkaç yüzü kapalı adam girdi. Telaş içindeydiler, zaten bizi bir kez kaçırmışlardı şimdi bir kez daha kaçırılıyorduk. Tek istediğim bu sefer bizi ayrı odalara bağlamalarıydı. E zaten ne savcıyı ne de komutanı öldürecek değillerdi, değil mi? İkimizde TİM'e teslim olmuştuk, hiç şüphe etmiyorduk. Alelacele çözdüğü ipleri kenara fırlattı, ben yüzünü bile göremezken o kördüğümü bir çırpıda çözüverdi, önünü gördüğü muamma olsa da can telaşına görmediği ipleri söküvermişti, doğru dürüst görmediğine çok eminim. Aynı şekilde komutan bozuntusunun iplerini benimkilerden ayırmışlardı, bileklerimizde geriye kalan dört kerecik doladıkları ince halat par…

Bölümün tamamını WritePad'de oku