/ALT KAT/ TEXTİNG

9. Bölüm

Yazar:

/ALT KAT/ TEXTİNG – U.N kitap kapağı
/ALT KAT/ TEXTİNG – U.N kitap kapağı

Efnan "SEN NE YAPTIN? SEN NE YAPTIN APTAL." Aslı'nın kulağımın dibinde attığı çığlık sesleriyle elimdeki mandalinayı kafasına fırlatmam bir oldu. "Kes artık Aslı. Kandırdı beni diyorum." Açıklama yapmama bile doğru düzgün izin vermezken onun çığlıklarından bulduğum fırsatta söylediklerime kafasını şiddetle onaylamaz şekilde sallıyordu. "Ne var yani alt tarafı tanımadığım komşumla yemeğe çıkacağım." Daha fazla onun azarlamalarını dinlemek istemediğim için odama gidip üzerimi değiştirdim ve ona bir şey demeden evden çıktım. Hızlı hızlı merdivenleri inerken alt kata inince derin bir nefes aldım. Tam yoluma devam edecektim ki karşımdaki daireden 60 yaşlarında ton ton bir dede çıktı. Hassiktir! Ben bununla mı buluşacaktım! Bedenimden bir ürperti geçtiğini hissederken tüm dikkatimi ton ton dedeye vermiş ayakkabılarını giymesini izliyordum. Ulan dede ulan dede, kaç yaşında adamsın utanmıyor musun evde kalmış genç bir kızın hayalleriyle oynamaya? Dedem Bey, ayakkabılarını giyip kafasını kaldırdığında beni görünce tuhaf tuhaf bana bakmaya başladı. Gözlerimizi kısmış birbirimizi izlerken dedem bey bunalmış olmalı ki ofladı. "Evladım neye bakıyorsun sen öyle, bir şey mi diyecektin?" Şimdi ben sana nasıl diyeyim sen misin o zampara diye! Dedenin tahammülsüz yüz ifadesi beni daha çok strese sokarken çekinerek sordum. "Burada tek mi yaşıyorsunuz dedeciğim." Yüzünü huysuzca buruşturup söylendi bana. "Nereden deden oluyorum ben senin be!" Be mi? Dede bizden çıktı Efnaaan. İnşallah torunu falan vardır . Sus sus kes sesini. İç sesimle tartışmaya girerken dedenin bağırmasıyla yerimden sıçradım. "Sen benimle ne biçim konuşuyorsun. Utanmıyor musun yaşlı başlı adama kes sesini demeye! Seni şikayet edeceğim." Ben daha ne olduğunu idrak edemezken dedem ayakkabılarını geri çıkarıp eve girdi. Kapıyı kapatmadan önce sinirle bana bakıp kapıyı suratıma çarptı. Ayıp ettin adamcağıza ne kadar üzüldü. Benim kadar üzülmemiştir. Ben ne hayallerle gidecektim o buluşmaya. Baklava dedik hamur çıktı. Üzüntüyle merdivenleri inmeye devam ederken telefonuma gelen mesajla duraksayıp cebimden telefonumu çıkardım. Mesaj atanı gördüğümde sinirle söylenmeye başladım. Yuh ama artık daha demin trip atmadı mı bu ihtiyar bize. Bilinmeyen Baklava: Önce yemeğe mi gitsek Efnan. İlk buluşma için biraz absürt olmaz mı bar falan? Islak Cadı: Sen hangi akılla bana mesaj atıyorsun? Bilinmeyen Baklava: Hangi akılla atıyorum? Islak Cadı: Evde kaldık dediysekte o kadar da değil be kaç yaşında adamsın utanmıyor musun gencecik kızı rahatsız etmeye! Bilinmeyen Baklava: Kimi rahatsız ediyormuşum be! Sen kendin demedin mi buluşalım diye? Bak hala 'be' diyor. Islak Cadı: Ben mi dedim sen dedin! Bilinmeyen Baklava: Sende kabul ettin! Mesajına bakarken olduğum yerde tepiniyor sinirle kafamı duvara çarpmaya yeltenip sonra canım acımasın diye vazgeçiyordum. Gözlerini kapat Efnan. Nefes al ver al ver al ver.. Gözlerimi kapatıp sakinleşene kadar bekledikten sonra dedeme cevap vermek için mesajlara girdim. Ben telefonuma bakıp nasıl engellemem gerektiğini düşünürken apartman kapısının açılma sesi geldi aşağıdan. Elim klavye de bir seyler yazıp yazıp siliyordum. Tam ne yazdığımı kafamda toparlamışken önümden geçen turuncu, kıvırcık saçlı ve kemikli yüzle, saliseler içinde hayallere dalmış, saniyeler içinde manzaramı kaybetmiş dedemin mesajlarına kalmıştım. Islak Cadı: Bana bir daha yazarsan polisi ararım. ÇOK CİDDİ VE SİNİRLİYİM!!!

Bölümün tamamını WritePad'de oku