Alışılmadık Bir Külkedisi

BÖLÜM ON DÖRT

Yazar:

Alışılmadık Bir Külkedisi - Ceren kitap kapağı
Alışılmadık Bir Külkedisi kitap kapağı

Az önce aynı yatağı paylaşmışken Nasıl yeniden arkadaş olabiliriz? Bana bakıp da Nasıl sanki hiç tanışmamışız gibi davranabiliyorsun? (back to friends- sombr) "Testinizi çözmeye başlayabilirsiniz." diyen Bayan Callen'ın sesiyle gözlerimi kâğıdıma çevirdim. Gece yarısı Ella'nın ölümüne dair gördüğüm bir kâbustan nefes nefese uyanmıştım. Kendimi bitkin hissediyordum. Neyse ki Frankie teyze Debbie'ye bakmak için gelmişti. Aileden sevdiğim biriydi. Onu gördüğüme sevinmiştim. Mutfaktan atıştırmalık alırken "Bugünkü testinde başarılar." demişti Matt sırıtarak. Dün bana davrandığı şekilde onu görmezden gelerek mutfaktan ayrılmıştım ve kapıda beni beklemekte olan kamyonete atlamıştım. Ryan'la aniden yaşadığım iletişim kopukluğu canımı sıkmıştı. Debbie eve döndüğünden onun da kendi evine dönecek zorunda olması işleri eski hâline döndüreceği için endişelenmiştim. Mesafeli davranışının bir koruma kalkanı olduğunu düşündüğümden herhangi tepki göstermemiştim. Fakat bu sabah uyanıp da mesajlarıma hâlâ cevap vermediğini görünce öfkelenmeye başlamıştım. İlk dersimiz birlikte ödevini hazırladığımız ileri İngilizce'ydi. Onu gördüğümde konuşmayı planlamıştım ancak derse gelmemişti. Daha önce hiç kaçırmadığı için endişelenmiştim. Saatler geçtikten sonra matematik dersine girdiğimde test sorularına bakıp düşünebildiğim tek şey Ryan Walker'ın yokluğu olmuştu. Kendimi zorlayarak odaklanmaya çalıştım ve sorularımı çözmeye devam ettim. Zil çalıp da kâğıtlarımızı teslim ettiğimizde çözdüğüm sorulardan memnundum. Yalnızca bir soruda zorlanmıştım fakat sorun etmemiştim çünkü bu kadarı bile Matt ve Leo'dan yüksek almama yeterdi. "Sonuçlarınızı yarın açıklayacağım." diyen Bayan Callen sınıftan ayrılmıştı. İkizler yanıma doğru geliyordu. "Nasıl geçti?" diye soran Matt kolunu omzuma atmıştı. Elini itekleyerek omzumdan düşürdüm. "Yanıma gelip benimle konuşacak cesareti nereden buluyorsun?" diye sordum öfkeyle. "Evi ne hale getirdiğinizi unutmadım!" "Sakin ol, Victoria." dedi Leo sırıtarak. "Yalnızca şaka yapmıştık." "Eşek şakası." dedim dişlerimi sıkarak. "İkinizin de yüzünü görmek istemiyorum. Yakında sizden kurtulacağım." Arkamı dönerek uzaklaşırken "Sen öyle san!" diye bağırdıklarını duymuştum. ♪♪♪ "Benimle oyun oynuyorlar." dedim Benny ve Lola'ya. "İkisi de fazlasıyla rahat. Sanki iddiaya hiç girmemişiz gibi." Dizlerimi kendime çekerek çimlere oturdum. Öğle molasındaydık. "Walker'dan haber aldın mı?" diye sordu Benny. "Hayır..." dedim hayal kırıklığıyla. "Bu işte bir sorun var. Hiç huyu olmamasına rağmen ortak dersimizin olduğu gün okula gelmedi." "İçimde kötü bir his var, Vic." dedi Lola. ♪♪♪ Geceyi içimdeki huzursuzlukla ve biraz da mide bulantısıyla geçirmiştim. Zaman akmak bilmemişti ama yine de sabah olmuştu. Dün okuldan sonra eve döndüğümde ikizlerin yersiz neşesine maruz kalmıştım. Etrafımda dolanıp durmuşlardı. Debbie ise bir kere bile adımı seslenmemişti. Frankie teyzenin bizimle kalıyor olması işimi oldukça kolaylaştırmıştı. Yemekleri pişirdiği için mutfağa girmeme gerek kalmaması da sevindiriciydi. Frankie teyze -Debbie'nin ablası olsa da iyi biriydi- Ryan'dan sonra beni Ellison'lardan koruyan ikinci meleğim olmuştu. Lezzetli yemekleriyle karnımı bir güzel doyurup odama çıktım. Ertesi gün ileri İngilizce dersinin proje teslimi vardı. Ödevimizin son sayfasını henüz yazmadığımız için Ryan'a ulaşmaya çalışmıştım fakat aramalarımı da mesajlarım gibi umursamamıştı. Yazarın üslubuna ve kitabın günümüzdeki yansımalarına dair yazıyı kendim yazarak ödevi tamamlamıştım. Birlikte yapmış olsaydık harika bir iş çıkaracağımızı biliyordum. Şu ana kadar kusursuz ilerlemiştik. Canlandıracağımız sahne için bile tiyatro salonunda hazırlanmıştık fakat ansızın ortadan kaybolması işleyişi bozmuştu. Matematik sınıfına doğru giderken notlarımızın açıklandığı ve ikizlerden sonsuza dek kurtulduğum anı düşleyerek keyiflendim. Günün ilerleyen saatlerinde İngilizce dersi olduğu için de heyecanlıydım çünkü Ryan'ın bu ödevi kaçırmayarak geleceğini biliyordum. İkizler sırıta…

Bölümün tamamını WritePad'de oku