Alışılmadık Bir Külkedisi

BÖLÜM ALTI

Yazar:

Alışılmadık Bir Külkedisi - Ceren kitap kapağı
Alışılmadık Bir Külkedisi kitap kapağı

Ah, bir aşk acısı daha çekemem Dostum olduğunu söylemene rağmen, kapak laflarım bitti Aşkının iyi niyetli olduğunu söylüyorsun, ama bu çatışıyor Yaptığın şeylerle Ve sana kibar olmanı söylediğimde diyorsun ki Kibar olmak için zalim olman lazım* (Cruel to Be Kind- Letters To Cleo) Dün gece Ryan’la yaşadığım tartışmadan sonra kötü hissederek yatmaya gitmiştim ancak zihnimi rahat bırakmayan düşünceler yüzünden saatlerce uykuya dalamamıştım. Şimdi ise uyku tutmadığı için erken uyanmış yatakta dönüp duruyordum. Ryan Walker’ı küçüklüğümden beri kötü biri olarak tanımıştım çünkü bana kötü davranmıştı. Dün gece ise daha öncesinde bana karşı bir hatası olmamış gibi onun hakkında hiçbir fikrim olmadığını söylemişti. İki gün önce bana benden hiç hoşlanmadığını söylediğini ve canımı acıttığını unutmamıştım oysaki. Genelde insanlar bana kötü davransa bile acımasızca tepki vermeyen biriydim. Yalnızca kendimi savunurdum ve yoluma bakardım. Fakat dün ilk defa bilerek birinin kalbini kırmıştım ve şimdi de söylediklerimden dolayı içim hiç rahat değildi. Ryan’ın duygusuz ve kaba biri olduğunu suratına haykırdığımdaki yüz ifadesini hatırladım ve sıkıntıyla bir nefes verdim. Ona karşı içimde o kadar fazla kin beslemiştim ki onun da kırılabileceğini unutmuştum. Matt’e “Bizim birer canavar olduğumuzu sanıyor.” dediğini hatırlayarak bunca kadar zamandır kötü davrandığımı fark ettim. Onu bana kötü davranmakla suçlarken benim de ondan bir farkım kalmamıştı. Lanet olsun. Ryan’dan hoşlanmasam bile kötü biri değildim ve söylediklerimden çok pişmandım. Bu yüzden okul için hazırlanırken Benny’yi aradım ve olanları anlattım. “Vay be.” dedi uzatarak. “Gerçekten biraz ileri gitmişsin Vic. Yani, çocuk hak etmediği için demiyorum. Senin böyle bir şey yapmayacağını bildiğim için söylüyorum.” Sızlanarak “Biliyorum.” dedim. “Biliyorum ve şu an o kadar kötü hissediyorum ki bundan başka hiçbir şeyi düşünemiyorum. Gittikçe kötü biri oluyorum, Benny.” Sesimin titremesine engel olamadım. “Ryan’ı resmen rencide ettim. O kadar hazırlıksız yakaladım ki sustuğumda tek kelime bile söyleyemedi.” “Bence söylediklerinden pişmanlık duyman nasıl biri olduğunu gösteriyor, Vic. Sen kötü birisi değilsin. Hata yaptığını ve pişman olduğunu düşünüyorsan -ki öylesin- gidip Ryan’la konuşabilirsin.” “Ne söyleyeceğim ki?” diye sordum saçlarımı yapmak için banyoya giderken. Saç kremimi elime aldığımda iki gün önce banyoda yaşananları hatırladım ve yüzümü buruşturarak dalgınlıkla kutuyu geri bıraktım. “Özür dilemekle başlayabilirsin. Sonra da söylediklerinde ciddi olmadığını söylersin.” dedi Benny. “Ama sorun da bu Ben.” dedim nefes vererek. “Hepsinde ciddiydin. Sırf kendi içimi rahatlatmak için Walker’a yalan söyleyemem.” “Bir de kötü biriyim diyorsun.” dedi Benny sesindeki hayretle. “Galiba sen ne yapman gerektiğini biliyorsun.” Kendi yansımamı incelerken gözlerimi kıstım. “Sanırım, haklısın.” ♪♪♪ Okul tuvaleti volta atmak için en uygun yer olmasa da şimdi buradaydım. “Çok gerginim. Ya saçma bir şey yaparsa ve kendimi kontrol edemeyip işleri daha da batırırsam...” dedim Lola’ya. “Bir sorun olmayacak, endişelenme Viccy.” dedi yanıma gelerek. Sabahın erken saatinde uyku tutmadığı için kalktığımda koşu yapabilecek halde olmadığımı fark etmiştim. Spor yapmaya bayıldığımdan en kötü zamanda bile koşmak için kendimi yollara attığımı biliyordum. Ancak bugün hiç hevesim olmamasına şaşırmıştım. Hazırlanıp aşağı indiğimde ikizlerin mutfakta kahvaltı yaptığını görmüştüm. Yanlarından geçip giderken Leo’nun “Victoria!” diyen sesini duyduğumda durmak zorunda kalmıştım. “Efendim?” “Dün gece Ryan’la aranızda ne oldu?” diye sormuştu ciddiyetle. Böyle bir soru sormasını beklemediğimden afallayarak “Bir şey olmadı.” demiştim. İnanmadığını belli eden bir bakış atmıştı. “O zaman neden yanımıza geldiğinde yüzü bembeyazdı?” demişti Matt. “Bilmem ki.” “Victoria...” demişti Leo yüzüne bakmamı beklerken. “Her ne yaptıysan Ryan dün gece ısrarlarımıza rağmen burada kalmadı.” “Gece burada kalmadı mı?” “Hayır.” demişti…

Bölümün tamamını WritePad'de oku