Alışılmadık Bir Külkedisi

BÖLÜM İKİ

Yazar:

Alışılmadık Bir Külkedisi - Ceren kitap kapağı
Alışılmadık Bir Külkedisi kitap kapağı

Aniden görüyorum Bu olmak istediğim şey Aniden görüyorum Bunun benim için neden bu kadar önemli olduğunu* (Suddenly I See- KT Tunstall) Kısa bir yolculuğun ardından okula varmıştık. Yol boyu beni sıkıştırmalarına rağmen Benny ve Lola’ya dün ve bugün olanlardan bahsetmedim çünkü düşünmem gereken daha önemli şeyler vardı. Derslerim ve sınavlarım gibi. Okul her zamanki gibi gürültülü ve kalabalıktı. Bu halinden etkilenmeden edemezdim. İnsanların arkadaşlarıyla bahçede ve koridorlarda kaygısızca sohbet etmesi ve eğlenmesi yalnız büyümüş bir çocuk olarak bana güvende ve neşeli hissettiriyordu. Dolabımdan ihtiyacım olan kitapları aldıktan sonra İngilizce sınıfının önünde durdum ve Lola’nın omzunu samimi bir şekilde sıkarak “Öğle arasında görüşürüz Lo.” dedim. Benny çoktan dersinin olduğu sınıfa gitmişti. “Görüşürüz Vic.” dedi. “Dün neler olduğunu öğle arasında anlatacaksın. Her zamanki yerimizde buluşuruz.” “Tamam.” diyerek gülümsedim ve sınıfa girdim. Fakat gülümsemem anında solup gitti. “Senin burada ne işin var?” dedim oturduğu sıranın çevresi kızlarla çevrili olan Ryan Walker’a. Yani benim sıramda oturan Ryan Walker’a. Geniş ve alaycı gülümsemesinin beni gördüğünde yüzünden yavaşça silinmesini izledim. Hah! Ben de sana bayılmıyorum, gıcık. “Ellison.” dedi duygusuz bir sesle. “İngilizce dersi alıyorum.” Ellerini yana açarak bariz olan bir şeyi sorgulamamı anlamlandıramıyormuş gibi etrafına bakındı. Tam ona cevap vermeye hazırlanırken “Burnuna ne oldu senin?” diye sordu Gwen Morgan -sırama oturmuş olan kız-. “Sabah ufak bir kaza geçirdim.” dedim geçiştirmek için. Tanrım, şu anda bu kızla konuşmayı kesinlikle istemiyorum. “Olayın içinde sen olunca ufak tatsızlıklar yaşanır, tabii. Sakar Victoria.” deyip güldüğünde çattığım kaşlarımla sert bakışlarımı ona çevirdim. “Sakar olan kimmiş onu Walker’a sor istersen.” dedim yapmacık gülümsemesini taklit ederek ve Ryan’a baktım. Gwen, neler dönmüş olabileceğinin merakıyla bizi incelerken gözlerimi Ryan’dan ayırmadım. Bakışlarında samimi bir özür mü görüyordum yoksa aklımı mı kaçırmak üzereydim? Gwen, “Siz...” demeye kalmadan Ryan ona “Sonra görüşürüz.” dediğinde zavallı kız afallayarak arkadaşıyla yanımızdan uzaklaştı. Kaba Walker. “Ne istiyorsun?” dediğinde orada dikilme sebebimi hatırladım. “Kalkmanı.” dedim acele etmesi için ellerimi sallayarak. Kaşlarını çattı. “Neden?” “Benim sırama oturmuşsun Walker.” “Yani?” dedi alaycı haline geri dönerek. Bu çocuğun ikizlerle vakit geçirdiği her saniye bir tahtası eksiliyordu. “Yani mi?” dedim. “Üstünde adın yazmıyor, Ellison. Aslına bakarsan son on dakikadır buradayım ve şimdiden bu sırayla bir bağ kurduğumu hissediyorum.” dedi sırayı okşayarak. İğrenç . “Pis ellerini sıramdan çek.” dedim öfkeyle. “Bugün sabrımın sınırına ulaşan ilk kişi sen oldun Walker, tebrik ederim. Ama daha fazla seninle vakit kaybedemem. Derhâl yerimden kalk.” “Derhâl mi? İçindeki yaşlı teyzeyi olur olmadık zamanlarda çıkarmasan? Bizim kuşağımızda böyle kelimeleri kimse kullanmıyor, Victoria.” “Yaşlı teyze mi?” dedim göz devirerek. “Doğru sınıfta olduğuna emin misin, Walker? Şayet burası ileri seviye İngilizce sınıfı. Burada yaşlı teyze kelimeleri kullanıyoruz. Senin kuşağındakilerin kullanmadığı kelimeleri.” Benimle tartışmaktan zevk alıyormuş gibi bakışlarını kaçırarak gülmemek için boğazını temizledi. “Basketboldaki üst lige çıkabilmem için Koç Tucker notlarımı yüksek tutmamı söyledi, ben de onu dinliyorum.” “Akademik kariyer planlarını merak ettiğimi sana düşündüren ne?” dedim gereksiz açıklamasına karşılık. Bitmek bilmeyen atışmamız zil sesiyle kesildi. “Günaydın millet!” diyerek içeri giren Bay Collins’in neşeli sesi sınıfı doldururken henüz oturabileceğim bir yer bulamadığımı fark ettim. “Victoria...” dedi çantasını masaya bırakırken. “Söylemek istediğin bir şey mi vardı?” “Affedersiniz, Bay Collins.” diyerek gözümle Ryan’ı işaret ettim. “Maalesef oturma düzeninize uyamıyorum. Yerime bir başkası oturmuş.” Kızım, ne kadar abartıyorsun. Git, bir yere otur işte, demeyin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku