ALBINOR

Bölüm 11: " Işığın Ulaşmadığı Yer "

Yazar:

ALBINOR - Esmael Vural kitap kapağı
ALBINOR kitap kapağı

Kazı Alanı — Lofoten Astrid Astrid'in arabası kazı alanının girişinde sert bir frenle durdu. Motoru kapatmadı. Kapıyı kapatmayı bile düşünmeden dışarı fırladı ve rüzgârın içinden koşarak çukura doğru ilerledi. Fiyortlardan gelen keskin soğuk yüzünü kesiyor, nefesi buhar olup karanlıkta dağılıyordu. Ayaklarının altındaki donmuş zemin her adımda sert bir çıtırtı çıkarıyordu. "MAGNUS!" Ses kazı alanında yankılandı. Çukurun kenarında bir siluet hareket etti. Magnus'tu. Elindeki feneri aşağı doğru tutmuş, karanlığa bakmaya çalışıyordu. Astrid yanına gelir gelmez sordu. "Elias... o nerede?" Magnus başını hafifçe çevirdi. "Emin misin?" dedi. "Sana dediğim gibi... sadece bir gölge gördüm." Astrid'in sabrı o anda kırıldı. "Eminim." Magnus kaşlarını çattı. Astrid sert bir nefes aldı ve eliyle park alanını işaret etti. "Önce evine gittim. Yoktu." Sesi sertleşti. "Ve o aptal Electric Buddy arabası burada duruyor. Görmedin mi?" Magnus sessiz kaldı. Astrid bir adım daha yaklaştı. "Cidden Magnus... senin güvenlik olduğuna dair ciddi şüphelerim var." Magnus dişlerini sıktı ama cevap vermedi. Astrid bir anda feneri onun elinden çekti. "Nasıl alanı takip etmezsin?" diye bağırdı. Feneri çukurun içine doğru tuttu. Işık aşağı doğru indi ama karanlık sanki ışığı yutuyordu. Çukur düşündüğünden çok daha derindi. Fener ışığı birkaç metre sonra kayboluyor, sanki aşağıdaki boşluk ışığı emiyordu. "Elias!" Cevap yoktu. Astrid feneri biraz daha eğdi, ışığı sağa sola gezdirdi ama zemini göremiyordu. Işık yalnızca çukurun kenarındaki kırık buz parçalarına çarpıyor, sonra tekrar karanlığa gömülüyordu. Sinirle Magnus'a döndü. "Orada öyle durma!" Magnus bir şey söyleyecek gibi oldu ama Astrid sözünü kesti. "Git ve bana glow sticklerden getir, seni aptal herif!" Magnus hemen kazı alanı malzemelerinin olduğu alana doğru koştu. Astrid çukurun kenarında dizlerinin üzerine çökmüş hâlde aşağı bakmaya devam ediyordu. Rüzgâr çukurdan yukarı doğru esiyor, karanlığın içinden soğuk bir nefes yükseliyordu. Aynı anda hem dışarıdan, hem de içeriden gelen iki yönlü bir esinti vardı. Sanki çukur yalnızca bir boşluk değil, derinlerden nefes alan bir şeydi. "Çabuk ol!" diye bağırdı. Magnus geri geldiğinde elinde birkaç kimyasal ışık kapsülü vardı. Astrid birini kaptı, kapsülü kırdı. İçindeki kimyasal sıvı bir anda parladı ve tüp neon turuncu bir ışıkla doldu. Kısa bir çıtırtı sesi çıktı, ardından ışık sabit bir parıltıya dönüştü. Astrid hiç beklemeden ışığı çukurun içine fırlattı. Glow stick karanlığın içinde süzüldü. Önce küçük bir yıldız gibi parladı. Sonra yavaşça dönerek aşağı inmeye başladı. Astrid nefesini tuttu. Işık aşağı inerken çukurun duvarlarını kısa kısa aydınlatıyordu. Buzla kaplı yüzeyler, keskin kayalar ve donmuş toprak bir an görünüp tekrar karanlığa gömülüyordu. Işık döndükçe duvarların bazı kısımlarında garip pürüzsüz yüzeyler kısa süreliğine beliriyor, sonra tekrar kayboluyordu. Sonunda ışık zemine çarptı. Çukurun dibi nihayet aydınlandı ve Astrid'in kalbi bir an durdu. Elias oradaydı. Taş zeminin üzerinde hareketsiz yatıyordu. "Elias!" Astrid çukurun kenarına kapanarak bağırdı. Hiç tepki yoktu. "ELIASSS!" Rüzgârın uğultusundan başka ses yoktu. Çukurun içinden gelen yankı sesi, bağırışını boğuk bir şekilde geri gönderdi. Astrid telefonunu titreyen parmaklarla çıkardı ve numarayı çevirdi. "113, acil durum." "Lofoten kuzey sırtındaki kazı alanındayız," dedi hızlıca. "Bir adam çukura düştü. Bilinci kapalı olabilir." Karşı taraftaki görevli bir şey sordu. Astrid sinirle dişlerini sıktı. "Evet, tam konum— kuzey tarafındaki seyir tepesindeyiz." Kısa bir duraksama. Sonra sabrı tamamen tükendi. "Hayır, kazı alanı dedim ama tepenin üstündeki seyir noktası! Nesini anlamıyorsunuz?" Çukurun dibine tekrar baktı. "Adam aşağıda baygın yatıyor. Ambulans gönderin— gerekirse helikopter çağırın. Acele edin." Telefonu kapattı. Magnus tekrar çukura eğildi. "Derin," dedi kısa bir sesle. Astrid cevap vermedi. Gözleri hâlâ Elias'ın üzerindeydi. Kimyasal ışığın soluk parıltısı çukur…

Bölümün tamamını WritePad'de oku