11.Bölüm: Beklenmiyen misafir
Yazar: Fatma

Merhaba 🤍 Sizlere yeni aksiyonlu bir bölüm ile geldim. Yazım hatalarım olabilir şimdiden özür dilerim. Beğenip yorum yapmayı unutmayın lütfen. Bölüme geçmeden önce aşağıdaki uyarıyı dikkate alın (not: 50 beğeni ve 50 yorum gelmeden yeni bölüm atmicam.) BU BÖLÜM YETİŞKİN SAHNE İÇERİR KARAKTERLERİN RIZASI VARDIR TECAVÜZ TACİZ DEĞİLDİR BUNU BİLEREK YORUM YAPIN LÜTFEN!!! RAHATSIZ OLACAKLAR OKUMASIN. "İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur." -Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza- Keyifliyli okumalar dilerim 🦂 Damla karşımızdaydı. Dağılmış ama kendinden emin dumanlı göz makyajı ve o tavizsiz dik duruşuyla içeri adım attı. Mekânın kapısındaki korumaları elinin tersiyle itmiş, elinde tuttuğu evrak çantasını göğsüne bastırmıştı. Bana doğru küçük, sıcak ve rahatlatıcı bir tebessüm yolladı. "Selam Aylin," dedi yanıma gelip bana kısa ve sıkı bir sarılmayla destek vererek. "Seni bu adamların arasında tek başına bırakacağımı sanmıyordun herhalde?" Ardından bakışlarını salondaki adamlara ve özellikle Lev'e çevirdi. "Sanırım birileri büyük bir krizin ortasında ve ellerindeki parçalar eksik olduğu için bocalamak üzere. Ve tam olarak yardıma ihtiyaçları var." Lev koltuğuna geri yaslanıp çapkın bir sırıtışla Damla'yı tepeden tırnağa süzdü. Yüzündeki şaşkınlığı muzip bir havayla örttü. "Bak sen. Siren'in en hırçın misafiri de buradaymış. Senin bu tehlikeli sularda, kapıdaki dört silahlı adamımı aşıp VIP masamıza kadar gelmende ne işin var güzelim? Burası gece kulübünün barına benzemez, adamı canlı canlı yutar." Damla tek kaşını kaldırdı, adımlarını doğrudan Lev'in oturduğu masaya doğru attı ve tam karşısındaki sandalyeye çekinmeden, sanki mekânın sahibiymişçesine oturup bacak bacak üstüne attı. "O gece barda boş konuşan çapkın bir adam görmüştüm Lev. Bakıyorum da üslubun ve gereksiz özgüvenin hiç değişmemiş. Kapıdaki adamlarına gelirsek; onlara sadece ellerinde tutmak istedikleri o tünel rotalarının bende olduğunu söyledim, tıpış tıpış yolu açtılar. Buraya senin o bayat esprilerini dinlemeye gelmedim. Aylin benim en yakın arkadaşım. Ve ben Asaf denilen o pisliğin neyin peşinde olduğunu, Vladimir'in deposuna nasıl girdiklerini hepinizden daha iyi biliyorum." "Öyle mi?" Lev öne doğru eğildi, gözlerindeki o tehlikeli ve muzip parıltıyla Damla'nın gözlerinin içine baktı. "Demek Asaf'ın teşkilatına sızıp bize istihbarat taşıyorsun? Sezonun en çekici ve tehlikeli ajanıyla karşı karşıyayız desenize." "Kapa çeneni Lev," dedi Vladimir araya girerek. Sesi salondaki tüm uğultuyu bir anda bıçak gibi kesti. Vladimir ayağa kalkıp masanın ortasına yürüdü. varlığı bir kez daha odadaki herkesi kendi eksenine çekti. Gözlerini Damla'ya dikti. "Buraya kadar nasıl geldin arkandan bir iz bırakmadın umarım ve ne biliyorsun?" Damla hiç çekinmeden çantasından çıkardığı rulo halindeki krokiyi ve flaş belleği masaya koydu. "Siren'deki o geceden sonra Asaf'ın mekanınıza dadanan adamlarını takibe aldım. Sarhoş bir tetikçinin telefonunu kopyalayıp bu haritayı çıkardım. Şehrin altındaki eski tünel hatlarını, yeraltı lojistik kanallarını gösteriyor. Vladimir, ve senin depona baskın yapan adamlar gökten inmedi, bu tünelleri kullandılar. Ve bu gece Maslak çıkışını kullanarak ana hedefe saldırmayı planlıyorlar." Damla ile birbirimize baktık. Kaşlarmı çattım. Damla'nın Bizim için aldığı hatta benim güvenliğim için aldığı bu inanılmaz risk tüylerimi ürpertmişti. Neler olduğunu bilmiyor Vladimir, konuştu. "Aylin ve Damla ikiniz de Asaf'ın açık hedef kümesindesiniz. Sen de oyuna dâhil oldun Damla, bunun geri dönüşü yok." Bakışlarını kuzenine çevirdi. "Lev, Damla'nın güvenliğinden sen sorumlusun. Eğer saçının tek bir teline zarar gelirse, bunun hesabını sana sorarım. O sevdiğin bedeninin derisini kendi ellerimle yüzerim." Lev gözlerini Damla'dan ayırmadan sırıttı. "Memnuniyetle kuzen. Zaten korumam gereken daha cazip ve dişli bir seçenek düşünemiyorum." Damla gözlerini devirdi. "Ben kendi başımın çaresine bakabilirim, teşekkürler. Ama o USB'de ne olduğunu gerçekten görmek istiyorsanız, elimd…