AKREP KISKACI

1. Bölüm: Akrep geri döndü

Yazar:

AKREP KISKACI - Fatma kitap kapağı
AKREP KISKACI kitap kapağı

(görselde ki: Aylin Yılmaz.) (Görselde ki: Vladimir Volkan Petrov) Merhaba!🤍 Uzun zamandır üzerinde emek verdiğim Akrep Kıskacı sonunda sizlerle buluşuyor. Her satırına ayrı bir özen gösterdim. Umarım Aylin ve Akrep'in hikâyesi sizi de benim kadar içine çeker.Bölümü okuduktan sonra yorumlarınızı ve düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın. Kitap yetişkin kitabıdır rahatsız olanlar okumasın seviyorum sizi🩷 Hepinize keyifli okumalar. 🖤🦂 ~ " her yolculuk, ilk adımla başlar."~ -Lau Tzu- 18/ 06/2024 İstanbul Atatürk Havalimanı’nın özel jet hangarı, yaz sıcağına rağmen buz kesmiş gibiydi. Apron boyunca dizilen siyah zırhlı araçlar ve tam teçhizatlı korumalar, kusursuz bir disiplinle bekliyordu. Sessizliği yalnızca özel jetin motorundan yükselen uğultu bozuyordu. Jetin kapısı ağır bir şekilde açıldı. İlk görünen, siyah rugan ayakkabılar oldu. Ardından yeraltı dünyasının yıllardır yalnızca fısıltıyla anılan ismi piste adım attı. Akrep... Yedi yıl önce ardında kan, ihanet ve yarım kalan hesaplar bırakarak bu şehirden ayrılıp doğup büyüdü rusya ya gitmişti. Şimdi geri dönmüştü çünkü bazı hesaplar yalnızca kanla kapanırdı. Yaklaşık bir doksan beşlik heybeti, özel dikim siyah takım elbisesi ve tek bakışıyla insanın içine işleyen buz mavisi gözleriyle yürüyen bir felaketi andırıyordu. Ceketinin açık yakasından boynunu çevreleyen siyah akrep dövmesi açıkça seçiliyordu. Sağ elini cebinden çıkardığında parmağındaki yüzük loş ışıkta parladı. Siyah obsidyenden işlenmiş yüzüğün üzerinde, kuyruğunu saldırıya kaldırmış üç boyutlu bir akrep vardı. Kuyruğunun ucuna yerleştirilen kan kırmızısı yakut, ışık her vurduğunda sanki canlıymış gibi parlıyordu. Petrov ailesinde bu yüzüğü yalnızca kan bağı taşıyanlar takabilirdi. Apronda bekleyen bütün korumaların sağ ellerinde de aynı sembol vardı ancak onların yüzükleri mattı, gümüşten yapılmıştı, taşsız ve sadeydi. Tek bir yüzük diğerlerinden farklıydı ve o yüzüğü taşıyan adamın kim olduğu sorulmazdı. Çünkü cevap herkes tarafından bilinirdi Akrep. Sol yanında yürüyen dev pitbulu Grom, çevresini süzerek alçak bir hırıltı çıkardı. En ufak bir tehditte sahibinden önce saldıracak kadar iyi eğitilmişti. Akrep durdu. Buz mavisi gözlerini İstanbul'un silüetine çevirdi. Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir tebessüm oluştu. "Başlayalım." Tek kelime ama o tek kelime bile şehrin kaderini değiştirecek kadar ağırdı. {Aylinden} Atölyeden çıkıp evime giden karanlık ara sokağa saptığımda içimde tuhaf bir sıkıntı vardı. Adımlarımı biraz daha hızlandırdım. Arkamdan gelen ağır ayak seslerini duyunca istemsizce dönüp baktım ama kimseyi göremedim. Yeniden yürümeye başladığım anda sokağın iki ucu siyah lüks araçlarla kapandı. Farların keskin ışığı karanlığı yarıp üzerime vurdu. Olduğum yerde kalakaldım. Araçlardan birinin kapısı ağır ağır açıldı. İlk önce parlak siyah ayakkabıları göründü, ardından uzun boylu bir adam araçtan indi. Hayatım boyunca böyle birini görmemiştim. Siyah takım elbisesi kusursuzdu. Boynunu çevreleyen kapkara akrep dövmesi ceketinin açık yakasından belirgin şekilde görünüyordu. Buz mavisi gözleri vardı, kumral teni dağınık saçları ve düz burnuyla nefes kesecek bir görüntüsü vardı. Sağ elini cebinden çıkardığında, parmağındaki siyah akrep yüzüğü farların altında kısa bir an parladı. Sol yanında yürüyen dev pitbull çevreyi sessizce izliyordu. İrkilerek bir adım geri attım ama sırtım sert bir göğse çarptı. Arkamı döndüğümde siyah takım elbiseli, iri yapılı bir adamın önümde dikildiğini gördüm. Kaçabileceğim tek yol da kapanmıştı. Karşımdaki adam ağır adımlarla bana yaklaştı. Önümde durduğunda başımı kaldırmak zorunda kaldım. Aramızdaki boy farkı nefesimi daraltıyordu. Yüzündeki ifade tek bir duygu bile taşımıyordu. Beni sessizce süzdü, sonra hafifçe eğildi. " Aylin yilmaz ." Ses tonu sakin ve kalındi ama o sakinliğin altında ürperten bir soğukluk vardı. " Babam, benim paramla rusya'da kumar oynarken yakalandı." Bakışlarını gözlerimden ayırmadı. "Borcunu odeyemeden de öldü." "Siz kimsiniz? Benden…

Bölümün tamamını WritePad'de oku