A-34
Yazar: A İlke Sandıklı

Ertesi gün Çiçek yol boyunca dün akşam olanlardan bahsetmiş ve Ecem'le birlikte Gülfem ile Melih çiftinin kritiğini yapmışlardı. Çiçek, Gülfem Hanım'ı öz ablası gibi sevdiğinden bu ilişki için çok mutluydu. Hem bu sayede abisinin biraz olsun normal bir insan olacağına dair umut beslemeye başlamıştı. Ecem ise duydukları karşısında çok şaşkındı. Hiç beklemediği bir haberdi bu. Hele ki Gülfem Hanım'ın Melih gibi birine karşılık vermesi şaşılacak işti. Tamam işinde gücünde, eli yüzü düzgün biriydi Melih fakat Gülfem'in kriterleri hep çok yüksekti. İkilinin muhabbeti uzayıp giderken çoktan kafeye varmışlardı bile. Kızlar art arda içeriye girerken Serhan telefonla görüşmesi gerektiğini söyleyip dışarıda kalmıştı. " Sen bugün yarım gün mü çalışacaktın? " dedi Çiçek eşyalarını bırakmak üzere kabinlere ilerlerken. " Evet staj görüşmesine gideceğim. Zaten dün işe aldıkları kız geliyormuş bugün. " Çiçek önlüğünü üstüne geçirirken gözlerini devirdi. " Aman ne iyi. " " Sen onu pek sevmedin sanırım? " dedi Ecem samimi bir merakla. Çiçek ise omuz silkti yalnızca. " Daha tanımıyoruz belki iyi biridir. " dedi Ecem bu kez. Tam o esnada bahsettikleri kız da içeriye giriş yapmıştı. " Günaydın herkese! " Ecem kendi önlüğüyle birlikte ön tarafa geçerken Çiçek sesli bir iç çekerek peşine takıldı. Ecem yeni kızla el sıkışarak tanışırken Çiçek pek oralı olmamıştı. Sanki acele işleri varmış gibi mutfağa girişmişti. " Ethem yok mu? " diye sordu Melisa etrafına dikkatle bakarak. Çiçek de bu soru üzerine kıza sert bir bakış attı. " Ethem Bey diyecektin sanırım? " Ecem'in kaşları havalanırken Melisa mahcup bir şekilde dudak büktü. " Kendisi öyle dememi istedi diye ben... " " Günaydın hanımlar!" Kızlar ortamdaki gerginliğin farkında dahi olmayan Ethem'e dönerken Çiçek yaklaşan adama arkasını döndü. " Günaydın. " diyen Ecem'di. Ortamdaki gerginliğin nedenini de asla anlayamamıştı. Çiçek gerçekten de yeni kızı kıskanmış olabilir miydi? Ethem çantasını kasanın arkasındaki koltuğa bırakırken kızlara göz kırptı. " Hadi bakalım başlayalım. Kızlarla tanışmışsın zaten. " Melisa başını salladı usulca. " Gel sana mutfağı tanıtayım. " diyerek kızın omzuna kolunu atmış ve onu Çiçek'in yanına sürüklemişti. Çiçek, Ethem ve Melisa'nın yanına geldiklerini fark ettiğinde mutfaktan çıkmak zorunda kaldı. Çünkü onlarla aynı ortamda bulundukça sinirleri tepesine çıkıyordu. Bir de adamın laubali tavırları ve lüzumsuz el kol teması yok muydu? Vallahi delirecekti. Ecem ise sessiz sessiz onları izliyor ve ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Böylece gün oldukça gergin başlamıştı. Kısa sürede Ferhat da aralarına katıldığında Serhan yeni bir adayla iş görüşmesine girdi. Bu seferki erkekti. Çiçek mümkün olduğunca Melisa ve Ethem'den uzak duruyor, onlara bakmamaya çalışıyordu. Fakat Ethem kızın ilk günü olduğundan sürekli onun dibindeydi. Öğle saati geldiğinde yemek molasına ilk çıkan Çiçek oldu. Daha fazla onlarla aynı ortamı soluyamayacağına kanaat getirmişti. Ecem, arkadaşının ağzını arasa da düzgün bir cevap alabilmiş değildi. Bu konuyu daha sonra konuşmak üzere rafa kaldırdılar ve genç kız staj görüşmesi için kafeden ayrıldı. Tüm bunlar olurken mahalle de bir hayli hareketliydi. Melih elindeki işi çırağa devredip dükkandan çıktığında saat bire geliyordu. Önceki gece Hakan'da kalmıştı ve biraz dertleşip demlenmişlerdi. Hakan her ne kadar arkadaşının sevdasının peşinden gitmesini desteklese de Gülfem'le iyi bir ikili olacaklarından pek emin değildi. Çünkü iyi kötü herkes ikisinin de zıt karakterde olduğunu bilirdi. Fakat Melih bunları umursamıyordu. Bu ilişkiyi ayakta tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdı. Hakan ise hala Ecem'i sayıklıyordu. Serhan ile birlikte olmalarını hala sindirebilmiş değildi. Yalnızca kendisinde kızın karşısına çıkacak yüzü bulamıyordu. Bu süreçte Elfin birkaç kez görüşmek istemiş fakat Hakan her defasında reddetmişti. O olmaması gereken bir kaçamaktan ibaretti Hakan'a göre. Bir ilişkiye dönmesi mümkün değildi. Melih bu konuda pek yorum yapmamayı ter…