A-32
Yazar: A İlke Sandıklı

Ulaş Bey yüzünde hafif mahcup bir ifadeyle tebessüm etti. " İyi akşamlar, aradım ulaşamayınca şansımı denemek istedim. Buralardaydım da. " Ecem gergin bir şekilde yutkunurken kafasında bin bir türlü şey dolanıyordu. " Ben duymamışım aramanızı. " dedi nihayetinde. Adam anlayışla başını sallarken konuştu yeniden. " Kusura bakma lütfen rahatsız etmiyorum umarım? " " Şaşırdım sadece, önemli bir şey mi vardı? " derken kaba görünmemeye çabaladı genç kız. Adam ise aralarındaki resmiyeti iliklerine kadar hissederek aniden ciddileşti. " Aslında bir ricada bulunacaktım senden. Dediğim gibi buralarda olduğum için uğradım. " " Buyurun? " dedi genç kız gözlerini telaşla sokakta gezdirirken. Arka çaprazında gergin bir şekilde dikilen sevgilisinin kendini zor tuttuğuna emindi. Bir an evvel sorun çıkmadan bu konuşmanın bitmesini ve hocasını göndermeyi umut ediyordu. Öte yandan adamın akşam vakti evine gelmiş olmasından da büyük bir rahatsızlık hissetmiş bunu neye yorması gerektiğini kestirememişti. " Yeğenim var Kayra. Bu sene üniversite tercihi yapacak ve kafasında bazı sorular var. Belki onunla konuşup yardımcı olursun diye düşünmüştüm. " Ecem kısa bir an tereddüt ettiğinde adam gülerek ekledi. " Hem nasıl teşekkür edeceğini bilmediğini söylüyordun bence bu güzel bir yol olur. " Bu hamlesiyle kıza reddetme seçeneği de bırakmamıştı. " T-tabi. Konuşurum. İsterseniz telefonumu verin kendisine. " derken arkasındaki hareketliliği fark edip daha da gerildi. Ulaş Bey bu kez sol elini kumral saç tutamlarına daldırmış ve hafifçe dağıtmıştı. " Açıkçası benim daha farklı bir teklifim var. " Ecem'in kaşları havalandı bu cümleyle. " Nedir? " " Eğer müsaitsen yarın sen, ben, Kayra buluşup bir şeyler yiyelim mi? " Ecem aldığı soruyla kaskatı kesildiğinde; adamın niyeti mi farklıydı yoksa kızı yakın hissettiği için mi böyle teklifte bulunmuştu anlayamıyordu. Fazlasıyla gerildiğini hissediyordu yalnızca. Ve tek gerilen de kendi değildi elbette. Kuru bir öksürükle boğazını temizledikten hemen sonra aklına gelen ilk şeyi yapıverdi. " Olur hatta Serhan'ın kafesinde yiyelim mi yemeği? " Ulaş Bey aldığı teklifle hafifçe tebessüm etti. " Serhan Bey'in kafesine başka zaman gitsek? Kayra'nın çok sevdiği bir hamburgerci var oraya gideriz diye ummuştum? " Ecem sertçe yutkundu bu kez. Adamın teklifini reddedeceğine ihtimal vermediğinden gafil avlanmıştı. Artık müsait değilim yalanını da öne süremezdi. Üstelik hocasının da dediği gibi teşekkür borçluydu ve belki de istediği şeyi fazla büyütüyordu. Başını salladı hafifçe. " Pekala, öyle yapalım. " dedi kısık bir sesle. Serhan'ın delirdiğine emindi fakat dönüp bakamıyordu. " Tamam çok teşekkür ederim. Sen iyisin değil mi? Biraz halsiz göründün gözüme? " Ecem adamın bir an evvel gitmesini istediğinden hızla salladı başını. " İyiyim sağ olun. Arkadaşıma sözüm vardı evden çıkacaktım tam. " Adam kaşlarını kaldırırken karşılık verdi. " Pardon ben seni daha fazla tutmayayım. " Ecem tam başını sallayacakken Serhan ortaya çıkıverdi. " Güzelim kimmiş gelen? " Genç kız hiç beklemediği bu hamleyle şaşkına uğrarken Ulaş Bey'in de ondan aşağı kalır yanı yoktu. Kaşları havalanmış gözleri irileşmişti. Yine de hızlıca toparlandı ve elini uzattı. " Merhaba. " Serhan ise kendisine uzatılan eli kısa ve sert bir hamleyle sıkıp bıraktı. " Merhaba? " derken sesindeki soru işaretleri bağıran cinstendi. Ulaş Bey öksürerek açıklamaya çalıştı kendisini. " Yeğenimin üniversite tercihi için sormak istediği sorular var da. Ecem'den rica ettim ben de. " Serhan sağındaki kızın beline kolunu doğal bir tavırla dolarken sordu. " Bunu sormak için mi kapıya kadar geldiniz? " Ecem adamın sıkı tutuşu altında gergince hocasına baktığında hocası da son derece huzursuz görünüyordu. " Buralardaydım. Şansımı denemek istedim. " " Siz yine de her aklınıza geleni yapmayın bence. " dedi Serhan ansızın. Ve ortam aniden buz kesti. Ecem'i kuru bir öksürük tuttuğu an Ulaş Bey karşılık vermişti. " Haklısınız, düşüncesizlik ettim. Gideyim artık. " " İyi akşamlar." dedi Se…