AHMAKISLATAN

A-15

Yazar:

AHMAKISLATAN - A İlke Sandıklı kitap kapağı
AHMAKISLATAN kitap kapağı

Hit verelim ve okumaya geçelim. Genç kız elindeki bezi tezgaha bırakırken mahcup bakışlarını yanına gelen patronuna çevirmişti. Bugün ikinci sakarlığıydı az evvelki. Ahmet Bey son derece sakin çıkan sesiyle konuştuğunda genç kız yalnızca yutkundu. " Ecem uykunu mu alamadın? " Genç kız başını belli belirsiz salladı. " Çok üzgünüm. " " Tamam sen eve dön dinlen biraz. Yarın da uykunu almış şekilde gel. Zaten kafe kalabalık değil bugün. " Ecem sesli bir iç çekerek etrafında gezdirdi kahvelerini. Hemen sonra onaylayarak başını sallamıştı. Ahmet Bey ona anlayışla tebessüm edip arkasını döndüğünde ise sıkılgan tavırlarla önlüğünü çıkartıp arka tarafa ilerledi. Birkaç dakika sonra eşyalarını alarak kafeden ayrılmıştı. Durağa doğru ilerlerken örgüsünü çözüp saçlarını havalandırdı ve lastik tokasını bileğine geçirdi. Dünden beri kafasını toparlayamıyordu. Ev meselesi onu fazlasıyla üzmüş, devasa bir hayal kırıklığına uğratmıştı. Teyzesi olacak kadından bir şey beklemeyi uzun zaman önce bıraktığını düşünüyordu fakat yıllar sonra kuzeni olduğunu iddia eden genç çocuğu bahçesinde bulduğunda yanıldığını anlamıştı. Hala onlar tarafından kabul görülmek istediğinin farkında bile değildi. Tabi Deniz'in, beklentilerinin aksine ondan sahip olduğu tek şeyi, anılarıyla tıka basa dolu olan bu eski evi de almak istediklerini söylediğini işittiğinde tüm umutları da başına yıkılmıştı. Üstelik o kadar çaresizdi ki... Bir de tabi Serhan meselesi vardı. Bunca derdin içinde gerçekten onun kendisini kullanmasına müsaade edecek değildi. Duygularıyla oynamasına, kendisini umutlandırıp yarı yolda bırakmasına dayanamazdı yüreği. Zaten her kelimesinde göğüs kafesinin altında acı içinde çırpınıyordu. İç çekerken otobüsün kapısından geçti ve öğrenci akbilini çıkartıp okuttu. Ahmet Bey eve gidip dinlen demişti fakat bugün Matematik dersi vardı. Eve git gel yaparsa derse yetişemeyebilirdi. Bu nedenle en iyisi okula gidip kütüphanede biraz kestirmekti. Fakat öyle olmadı. Kafasındaki düşünceler uyumasına izin vermedi. Başını çaresizce kollarından kaldırdığında derse kırk dakika vardı. Madem uyuyamamıştı hiç değilse kantine gidip kahve içse iyi olurdu. Yoksa halihazırda gram anlamadığı derste uyuklaması içten bile değildi. Çantasını koluna taktı ve sessiz fakat uzun adımlarla kütüphaneden çıktı. Merdivenlerden aşağıya inerken bir yandan da telefonuna gelen mesajlara bakıyordu. Mert'in iki dakika önce okula geldiğini haber veren mesajını gördüğünde biraz olsun rahatladı. Hemen ona kantine gideceğini yazdı. Çok geçmeden de baş parmak emojisi ile onaylandı. Dakikalar sonra Ecem elinde iki karton bardak filtre kahve ile boş masalardan birine oturmuştu. Mert de kantine girmesiyle birkaç kişiyle selamlaşmış ve çok bekletmeden arkadaşının yanına varmıştı. " Selam, nab... " diyemeden kaşları çatıldı. Kızın karşısındaki sandalyeyi çekti ve oturduktan sonra uzanıp masadaki sahipsiz bardağı eline aldı. " Ne yaptın tüm gece ders mi çalıştın? " Ecem herkesten sakladığı şeyi ondan saklamayacaktı. İki avucu arasında tuttuğu bardağın ısısı ona biraz olsun iyi gelirken omuzlarını silkti. " Teyzem evi satmak istiyor. " Mert hiç beklemediği yerden gelen problemle şaşırmadan edememişti. " Ney? " dedi biraz yüksek tondan. Ecem kendilerine dönen meraklı bakışlara kaçamak bakışlarıyla karşılık verirken iç çekti. " Paraya ihtiyaçları varmış. Oğluna klinik açacakmışlar. " Mert'in kaşları daha derinden çatılırken Ecem kahvesinden bir yudum alıp boğazını ıslattı. " Ne yapacağım ben Mert? " diye sordu sonra çaresizliğini gizleyemeyerek. Genç çocuk sol eliyle düzensiz ve seyrek çıkan sakallarını kaşırken gerçekten ne diyeceğini bilememişti. " Ecem, keşke elimden bir şey gelse. Bizimkilere söylerim yine ama... " Ecem birden uzanıp bardağı tutan elini kavradı çocuğun. " Mert hayır. Benim için yeterince iyilik yaptın. Zaten Ahmet Bey'e de mahcubum iki bardak kırdım bugün. " derken gözlerini kaçırmış ve elini de geriye çekmişti. " Bırak şimdi bardağı. Ciddiyim babama bir sorarım ama pek sanmıyorum ka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku