AHMAKISLATAN

A-10

Yazar:

AHMAKISLATAN - A İlke Sandıklı kitap kapağı
AHMAKISLATAN kitap kapağı

Ecem, her ne kadar Serhan'a kızmış olsa da sözünü dinlemiş ve Ahmet Bey ile görüşüp bir haftalığına izin almıştı. Okuldan çıkar çıkmaz eve dönüp çalışacaktı. Gökçe ile tüm gün okulda köşe kapmaca oynadıkları için keyfi biraz düşüktü fakat önceliğini Matematik sınavına vermiş; ders aralarında da yanında getirdiği test kitabını çözmüştü . Mert her ne kadar, hem onunla hem de Gökçe ile konuşup aralarını düzeltmeye uğraşsa da başarılı olamamıştı. Kızların ikisinin de adım atmaya gönlü yoktu. Ecem kampüsten çıkarken hafifçe esen rüzgar saçlarını dağıtınca, bileğindeki lastikli tokayla gelişigüzel bir topuz yapmış ve yüzüne düşen perçemlerini de kulaklarının ardına itip ilerlemeye devam etmişti. Havalar yavaştan ısınmaya başlayacaktı gelecek haftalarda. Fakat bu, genç kız için pek de bir şey ifade etmiyordu. Yaz insanı değildi çünkü hiç yaz tatili yapmamıştı. Üniversite ikide, Gökçe ailesinin yazlığına davet ettiğinde bir heveslenmişti fakat dedesinin kaybı daha taze olduğu için gitmemişti. Hem, yağmuru severdi Ecem. En çok da bahar yağmurlarını. Gözlerini kısarak gökyüzüne baktığında havanın açık olduğunu görüp iç çekti. Kulağına geçirdiği kulaklıkları ile evinin yolunu tutmuşken aklında tek bir şey vardı. Mahalleye döner dönmez Çiçek'in yanına uğrayacaktı. Son zamanlarda onu çok boşlamıştı ve şimdi hazır erken dönüyorken bir iki saatini onunla geçirebilirdi. Hem zaten karnı da açtı. Belki bir şeyler yerlerdi. Mahalleden içeriye girdiğinde Melih'i tamirhanenin önünde sigarasını içerken görüp hafif bir baş selamı vermişti. Adam da ona aynı şekilde karşılık verse de epey dalgındı yüzü. Çiçek haklıydı, Melih'in canını sıkan bir şeyler vardı. Normalde de pek şen şakrak biri olduğu söylenemezdi zaten fakat bu kez farklıydı. Aldırış etmeden ilerledi. Onun Melih'ten haz etmediği kadar Melih'in de kendisinden hoşlanmadığını biliyordu. Çiçek'i kötü etkilediğini düşünüyordu. Çünkü ona göre aykırı hareketleri vardı Ecem'in. Tek başına yaşamak ve üniversiteye gitmek gibi. Bir gün Çiçek'in de aklına gireceğinden ve onu yoldan çıkartacağından endişe ediyor bu sebeple Çiçek'i ne kadar gözaltında tutuyorsa, Ecem'i de bir o kadar kontrol ediyordu. Hoşuna gitmeyecek bir şey gördüğünde de Hakan'a paslıyordu. Genç kız evinin önüne geldiğinde iç çekmeden edemedi. Önce kendi evine girip üstünü başını değiştirmeyi düşünse de sonra bununla zaman kaybetmek istemediğini fark edip karşı eve doğru adımladı. Bahçeye girdi ve zile basıp bekledi. Çok geçmeden Tülay Hanım açmıştı kapıyı. Ecem'i karşısında görünce şaşırdı. " Aa Ecem sen okulda değil miydin? " " Dersim bitti. Çiçek'i göreyim dedim. " " İyi yaptın kızım geç. Salonda tel kırma işliyor. " Ecem ayakkabılarını çıkartıp içeriye girdi ve direkt olarak salona yöneldi. Çiçek, tıpkı annesinin dediği gibi salondaki koltuğa bağdaş kurarak oturmuş, elindeki kasnağa iğne geçiriyordu. Ecem'i gördüğünde gözleri ışıldadı resmen ve elindekileri yanına bırakıp ayağa fırladı. " Aa Ecem! " Genç kız, arkadaşının kendisini bu kadar hevesle karşılaması karşısında gülümsemeden edememişti. Kollarını açıp, Çiçek'e sarılırken açıkladı. " İzinliyim bu hafta. " " Ay yaşasın! " diye çığırarak geriye çekildi kumral kız. " Hadi gel kahve yapayım bize. " deyip salonun çıkışına yöneldiğinde durdu ve dönüp sordu. " Aç mısın? " Ecem herkese karşı gösterdiği yalandan kibarlığı Çiçek'e göstermezdi. Çünkü burası onun her zaman ikinci evi gibi olmuştu. Başını salladı hızla. " Çok hem de. " " Tamam sarma yapmıştık getireyim. " diyerek çıktı Çiçek salondan. Ecem de kızın yaptığı el işine bakmak için koltuğa ilerledi. Çiçek gerçekten de çok maharetliydi. Tülay Hanım küçüklüklerinden beri hem ona hem de kendisine ufak tefek el işleri, dikiş, nakış, boyama gibi şeyler verirdi. Çiçek hepsinde muhteşem gelişme kaydederken Ecem hem kendi sinir olur hem de Tülay Hanımı sinir ederdi. Gerçekten en ufak yeteneği dahi yoktu böyle işlere. Kadın da bir süre sonra bunu kabullenip kızı darlamayı bıraktı zaten. Ecem koltuğun üstünde duran kasnağı eline al…

Bölümün tamamını WritePad'de oku