AĞA

58 | Sessizlik |

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ | B Ö L Ü M 58| Korku bir kere salındı mı yüreğe, orada hükümran olurdu. Özerkliğini kurup terör estirirdi insan evladının yüreğinde. İşte tam da böylesine bir olayın pençeleri arasında kalakalmıştı Deran. Korkusu had safhadaydı. Afran'ın hızla fırlamasını büyük bir telaşla izlerken o da elinden geldiğince hızlı bir şekilde ilerlemeye çalıştı. Eli karnına gittiğinde dudakları titredi. Gözleri yaşlar ile dolarken, tüm tüylerinin diken diken olduğunu fark etti. Nihayet üst kat balkonuna ulaştığında Mustafa'nın kucağındaki kardeşini gördü. Ciğerinden duman tütmeye başladı o an. Korkusu somutlaştı. Gözlerinden gözyaşları birer birer dökülmeye başladığında yutkunamadı. "Ne oldu?" diye soran Afran'dı. Tam o anda tüm ev ahalisi oraya gelmişti. Mustafa'nın korkusunun tadını hissedebilmişti kadın. Ciğerleri sökülüyordu sanki, öyle bir acı sarmalamıştı ki dört bir yanını. Kardeşi ve daha doğmamış evladına bir şey olur ise mutsuzluğa boğulurdu kadın. Hayat renklerini yitirir, kimsesizliğe gömülürdü. "Kanaması var, hastaneye yetiştirmeliyim." Telaşı gözle görülür seviyedeydi adamın. Eşine ve evladına bir şey olacak korkusuyla sarmalanmıştı. Gözleri yaşlar ile dolmuştu lâkin yine de kendine hâkim olmak için tüm gücünü kullanıyordu. "Ben sürerim arabayı," diyerek önden atıldı Afran. Onlar hızla merdivenlerden inerlerken tutunabileceği bir yer aradı Deran. Hazal'ın hıçkırıklarında yitirmişti o an aklını. Onun, "Evladım!" haykırışlarında yitmişti. Yeşeren tüm umutlar yerini siyaha çalan bir gökyüzüne bırakmıştı sanki o an. "İyi misin, Deran Yenge?" diye soran Lorin'i işitmişse de cevaplayamadı. Konuşabilecek kadar iyi hissetmiyordu kendini. Geniş balkondaki sedire oturup derin derin nefes aldı yalnızca. "Biz de gidelim, yengemin koluna gir sen Lorin." Diyerek hızla merdivenlere yöneldi Özcan. Lorin ise büyük bir dikkatle Deran'a destek olarak kaldırdı onu oturduğu yerden. Beraber yavaşça aşağıya indiler. Kapının önünde bekleyen Özcan'ın arabasına bindikten sonra sıtmalı bir yolculuk başladı onlar için. Konuşamıyordu kadın, duymuyordu da. Aylarca tedavi olmuştu. Aylarca evlat hasreti çekmişti. Tüm umutlarını yitirdiği an aldığı müjdeli haber ile havalara uçmuştu ama nafile... Kader bir yerden verdiğini hep başka yerden almaz mıydı zaten? Varlığı da yokluğu da imtihandı her şeyin ne de olsa. Dakikalar sonra hastaneye vardıklarında Özcan ve Lorin'in yardımıyla arabadan inip yürüdü Deran. Tüm dermanı bir anda vakumla çekilip alınmıştı sanki. Ayakta duracak gücü hissetmiyordu kendisinde. Hazal'ın müdahaleye alındığı odanın koridoruna girdiklerinde yaşlı gözlerle ilerideki adamlara baktı. Mustafa yere çökmüş, iki eliyle başını kavramış ileri geri sallanıyordu. Afran ise volta atmayı sürdürüyordu. Kulağına götürmüş olduğu telefondan biriyle konuştuğunu anladı kadın. "Evet, hastanedeyiz şimdi. Sakin olun, yavaş gelin..." Sözcükleri sanki su altından duyuyordu o an. Ne diyebileceğini bilemiyordu. Diyecek bir şeyi de yoktu zaten. Dakikalar geçerken aile fertlerinin diğer üyeleri ile doldu koridor. Hıçkırıkları ile koşup gelip boynuna sarılmıştı Berfe, Deran'ın. "Bir şey olmayacak," demişti en çok kendini teselli etmek için. Gözlerini hafif yukarı kaldırdığında Hazar'ı da gördü. "Bir şey olmayacak," diye mırıldandı duygudan yoksun bir sesle Deran. Hamileliğinin neredeyse altıncı ayını dolduracaktı. Büyük bir mutlulukla evlatlarını beklerken, Hazal evladını kaybeder ise ne yapabileceğini bilmiyordu. *** Yaklaşık bir saatin sonunda nihayet doktor kapının önünde göründüğünde bekleyen herkes bir anda hareketlenmişti. "Durumları nasıl doktor?" diye telaşla soran Mustafa'ydı. Doktor önce düz bir eda ile Mustafa'nın suratına bakmıştı. Çehresinde mimik bile oynamayan adama bakarken gözyaşları sel oldu. Kadınlardan feryatlar yükselmeye başladığında Afran direk Deran'ı kolunun altına aldı. Doktorun çehresini bir anda aydınlatan gülümseme ile kimse hiçbir şey anlayamamıştı. "Sakin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku