AĞA

57 | bebeğim|

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ | B Ö L Ü M 57| 3 Ay Sonra *** Kadının bakışları oturduğu balkondan konağı seyretmekteydi. Dudaklarında mutluluğun silinmez timsali tebessümü vardı. Gözlerinden taşan sevinç, evladına olan aşkındandı. Karnını okşayıp konağı seyretmeye devam ederken, "Burası senin yuvan olacak," diye mırıldandı. Bu evi tam anlamı ile yuvaya çevirmekten çok mutluydu. Hayatın onlara gösterdiği karanlık yüzünün tekrar güneş görüyor oluşu muazzam bir mucizeydi. Artık her şey yoluna girmişti. Yalnızca evlatlarının da aralarına katılması kalmıştı. Farah ve Hazal'dan sonra Berfe'de evlenmişti. Birçok zorluk ile karşılaşmış olan küçük kadının nelere dayandığını düşünmeden edemiyordu açıkçası. Güzel günleri çok çabuk görebilmesi için dualar ediyordu. Hazar Ağanın Koçman Aşiretinin başına geçme kararını onayan Afran, diken üstündeydi. Peyman Ağanın öyle kolay kolay pes etmeyeceğini biliyordu çünkü. Hazar'a bilendiğinden emindi lâkin şayet kendisine de bilendiyse diye önlemler alıyordu. "Güzelim," dedi içten gelen sıcacık ses tonuyla eşine doğru yürürken. Sesini duyan Deran, mutlulukla kendisine döndüğünde açtığı kollarının arasındaki yerini aldı derhal. Afran onu ve evlatlarını sıcacık sevgiye boğduktan sonra alnından öptü kadınını. "Miden nasıl?" Gülümsedi Deran. Böylesine güzel bir adama sahip olmak için işlediği sevaplara şükretti. "Daha iyi hayatım, sen bizim için endişelenme." "Benim şu hayatta sizden başka kimim var ki Piran Kızı, nasıl endişelenmeyeyim?" Onların bu romantik anını bozan Hazal'ın çığlığı oldu. İkisi de korku dolu gözlerle birbirlerine baktıktan sonra üst kata çıkan merdivenlere yöneldiler. Afran, Deran'ı yavaş olması için uyarıp direk koşarak yukarı çıktığında Deran'da taş tırabzanlardan yardım ala ala yukarıya çıkıyordu. "Hazal?" diye sordu Deran karşı karşıya geldiklerinde. "Enişte? Abla?" dedi şaşkınlıkla Hazal. "Kusura bakma enişte ya, senin gelmemen gerekirdi. Neyse gelmişken müjdeli haberi vereyim!" diye haykırdı mutluluktan Hazal. "Yoksa?" diye sordu heyecanla Deran. Düşündüğü şeyse dünyanın en mutlu insanı olacaktı bir kez daha. "Evet!" diye çığırdı Hazal. "Hamileyim!" Deran ile birbirlerine sıkıca sarıldıklarında kalakalmış Afran'ı fark etmediler bile. Afran şaşkınlıkla iki kadına bakıyordu. Baba olacağına alışamadan, bir de amca olacağını öğrenmesiyle şok olmuştu elbette. Hayreti, bu hissin baba olmak kadar güzel olmasındandı. Bir yeğeninin olacak oluşu en az evladının olacak olması kadar güzeldi. Ki Hazal'ın zamanında vurulmasından ötürü çocuğunun olma olasılığının bir hayli düşük olduğu düşünülürse. Gerçi Deran tedavi gördüklerini söylemişti. Sonucunda çok şükür ki kardeşi ve baldızının da çocuğu olacaktı. "Tebrik ederim, Hazal." Diyen Afran babacan bir tavırla sarıldı Hazal'a. Mutlulukla eniştesinin kollarının arasına girip sıkıca ona da sarıldı. Heyecandan ne yaptığının farkında bile değildi. "Bu ne mutluluk? Hazal'ın çok istediği bilmem ne marka çanta mı piyasaya sürülmüş?" diye soran Mustafa merdivenlerden çıkıyordu henüz. Mutlulukla birbirlerine sarılan aile fertlerini görünce de haliyle meraklanmıştı doğrusu. "Valla o çantayı hâlâ beklemekteyim kocacığım ama sana daha güzel bir haberim var." "Yeni bir marka çanta mı buldun?" "Kes sesini seni ahmak!" diye çıkıştıktan sonra Mustafa'nın kollarına atıldı Hazal. "Hamileyim." Hazal'ı sımsıkı saran kollar bir anda hissizleşip donup kaldığında Mustafa'nın şoka girdiğini anladı Hazal. Mutluluktan ağlıyordu ve Mustafa'nın bu halini gördüğü için de kendine hâkim olamayıp gülüyordu. Bu haliyle akli dengesi hiç normal birine benzemiyordu. Gerçi akli dengesinin pek normal olduğu da söylenemezdi ya neyse. "Mustafa?" diye sordu Afran korku ile. Adam donup kalmıştı resmen. Gözleri boş boş bir yere odaklanmıştı. Nefes aldığından bile şüphe ediyordu. "Ruhunu teslim mi ediyorsun oğlum, kendine gelsene!" diyen Afran kardeşini sarstı. Anca kendine gelen Mustafa yeşil gözlerini Hazal'a diktiğinde ona mut…

Bölümün tamamını WritePad'de oku