AĞA

56 │Muradına Ermek │

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ | B Ö L Ü M 56 | Deran, Farah'ın gelinlikler içindeki görüntüsüne baktıkça ağlıyordu. Hamileliğin ona kattığı duygusallık elbette büyük bir etkendi lâkin sonunda onun da mutlu sonuna kavuşuyor olmasından ötürü çok mutluydu. Mutluluk hak edilmedikçe yaşanılamayan bir duyguydu. Hak etmek için önce üzerinize atılmış yığınla zorluğu aşmak zorundaydınız. Kendinize ve tuttuğunuz ele inanır da yürümeyi sürdürdüğünüz sürece ise aşamayacağınız zorluk yoktu. Sevdiği adama inanırken tuttuğu elden hiç şüphe etmemişti. Afran ile beraber tüm zorlukların üstesinden gelmişlerdi. Büyük kayıplar da vermişlerdi belki ama demek ki en hayırlısı böyleydi. "Benim asi Piran Kızım, gitmiş yerine sümüklü bir çocuk bırakmış gibi." Diye alayla konuşarak yanına geldi Afran. Deran'ı kollarının arasına alırken gözyaşlarını parmaklarıyla özenle sildi. "Bu kadar ağlamak uğursuzluk getirirmiş," diye salladı. Fakat Deran ona bir hayli inandığından bir şaşkınlık nidası döküldü dudaklarından. "Daha önce söylesenize ya!" diye sızlanıp hemen yan taraftaki masada bulunan peçetelikten bir sürü peçete aldı. Kimisiyle elini yüzünü silerken kimisiyle de burnunu sildi. Aşırı duygusal bir kadına dönüşmüştü. Sürekli değişen hormonları sağ olsun bir yaptığı diğerine uymuyordu. İyiden iyiye ikizler burcuna dönüşmüştü. Afran'ın gözleri kız kardeşine döndüğünde onun da burnunun ucu sızladı. Bir melek gibi aheste aheste süzülüyordu adeta. "Neçırvan'a o sözü verdiğim için şu an pişman oluyorum." Diye konuştu mızıkçı bir çocuk gibi. "Ama sözünden geri dönemezsen canım eniştem çünkü biz bugün bu gelini almazsak Neçırvan Ağabeyim Rıha'ya nükleer bomba etkisi yaratabilir!" Afran, Hazal'ın sözlerine güldükten sonra kollarındaki karısını da alıp çıktı odadan. Konağa gelen misafirleri karşılamaları gerekiyordu. "Bu konak ilk kez kız veriyor," diyen Afran'a döndü Deran. "Bu kadında kocasını sayılı halde bu kez gördü ve şu an endişeleniyor." Afran, Deran'ın sözlerine gülümsedi. Ardından karşısında gülen gözler ile kendisine bakmakta olan kadına doğru eğilip onu alnından öptü. "Hiç endişeye yer yok bugün. Ayrıca sen hem erkek hem kız tarafı olarak büyük sorumluluklara sahipsin. O yüzden biraz daha neşelen ve anın tadını çıkar." Deran, karşısında çocukları aratmayacak muzır hareketleriyle etrafa yürekleri hoplatacak gülümsemeler saçarken bir şükür etti yürekten. Onca acıya rağmen kazanan onlar olmuşlardı. Yılların acıları derilerinin üzerinde katmanlaşmıştı belki ama yine de mutluluğa erişmişlerdi ve çok güzel geçmesi gereken bir düğün vardı. Düğün, Aşiretler Ağasının kız kardeşinin olunca bir hayli misafir gelmişti. Piranların gelip gelini alması ile düğünün yapılacağı yere geçilecekti. Yiyecek ve içecekler dağıtılıyordu. Çocuklar ortada koştururken etrafta müziğin ve onların sesleri ile çınlıyordu. Sonunda korno ve davul seslerini işitmeye başladıklarında geldiklerini anlamışlardı. Afran, Deran'ın onun eline verdiği kırmızı kuşağı alırken yutkunamadığını hissetti. Çok zor bir şeydi. Gerçekten insan hayatında bundan daha zor şeyler yaşasa bile şu an bir ağabey için fazla ağırdı. İyi şans getirmesi ve aklınıza gelen diğer şeyi temsil etmesi için takılan kurdeleyi Farah'ın beline geçirip taktıktan sonra alnından öpüp duvağını kapattı. Gözünden süzülen bir damla yaş kardeşinin elinin üstüne düştüğünde Farah'ın da ağladığını fark etti. "Neyse ki suya dayanıklı makyaj yaptırmakta ısrarcı oldum." Diyerek tüm özgüleri kendine aldı Hazal. Neçırvan, Afran'ın koluna girmiş olan Farah'ı alırken Afran ile göz göze geldi. "Kardeşim sana emanet," derken çok ciddi görünüyordu. "Kardeşin bana Allah'ın emanetidir, Afran Ağa. İçin rahat olsun," dedikten sonra Farah'ı da alıp arabaya bindi. Zılgıt ve davul zurna sesi yükselirken Afran sanki bir yanını Farah ile beraber gönderiyormuş gibi hissetti. Havanın sıcak olmasından ötürü açık alan tercih edilmişti mekân için. Herkesin rahatlıkla sığabileceği yer cıvıl cıvıldı. Düğün…

Bölümün tamamını WritePad'de oku