53 | kalp atışı |
Yazar: Dilan Aladağ Çetin

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ | B Ö L Ü M 53 | Yeni bir gün çoğu kişiye umudu simgelese de birçoğunda aynı duyguları uyandıramıyordu. Deran, mutfakta hazırlanan kahvaltıya yardım eden Berfe'ye bakarken öyle düşünmüştü. Kızın kaç gündür yüzü gülmüyordu resmen. Yanaşmadı kıza. Ne derse desin derdine deva olamayacağını biliyordu. Çok yakında yapılacak olan nişanını düşündükçe daha çok karalar bağlayacaktı hem. Kendinden biliyordu. Parmağına o halka geçirilirken boynuna ip geçiriliyormuş gibi hissettiği günler çok da uzakta kalmamıştı. Farah ile sohbet etti çoğunlukla. Mutfakta çalışan kadınların dedikodusunu dinledi. Üst kata sofrayı hazırladıktan sonra Afran'ı uyandırmaya gitti. "Sevgilim," dedi yüreğinden çağlayan bir ses tonuyla. "Güzelim," diye mırıldanan adamın uykulu sesi yüreğinin göğüs kafesinde takla atmasına sebep oldu. "Kahvaltı hazır. Haydi kalk, duşunu al, üstünü başını giy ve sofraya gel." "Ondan önce seninle biraz yatakta yatamayız değil mi?" Afran'ın sorusuyla kıkırdayan Deran, hafifçe omzuna vurduktan sonra, "Edepsiz," demeyi ihmal etmedi. "Ne edepsizi," derken doğrulmuştu Afran. Deran'ı belinden yakaladığı gibi kucağına çekti. "Karımı biraz öpüp koklamakta mı yasak?" Deran'ın dudaklarından keyifli kıkırdamalar dökülmeye devam etti. Ardından Afran'ın omuzlarından destek alarak kucağından kalktı. "Her şeyin bir vakti vardır Afran Ağa, bilmez misin?" "Gece gel, diyorsun yani?" derken çapkın bir gülümseme sundu Afran. Deran gözlerini devirip odadan çıktı. Yüreğinde çok farklı hisler vardı. Yarın doktor randevuları vardı ve kendisi dayanamayıp eczaneden kesine en yakın cevabı veren gebelik testini almıştı. Elbette öncesinde o testi yapmış ve sonucu öğrenmişti. Afran'a söylememişti. Hem testin yanlış çıkma olasılığı yüzünden hem de yarın öğrendiğinde nasıl bir tepki vereceğini merak etmesindendi. Nasıl tepki verebileceğini bilemiyordu kadın. Fazla sevinir ise şayet evladının başına bir iş gelmesinden korkuyordu. Onu tüm varlığıyla koruma içgüdüsü ile dolmuştu bile. İlk evladının kaybının ardından tekrar aynı acıları yaşamaktan korkmasından daha doğal bir şey yoktu açıkçası. Aklına her eski ve acı anılar dolduğunda burnu sızlıyordu. Kendi evladının kokusunu hiç alamayacak oluşu her usuna düşüşünde yüreğini sarıyordu sıtmalı bir sanrı. Şimdi de koca bir yumru oturmuştu boğazına. Boğazındaki yumru eşliğinde mutfağa indi. Son kahvaltılıkları da masaya götürdükten sonra bir iç çekti. Gözlerine Berfe ilişmişti o anda. Yüreği burkuldu bir kez daha Berfe için. "Yüzü elbet gülecek mi bahtsız kızımın acaba?" diye sordu tam o anda düşünceli bir eda ile Yade Berze'nin. "İnşallah nenem," derken ciğeri sızladı. Kızın yüzünden düşen bin parçaydı. Dudaklarından kovduğu tüm tebessümleri haram kılmıştı kendisine. Öyle çaresiz ve öyle bir ikilemin eşiğinde görünüyordu ki Deran kendini bir an boğuluyormuş gibi hissetti. Berfe'nin acısı da katık oldu kendi acılarına. Onun için de üzüldü bir kez daha. "Rabbin bir bildiği vardır elbet kızım, ne yaşıyorsak bir sebebi vardır." Yaşlı kadına acı acı gülümsedi Deran. Haklıydı. Öyle bir haklıydı ki haklılığı karşısında boynu kıldan ince kalmıştı. Sonuçta kendisi de bilemezdi değil mi neler olacağını. Afran ile olacak evliliklerini bir cehenneme benzetirken tüm cennet bir anda ayaklarının altına serilmişti resmen. Günün sonunun bize ne getireceği hiçbir zaman belli olmuyordu ki şimdi olsundu. Ev ahalisi kurulan sofraya teşvik ettiğinde herkes kendi yerine geçerek kahvaltısını etmeye başladı. Herkesin çehresinde bir burukluk hâkimdi. Çatalın tabaklarda bıraktığı ses dışında çıt çıkmıyordu kimseden. Dama tünemiş kuşların sesleri ile doluydu konağın içerisi yalnızca. Berfe, o an masada bulunan Lorin'e baktı. Berdel gerçekleşene kadar baba evine giremeyeceğinden kendi akrabalarından birinde misafirdi şimdilik Lorin. Lâkin yakında bu konağa gelin olarak gelecekti. Onun kendi mutlu sonuna ulaşırken, kendisine biçilmiş cehennemi düştü aklına. Hazar K…