33 | Mühür |
Yazar: Dilan Aladağ Çetin

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ B Ö L Ü M 33 │Mühür│ Zalimlik ile dönen dünya da, kötülerden kendilerini değiştirmesi beklenilemezdi. Bir insan ne ise, ölünceye dek de o olarak kalırdı. Bunu çok iyi biliyordu Deran. Bildiği için uyuduğunu zannedip ona kötülük kusan kadına üzülemedi bile. Yalnızca acıdı. Hiç ölüm yokmuş gibi sonsuza kadar yaşayacakmış gibi davranmasına veyahut konuşmasına yalnızca acıyabilirdi zaten. "Beni değil çıplak elle, delici bakışlarınla dahi öldürsen bu sana hiçbir şey elde ettirmeyecek Nevin." Dediği an şaşkınlığını yüzünü görmese dahi anlamıştı. "Ayrıca ufak bir düzeltme yapmak durumunda bıraktın beni. Deran Piran değil, Deran Bejindar diyeceksin!" Nevin hırsla oturduğu yataktan kalktığında şaşkınlık ile karşısındaki kadına baktı. "Ne bu havalar? Bir piç dünyaya getireceksin diye kıçın başın ayrı mı oynamaya başladı?" Deran duyduğu cümle ile kaskatı kesildi. Tek kaşı hayretle havalanırken, şu saatten sonra Nevin'e rahat vermeyeceğini haykıran çehresi karşısındaki kadını ürküttü. Deran kindar bir insan değildi, o cümleyi işitene kadar! "Ağzını benim ve ailem hakkında bir kere daha bozar isen, seni doğduğuna pişman etmekle kalmaz asıl ben senin canını alırım Nevin! Duydun mu?" Farkında dahi değildi bağıra bağıra konuştuğunun. Konaktakilerin ise onları duyduğunun hiç farkında değildi. "Seni öyle bir hale getiririm ki bir damla su verenin, yere düşsen yerden kaldıranın olmaz! Bütün hayatı zindan ederim sana Nevin, ömrün boyunca çekip çekebileceğim bütün acıları ve daha nicesini tek günde yaşatırım! Seni öldürmez, bir ömür acı çekmeni sağlarım! Duyuyor musun beni? Bir kere daha aileme laf edecek olursan seni mahvederim!" Deran sinirle solurken, açılan kapının da onlara şaşkınlık ile bakanların da farkına varmamıştı. Damarlarında dolaşan öfke onu kontrol ediyordu. Kendini bulamıyordu öfkesinin içinde. Hayatında böylesi bir öfkeyi daha önce beslediğini hatırlamıyordu. Hiçbir zaman bu kadar öfkeli, sinirli ve kindar olduğu bir anda şahit olmamıştı. Fakat karnındaki masum cana edilen söz, kendi parçasına edilen o söz onu çileden çıkartmak için yeter de artardı. "Neler oluyor burada?" Afran'ın sorusu ile Nevin sinmiş olduğu yerden çıktı. "Karın kafayı yemiş!" diye cevap vermesi ile Deran'ın "Sen bittin!" diye çıkışması bir oldu. Ardından ne oldum diyemeden Deran yataktan kalkıp, Afran ile gelen korumalardan birinin belindeki silahı alıp Nevin'in karşısında dikildi. "Sana doğru düzgün konuşacaksın dedim ben Nevin!" Karşısında aslanı görünce ceylanın gözlerinde nasıl bir ifade beliriyor ise Nevin'in gözlerinde de aynı ifade beliriverdi Deran'ı karşısında böyle görünce. Odadaki herkesin şaşkınlığının yanı sıra Afran şaşkınlık ve hayranlık ile bakıyordu kadınına. Böylesi bir hareketi yapacağı ömrü billâh aklına gelmezdi. Bir delilik yapmayacağından emindi, Deran'ı tanıyordu. Fakat şu an her ne olduysa aşırı fevriydi ve elinden bir kaza(!) çıkmasından korkuyordu. "Ne yapıyorsun sevgilim?" diye sordu naif bir tonda. "Daha doğmamış evladıma, piç, diyen bu kadına haddini bildiriyorum!" Deran'ın cevabı Afran'ın kanını kaynatırken sakinleşmek için çok zorladı kendini. Deran'a "Vur gitsin," dememek için zor tutuyordu kendini. Gerçi dese bile Deran'ın yapabileceğinden şüpheliydi ama ne olur olmaz... "Bu hayatı boyunca kendini kanıtlayamamış, hiçbir alanda iddiasını ortaya koyamamış, silik, pasif, hadsiz ve kimse tarafından sevilmeyen kadının söyledikleri ne kadar umurumuzda olabilir ki güzelim, bırak o elindekini." Nevin, Afran Bejindar'ın ona hitaben söylediği sözler karşısında önce büyük bir şok yaşadı. Ardından gözlerinden akan yaşlara mani olamadı. O sözler canını fazlasıyla yakmıştı. Çünkü Afran Bejindar'ın hata payı yoktu. Bu gerçeği kendine dahi itiraf etmese bile biliyordu Nevin'de. Bu yüzden kendini daha fazla rezil etmektense kaçmayı seçti. Odadakilerin gözleri önünde hızla oradan uzaklaşırken Afran'da eşine yaklaştı. Titreyen elleri arasındaki tabancayı alıp,…