AĞA

29 │yüreklerin bütünleşmesi│

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Neçırvan'ın Miran'ın yerini tespit etmesinin ardından dört bir yana dağılan tüm adamları toplayıp tam zamanlı bir baskın için kolları sıvadılar. Afran'ın yüreğinde bir ağırlık vardı. Kardeşi Mustafa'yı düşünmediği tek bir an yoktu. Durumu hakkında devamlı bilgi alsa dahi içi bir türlü rahat etmiyordu. "Tüm adamlar toplandı. Onları evin dört bir yanını kuşatacak şekilde dizip evde bir hareketlilik bekleyeceğiz. Ardından tüm adamları evin bahçesine oradan da evin içine sokacağız. Biraz fazla kanlı olacak Afran Ağa, kaldırabilir misin?" Neçırvan'ın son cümlesinin ardından buruk bir gülümseme oturdu dudaklarına Afran'ın. Öyle çok kan görmüştü ki şu hayatta, daha fazlasını o istemese dahi hayat önüne sunuyordu sanki. En az hasarla şu işi de halledip çekip gitmek istiyordu buradan Afran. Sevdiği kadının kollarının arasına sırnaşıp, orada küçücük bir çocuk olmak istiyordu. Adamların her birine mikrofonlu kulaklık verip yerlerini ayarladıktan sonra pusuya yattılar kelimenin tüm anlamıyla. Evde gerçekleşecek herhangi bir hareketi beklediler. Bekledikleri hareket yaklaşık bir saat sonra geldiğinde pusuya yattıkları yerlerden çıkıp hızla evin bahçesine girdiler. Adamlara karşılarındakilerin en ölümcül olmayan yerlerini hedef almaları emredilmişti fakat gerekirse meşru müdafaada bulunmaları söylenmişti. Bu işlerden elini eteğini çekeli uzun bir zaman oluyordu. Fakat Neçırvan bu pisliğin bir şekilde üstüne bulaştığının ve gitmediğinin farkındaydı. Ne kadar kaçarsa o kadar yakalanıyordu sanki. Fakat bunun son olduğunu biliyordu. Öyle de olmak zorundaydı. Bunun ardından da sevdiği kadına gidip onu sevdiğini söyleyecek ve ya bir ömür sevecek ya da yüreğine gömecekti. Hayata geç kalınmaması gerektiğini ağır bir şekilde öğrenmişti bu olayla birlikte. Silah seslerinin duyulmasıyla bahçeye daha çok adamın çıkmaya başladığını gördüler. Kendi adamlarının her biri özel eğitimli olan Neçırvan ve Afran, ellerindeki silahları tutmuş ve karşılarındakinin en az ölümcül yerlerini nişan almışlardı. Fakat onların böyle düşünmemeleri işi zorlaştırıyordu. Karşılarındaki adamların kendi adamlarının en ölümcül yerlere nişan almalarıyla Neçırvan mikrofona doğru konuştu. "Meşru müdafaaya geçin!" Neçırvan'ı duymalarıyla ortalıkta dökülen kanın artması bir oldu. Yapacak bir şey yoktu. Bu işten en az hasarla kurtulmak istiyorlarsa bunu yapmak zorundaydılar. Kırk beş dakikalık bir çatışmanın ardından nihayet evin içine girilmiş, evin içi de temizlenmişti. Ardından her yer didik didik aranmaya başlanmıştı. Üç katlı evde dakikalar sonra ele geçirilen Miran Nerva ise yüzündeki iğrenç sırıtması ile karşılarına çıkmıştı. "Gerçekten kaçabileceğini mi düşündün, Miran?" İlk konuşan Neçırvan olmuştu. Adama nefret ile bakarken, sevdiği kadına herhangi bir zarar verme ihtimalinde boğazını dişleriyle parçalayabilecek kadar saldırgan hissediyordu. "İşe sen ve senin adamların girmemiş olsaydı şayet, evet. Düşünmüştüm Neçırvan Piran!" Neçırvan'ın dudaklarında yayılan ürkütücü tebessüm birazdan burada olacakların habercisi gibiydi. Ufak adımlar atarak adamın önünde durduğunda, yüzündeki tebessüm hâlâ yerinde idi. Ardından Miran'ı tutan adamlara bir bakış atıp onları birer adım uzaklaştırdıktan sonra Miran'ın yakalarını tuttu. "Sen bilmez misin ki bu topraklarda yapılan bu tarz hataların bedeli kendi canındır da böyle oyunlara kalkışırsın Miran Nerva? Bilmez misin ki canını kendi elleriyle alırlar bu toprağın insanı. Acımadan seni öldürürler Miran, acımadan akıtırlar kanını. Sonra da kurbanlık koyunmuşsun gibi kanını alır alınlarına sürerler şeref timsali olsun diye. Senin çapın ne ki böyle maceralara atılıyorsun?" Neçırvan'ın her sözüyle Miran'ın yakalarından boğazına çıkan eli, saniyeler sonra Miran'ın elleri arasında çırpınmasına neden oldu. Neçırvan'ın ellerinin hareket ettiğini dahi fark etmeyen Miran ise afallayarak hiçbir şekilde engel olamamıştı Neçırvan'a. Etraftaki herkes hayret içinde baka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku