AĞA

28 │bitti│

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Karanlık sis, ölüm gibi çökmüştü adeta gecenin üzerine. Afran'ın çaresizliğini örter gibi bir hal içerisindeydi. Afran'ın ise buna öyle ihtiyacı vardı ki, tek şikâyeti yoktu. Kupasındaki çaydan bir yudum daha aldıktan sonra sigarasının son dumanını da çekip, küllüğe bastı. Sigara sönerken dumanından acı bir feryat yükseldi adeta arşa. Afran'ın içinde yankı bulan feryatlardan biri idi bu da. Gözlerini yumup, derin bir nefes aldı. O esnada boynuna dolanan kolları ve sırtına yaslanan bedeni hissetti. Derin bir iç çekti ardından. Kadınının kokusuyla yatışmaya çalıştı. Fakat nafile idi. Tüm gününü kardeşini arayarak geçirmiş ancak elinde bir hiç ile dönmüştü. Ona bir zarar gelirse, diye düşünüp kendine sövüyordu fütursuzca. "Farah'ı bulacaksın Afran Ağa. Sadece biraz sabret." Eşinin sözlerine tutundu. Tüm kalbi ile onlara inandı. Öyle olmasını umdu çaresizce. "Umarım Piran Kızı, umarım öyle olacak." Sözlerinin bitmesiyle boynundaki kollar sıkılaştı. Onu sakinleştirmek, iyi hissettirmek ister gibi bir hali vardı Deran'ın. Fakat o bile tam anlamıyla iyi gelemiyordu şu an Afran'a. Deran'ın kolları arasında derin derin nefesler alıp verirken çalan telefonu ile öne eğilip, Deran'ın kolları arasından çıktı. Telaşla telefonunu eline alıp derhal açarak kulağına götürdü. "Söyle Mustafa," diye cevapladı. "Ağabey, bir yer bulduk. Miran'ın daha önce kaldırdığı adamlardan birini götürdüğü bir yer varmış. Oraya gidiyoruz. Sana şimdi konum atıyorum, biz yola çıktık." "Tamamdır ben de hemen geliyorum." Deran, korku ile adama baktı. Gözlerindeki endişe tutulmuş bir ay gibi parlıyordu. Fakat tek kelam edemiyordu. "Hazırlanıp çıkacağım ben Deran. Seni de annemlerin yanına bırakacağım." Sormamıştı bile. İsteklerini tek tek sıralamış ve itiraz kabul etmeyen ses tonuyla da desteklemişti. Deran ise el mahkûm ses çıkarmamıştı. Burada tek başına kalmasına müsaade etmeyeceğini çok iyi biliyordu. Ona da zarar gelmesinden korktuğunu bildiği gibi... Hızla hazırlandıktan sonra çıktılar. Arabaya bindiği gibi yola koyulan Afran, kelimenin bütün anlamıyla korkutucuydu. Deran, konuşmaya çekiniyordu. Pimi çekilmiş gibi ortalıkta dolanan kocasının kendisine patlaması en son istediği şey bile değildi. O yüzden sessiz ve korku dolu gözlerle onu izlemeyi tercih ediyordu. Farah bulunduktan sonra nasılsa düzelecekti diye düşünüp kendini telkin ediyordu. Deran'ı aile konağına bırakan Afran, son sürat Mustafa'nın yolladığı konuma doğru yola koyulmuş iken yeniden telefonu çaldı. Arabaya bağlı olan telefonu otomatik olarak açılıp da kız kardeşinin çığlığı tüm arabanın içini doldurduğunda ani bir frenle durdu. "Farah..." diye mırıldandı korku içinde. "Çok eğleniyor Farah, Afran Ağabeyi." Aldığı cevap ile boğazından yükselen hırıltılı bağırması, tüm Riha'yı ayağa kaldıracak cinstendi. "Seni kendi ellerimle gebertmezsem orospu çocuğuyum Miran Nerva! Duydun mu beni?" "Tabii, öylesindir Afran Bejindar. Kardeşinde bunu kanıtlıyordu zaten!" Adamın sözleriyle kükremeye dönüşen ses tonu, öldürücüydü. "Sen öldün Miran Nerva. Git kendine bir mezar kaz. Çünkü yemin ediyorum ki seni kendi ellerinle kazdığın o mezara gömeceğim!" Miran'ın kahkahası doldurdu bu sefer de arabanın içini. Alay ediyordu açık açık Afran Bejindar ile. Fakat ne kadar tehlikeli sularda yüzdüğünün ve elbet boğulacağının farkında değildi. Vukuatları bir, iki değildi. Bu sefer işini bitirecekti Afran. Çok iyi biliyordu bunu. "Görüşeceğiz Afran Bejindar!" Telefonun kapatılması ile hızla vitesi değiştirip gaza bastı Afran. Eli ayağı titriyordu sinirden. O adamı tırnaklarıyla parçalamak istiyordu. Boğazını dişleriyle söküp atmak istiyordu. O kadar vahşice fikirleri vardı ki, sevdiği kadın bunları görse onunla bir daha asla konuşmazdı herhalde. Yarım saat sonra Mustafa'nın verdiği adrese vardığında, kontağı kapatıp derhal arabadan indi. İlerde park halinde duran Mustafa'nın arabasına doğru ilerleyip kapısını açtı. Kapısını açmasıyla gözler…

Bölümün tamamını WritePad'de oku