AĞA

22 │zemheri│

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrite Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Hayat, en mutlu olduğunuz anda size kendini hatırlatmayı severdi. Çünkü dünyanın düzeni buydu! Sınanmak için gelmiştik bu dünyaya, sınanıyorduk da... Adamın kanlar içinde yere yığılışına çıplak gözle şahit olmak, ona bu kadar yakınken ellerinden kayıp gitmemesi için hiçbir şey yapamamak öyle büyük bir azaptı ki kendine, çığlık çığlığa bağırmak isterken avaz avaz susuyordu kadın. Öyle büyük bir korku oturmuştu ki o an yüreğine, kaybetme korkusuyla kalp krizi geçireceğini zannetti o an. Bin bir türlü şey geçirdi aklından da bir türlü kıpırdayamadı. Saniyeler sonra yere yatan herkes ayağa kalkıp kendilerine doğru koşmaya başladığında ancak kendine gelebildi. Geldiği gibi de hızla yere, adamın kanlar içinde kalmış bedeninin yanına çöktü. Gözlerinden yaşlar o farkında olmadan şelale misali dökülmeye başladığında, ne yapacağını şaşırmış haldeydi. Ardından adamın yarasını gördü gözleri. Oradan sızan kanı gördü. Onu incitmişlerdi! Kadının yüreğini paramparça etmişlerdi! Başındaki şalı hızla çıkardı ve Afran'ın yarasının üzerine sertçe bastırdı. Bunu yaptığı anda gözleri kapalı adamın sessizce inlediğini işitti. Şaşkınlıkla adamın suratına baktığında, gözlerinin çok kısık bir şekilde açık olduğunu ancak fark edebildi. "Afran..." diye soludu. Adamı belki aldığı kurşun yarası öldürmeyecekti ama Deran'ın ona adıyla seslenerek bunu yapacağı aşikârdı. "Afran, ne olursun bırakma kendini. Güçlü kal tamam mı? Bak buradayım ben." Derken titreyen sesinin tizliğini işittiği an fark etti ağladığını. Hızla burnunu çekip adama doğru iyice yaklaştı. Yanına gelen Neçırvan elini, kız kardeşinin elinin üstüne koyduğunda Deran ellerini çekti. Ellerine bulaşmış olan kanı görerek hıçkırdığında, artık ne yapacağını bilmiyordu. Yere oturup, adamın kafasını dikkatlice dizlerine aldı. Kısık gözlerinin ardından ona bakan zümrüt karası gözleri yüreğinin sıkışmasına neden olurken, yutkunamadığını fark etti. "Dayan tamam mı?" diye mırıldandı. Başlarına toplanmış olan insanlar, bayılan Hanım Bejindar, Kurban Bejindar'ın öfke dolu sesi onu hiç etkilemiyordu. Dış dünyaya tamamen kapamıştı kendini. Tüm ilgisi ona bakmakta olan zümrüt karası harelerdeydi. Başkası şu andan gayrı umurunda değildi. "Pi... Piran Kızı," diye mırıldanmaya çalışında Afran, "Zorlama kendini!" diye sözünü kesti derhal Deran. Fakat Afran onunla aynı fikirde değil gibiydi. "Sana şimdi söylemezsem bir daha söylemeye fırsatım olmayabilir." Diye kekeleyerek ve nefes nefese zorlukla konuştuğunda, gözlerini yumdu Deran. Gözlerini yummasıyla bir katre gözyaşı düşüverdi Afran'ın çehresine. O gözyaşına sebep olanları bulup öldürmeyi kafasına kazarken konuşmaya çalıştı yeniden Afran. "Hep dolaylı yoldan söyledim," dedi ilk olarak. Yine zorlanarak ve kesik kesik... "Şimdi doğrudan söyleyeceğim." "Ölecekmiş gibi konuşma Bejindar! Benim seninle görülmemiş hesaplarım var hâlâ!" Deran'ın sözlerine güldükten saniyeler sonra öksürmeye başlayınca başta yüzü gülen Deran, ardından endişeyle ona baktı. "Sana var ya Piran Kızı," Artık iyice konuşamaz hale gelmişti. Bir an önce söylemezse hayatının sonuna kadar pişman olurdu. Bu şansını kaybetmeyecek, söyleyebiliyorken içindekileri söyleyecekti. "Sana her zerremle tutkunum. Yüreğim adından başka her şeye sağır. Bu yüreğe bir tek sen yakıştın, seni seviyorum." Deran şaşkınlık ve şokla Afran'a bakarken, tek kelime edemedi. Ardından tam konuşacakken ambulansın siren sesleri ilişti kulağına. Başını hafifçe yukarı kaldırdı gayriihtiyarî. Kapıya dikti gözlerini çok kısa bir süre. Yeniden Afran'a döndüğünde, gözlerinin artık açık olmadığını görerek hayatının en büyük pişmanlığı ile dolduğunu hissetti. "Beni bırakma ne olur!" Oma korkuyla bakarken, hıçkırıklarının şiddetiyle sarsılan Riha oldu. Sözleri ise çok şey ifade ediyordu. Öyle büyük bir pişmanlık ve acı oturmuştu ki yüreğine... Söylediklerine ve söyleyemediklerineydi hep bu pişmanlık. Ne yapacağını bilmiyordu. Bildiği tek şey vardı zat…

Bölümün tamamını WritePad'de oku