19 │Ahu│
Yazar: Dilan Aladağ Çetin

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrite Keyifli okumalar ♥ ▬▬▬ Kadının safir mavisi hareleri, adamın zümrüt karası harelerine çarptığı an yer yerinden oynadı sanki. Bir an olsun ayırmıyordu bakışlarını Afran'dan sarı bukleli kadın. Öyle çok seviyordu ki onu, bu sevgi artık tehlikeli bir hal almıştı onun nazarında. Bu sevgi yüzünden bir insanın canını alıyordu neredeyse. İşte tam da o anda bitmişti ya Afran'ın içinde. Bir kalemle silmek değildi bu, yıllarını yüreğinden kazımaktı. Kolayca yaptığı bir şey değildi Afran'ın. Kolayın aksine, yüreğini kanata kanata çıkarmıştı Yasemin'i oradan. Verdiği tüm değeri paçavra gibi savurup, suçsuz bir insanı öldürmek istediği an gözündeki bütün değerini kaybetmişti Yasemin. Fakat farkında bile değildi. Aksine buna suçlu arıyordu. "Ne yaptıysam ve yapıyorsam seni sevdiğim için Afran Bejindar!" "Sakın Yasemin Serpil Tuna!" Bir anda konuşan Afran, Yasemin'i şaşırttı. Böyle bir atak beklemiyordu adamdan. "Sakın sevgi kadar masum ve bir o kadar güzel duyguları pis işlerine bahane olarak kullanma! Sevgi dediğin bu değildir. İnsan sevgi yüzünden kimsenin canını yakamaz! Bir insanın sevgi yüzünden yüreği böylesine taşlaşamaz!" diye kükreyen Afran, o kadar öfkeliydi ki. Ayrıca içinde gizli tuttuğu korkusunu bastırmaya çalıştıkça asabileşiyordu. "Sen masum bir insanı öldürmeye kalktın. Hem de benden daha masum... Yetmedi, seni ellerinden zar zor kurtardığım Miran'ın kollarına koştun ilk fırsatta! Ben senin için kardeşimin sevdiği kadının ölmesine sebep oldum. Aksi takdirde Miran kalkıp da kardeşini vuramazdı. Seni ondan kurtardığım için kardeşimi ömürlük bir acının içine hapsettim. Senin için hayatımın en büyük fedakârlıklarını yaptım. İyi olduğuna, masum olduğuna inandım ulan! Seni sevdim, seni korudum! Karşılığını böyle mi veriyorsun gerçekten? Ne çabuk unuttun Miran'dan kurtulmak için gittiğin uçurumun kenarından seni kurtardığım zamanı." Afran'ın sözleri karşısında kaskatı kesildi Yasemin. Ne diyeceğini bilemedi. Öyle bir haklılık payı vardı ki Afran'ın, dili adeta dönmedi cevap vermeye. Fakat susmaya niyeti olmadığından zorlayarak da olsa konuştu. "Kimin yüzünden akıl sağlığımı kaybettim ben be adam? Kim sebep oldu buna? Senin çocuklarını doğuracağım zamanların gelmesini dört gözle beklerken, bir anda başka bir kadınla evlenmek zorunda olduğunu söyledin. Gözlerimin içine baktın ve bana mecburum dedin. Ben de kendimi kaybettim, seni bu mecburiyetten kurtarmanın başka bir yolunu göremedim!" Yasemin'in çıkışması karşısında hayretle bakakaldı Afran. "Senin çocuklarını doğurmayı hayal ederken, düğününe gelip sana takı takmamı bekleyemezsin!" "Hâlâ kendini savunabildiğine inanamıyorum! O kadın ki, sırf evlenmek zorunda olduğu adamın sevdiği var, onu sevmiyor diye kendini öldürmeye kalkmış! Böylesine bir cesareti göstermiş, sense kalkıp hiçbir şey bilmeden en suçsuz insanı kurban belleyip öldürmeye kalkıştın! Ayrıca alışveriş merkezinin otoparkında o silahı ateşleyenin sen olduğunu da biliyorum. Korktuğunu, fenalaştığını bildiğin halde bunu yapman... Seni gerçekten tanıyamamışım ben Yasemin! Tanımışım da çok yanlış!" "Hayır," diyerek masum bir edayla Afran'a yaklaşmaya başladı. "Yaklaşma!" diye bağıran adam ile beraber olduğu yerde durmak zorunda kaldı. "Ben senin tanıdığın Yasemin'im Afran, yemin ediyorum ki! Yalnızca gözüm döndü ve ne yaptığımın dahi farkına varamaz oldum." "Yapma Yasemin... Bir işe yaramayacak bu sözlerin, seni affetmeyeceğim. Piran Kızı'na verdiğin zarardan sonra ona her baktığımda senin çektiğin acıları değil, ona çektirdiğin acıları anımsar oldum. Yüreğim sana kapılarını ardına kadar açmışken, kendi ellerinle çarpıp çıktın o kapılardan." "Afran..." diye soluyan kadının yüzündeki şoka bir anlam veremedi Afran. Neden böyle bir hâle gelmişti ki şimdi? "Sen o kadına âşık olmuşsun..." Yasemin'in dudaklarından dökülen sözcükler yüreğini adeta şahlandırıp, onu yıkarken dilinin lâl kesildiğini fark etti. Yutkunamadı, nefes dahi alamadı. Öyle ani duyuvermişti ki sözle…