AĞA

Bölüm 15

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Bölüm görselleri

AĞA - Bölüm 15 bölüm görseli 1
AĞA - Bölüm 15 bölüm görseli 1

Sosyal Medyadan takip edebilirsiniz ♥ İnstagram: dilanwrites Keyifli okumalar ♥ Sen," diye soludu damarlarında dolaşan öfkesine mani olamadan. "Dünyanın kendi etrafında döndüğü sanan, bencil, kibirli ve egoistin tekisin Afran Bejindar. Senin için bu kadar kolay değil mi? Kolaydan öte, çocuk oyuncağı. Fakat bilesin diye söylüyorum, ben bir çocuk değilim elime verdiğin şeker ile mutlu olmasını bileyim. Bana verdiklerin, aldıklarının yanında bir hiç Afran Ağa! Bunu sakın unutma. Şimdi git ve kendine oynayacak yeni bir oyuncak bul. Çünkü bunu hırpalamaktan artık oynanamaz hâle getirdin..." Dudaklarından dökülen sözlerine, gözlerinden taşan yaşları da katıldı. Cümlesini tamamlamasının ardından sertçe yutkundu. Boğazına yapışan sıtmalı kelamları öyle zor tutmuştu ki, aynı Afran Bejindar'ın kendine yaptığı gibi paramparça etmek istememişti onu. Çünkü o kadar gaddar değildi Deran. Karşısındaki adamın şu anki sözleriyle de bir nebze yaralandığını biliyordu ama onarılamayacak şeyler değildi. Onun kendinde bıraktığı gibi onulmaz yaralar gibi değildi en azından... Söyleyecek sözü yoktu daha da Afran'ın. Evet, yaptıklarını biliyordu. Gurur da duyuyor değildi. Fakat bu kadar zor olmamalıydı, bu kadar acılı olmamalıydı affedilmek. Onu gözleriyle katleden kadın, sözleri ile de pare pare edivermişti bir anda adamı. Sözleri ve gözleri ile her defasında öldürüyordu zaten adamı. Öldürmek ne kelime, ruhunu söküyordu. Öldürmekten beterdi. Karşı tarafın konuşmayacağını anladığında kapattı telefonu Deran. Ardından telefonu başının yanındaki komidinin üstüne koydu ve yatağa yan bir şekilde uzandı. Bacaklarını iyice karnına doğru çektikten sonra elinin birini başının altına koydu ve gözlerini yumdu. Gözlerini yummasıyla akan yaşları, ağlamaktan uyuyakalana kadar sürdü. Yapılacak bir şey yoktu. Bu dünyada birbirlerinin kaderlerine yazılmamışlardı Deran'a göre. Yanlış zamanda yanlış yerdeydiler. Bunu anlaması gerekiyordu. *** Güne sakin başlayan Deran, günün ortalarında karşılaştığı çalışanların telaşı ile bir an afalladı. Sebebini sorduğu kızlardan birinden bile yanıt alamaması onu biraz kuşkulandırsa da yine de öğrenmek için çok hevesli görünmemeye çalıştı. Çalışanlardan bir bilgi alamayacağını anladığında da Hazal'ın odasının yolunu tuttu. Hızla ve çalmadan kapıyı açtığında yatağında oturmuş kitap okuyan Hazal yerinden sıçrayıp ufak çaplı bir çığlık attı. Ardından kapıda ablasını görerek ablasına dehşet dolu gözlerle bakmaya başladı. "Abla, delirdin mi?" diye sorarken hâlâ korkusunu atlatmış değildi. Ablasının arkasından atlı kovalıyormuş gibi gelişi onu bir hayli korkutup sarsmıştı. Bir süre daha kendine gelemezdi hatta. "Neler dönüyor Hazal? Konakta bir koşuşturma var ama kızlar hiçbir şey söylemediler. Annem ağızlarını kapamaları için sıkı tembihlemiş." "Ay abla, ben de bir şey oldu sandım." Diyerek derin bir nefes alan Hazal, konuşmaya devam etti. "Biliyor olsam annemin en sıkı beni tembihleyeceğini bilmiyor musun ablacım?" "Biliyorum," deyip sahte bir gülümsemeyle Hazal'ın yüzüne baktı. "Ama buna rağmen yine de bana söyleyeceğini de biliyorum." Diyerek omuz silkti. Haklıydı. Annesi ne kadar tembihlerse tembihlesin, Hazal yine de bilmesi gereken bir şey varsa söylerdi. "Vallahi benimde olan bitenden bir haberim yok. Kahvaltıdan sonra anam odandan çıkma dediydi bana da." Hazal'ın sözlerinin ardından iyice kuşkulanan Deran, cevabı yalnızca annesinden alabileceğini anladı o an. Fakat burnuna hiçte iyi kokular gelmiyordu. Annesi yine bir işler karıştırmıyorsa, Deran'da hiçbir şey bilmiyordu. Umarım ucu kendisine dokunmuyordur... Hazal'ı odasında bırakarak bir üst kata çıkmak için aceleyle merdivenlere yöneldi. Tam o sırada merdivenlerden inen ağabeyi Berken "Nereye böyle celalle Xuşkanım*?" diye sordu tam karşısında durarak. "Anamın yanına gidiyorum ağabey, sen nereye gidiyorsun?" dedi sanki normal bir gün, normal bir andaymışçasına Deran'da. Ağabeyine annesinden şüphelendiğini söylemeyecekti elbette. Afran Bejindar olayında en çok tepki gösteren ağa…

Bölümün tamamını WritePad'de oku