AĞA

11│dilhun│

Yazar:

AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı
AĞA – Dilan Aladağ Çetin kitap kapağı

Bölüm görselleri

AĞA - 11│dilhun│ bölüm görseli 1
AĞA - 11│dilhun│ bölüm görseli 1

Dünya anlamını yitirdi. Şimdiye kadar kafasına takıp kendine dert edindiği tüm sıkıntıları bir balon gibi söndü. Yüreği, çarpmanın etkisiyle göğüs kafesini sızlatmaya başladı. Ve hiçbir şey gelmedi ellerinden, buna mani olabilmek adına. Fal taşı gibi açılmış gözleri ile adamı izlemekten alıkoyamadı kendini Deran. Bakışlarını da çekmedi. Çekemedi... Afran Bejindar öyle bir şeyin fitilini tutuşturmuştu ki, yaptığının kendi bile bilincinde değildi. Titriyordu elleri, ergen bir gençmişçesin titriyordu dizleri. Ve biliyordu içten içe, şimdiye kadar hiçbir kadın böylesi bir şeyi yaşamasına vesile olmamıştı. Kendinden çok sevmemişti şimdiye kadar kimseyi. Büyük bir sadakat ile bağlıydı Yasemin'e, kocaman bir saygısı vardı ona karşı. Merhameti ile aşık etmişti kendine Afran'ı. İnsanlara karşı duruşuyla, asaletiyle ve hatta kırgınlığıyla. Deran'ı öldürmeye çalıştığı an koca bir hissi söküp almıştı yüreğinden Yasemin. Koca bir boşluğu bırakmıştı oraya. O koca boşluğu dolduran şey hakikatli bir korku olmuştu. İlk defa biri onu böylesine korkutmuştu. Kaybetmekten korkmuştu... Mantığına yaptığını açıklayamıyordu şimdi. Mantığı reddediyordu önüne sunulan tüm seçenekleri. Kalbi ise bir afetin ortasındaymışçasına karışıktı. Oradan oraya koşuşturuyordu duyguları sanki. Ne hissedeceğinden emin değildi ama çoktan hissetmişti gönlü. Kirpikleri titreyerek aralandığında gözleri, bakışlarına çarpan korku ve çözemediği duygular dolu gözler sarsılmasına sebep oldu. Huşu içinde süzüldü anılar aklına. Yüreğinde artık olmayan duyguları yokladı. Olmadıklarını idrak etmesi vaktini alacaktı çünkü. Ardından hayat, kerpeteni eline aldığı gibi azar azar sökmeye başladı canını. Ruhunda izi kalmış her şeyi bırakıp, geri kalanını kopardı. Hayatın yine bir bildiği vardı anlaşılan. Yine oyunlar oynuyordu ve bu sefer oyuncakları bu iki gençti. Fakat amacı kötü değildi. Afran'ın bu kadına karşı olan hali neyin nesiydi peki? Zank diye önüne çıkarılan soru ile tıkandı nefesi bir an için. Dönmeyi bıraktı o an sanki dünya. Ardından sanki zehirli bir şeye dokunmuşçasına çekti ellerini kadının üzerinden. Ellerini çektiği gibi de güçsüz bacakları ayakta tutamadı kadını. Duvara yaslı bedenini aşağı doğru kaymaktan alıkoyamadı. Lâkin tuttu Afran. Tam yerle buluşacağı zaman, belinden kavradığı gibi havaya kaldırdı kadını. Anın etkisiyle korkuyla kollarına sarılan Deran, nihayet an bittiğinde karşı karşıya kaldı Zümrüt Karası hareler ile. Bir soluk soluğa kalış daha başladı o an. Yüzünün kendi yüzüne yakınlığı aşırı bir duygunun patlak vermesine sebep oluyordu ve Deran buna heyecan dememek için fazlasıyla direniyordu. Ölüm fermanına imza atan adamdı o. Kestirip atabilecek tek insan iken, boyun eğendi. Böylesine bir şey nasıl olurdu, diye düşünüyordu lâkin bilmiyordu ki kaderde varsa her şey imkânlıydı. Düğüm oldu sanki o an tüm sözler. İkisi de tek kelam edemediler. Afran bırakmadı Deran'ı. İyi olduğundan emin olana kadar da bırakmaya niyeti yoktu. "İyi misin?" Nihayet birkaç kelam dökülebildiğinde ağzından, aynı cesareti bulamadı Deran kendinde. Cevap vermek hiç bu kadar zor olmamıştı. "Sanırım..." derken aklından ne kadar da aptal olduğunu geçiriyordu. Bir insan iyi olup olmadığını bilmez miydi? O bilmiyordu işte. Şimdi de adamın karşısında aptal gibi görünüyordu. "Ailenin yanına dönelim, merak etmişlerdir şimdi." Yalnızca gözlerinin içine baktı Deran. Tek söz etmedi ve onaylarcasına başını salladı. İyice aptal göründüğünün farkındaydı ama ne yapacağını o kadar bilemiyordu ki ancak böylesine aptallıklar yapabiliyordu. *** Zaman ilerledikçe, ömründen çalınıyordu sanki hayat sevinci. Yiten umutlarına yenileri ekleniyordu. Dibini görmüştü tüm duyguların. Onun için olabilecek en ağır şekilde sınanmış ve en başında kaybetmişti. En başta susturularak yenik düşmüştü. Ardından canına kıymak için tırmandığı tabureye çıkarak yenilgiyi kabullenmişti. Hatalar silsilesi böylece devam etmişti ve Deran, yine de sevmediği adamla evlenmek zorunda kalmış idi. Zalimdi etrafındaki insanlar. Onu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku