ADALETİN İKİ YÜZÜ

Giriş

Yazar:

ADALETİN İKİ YÜZÜ – Canan kitap kapağı
ADALETİN İKİ YÜZÜ – Canan kitap kapağı

Sokak karanlıktı, ama rüzgarın uğultusu sanki beni uyarmak ister gibiydi. On yaşındaydım ve terk edilmişlik, hayatımın en yakıcı gerçeğiydi benim içimde. Ailem yoktu. Beni daha yeni doğmuş bir bebekken bırakıp gitmişlerdi. Anne, baba ne demek hiçbir zaman bilmedim, bilemeyecektim. Çünkü yoktu. Benim saçlarımı okşayan, bana yemek yapan, benimle oyunlar oynayan biri yoktu. Bir ekmeğe muhtaçtım şu koskoca hayatta. Çöplerde ekmek arıyordum karnımı doyurmak için. Aile, en önemli şeydi bir çocuk için. Ben ise bu kelimenin sadece harflerini biliyordum. Anlamını hiçbir zaman yaşayamadım. Sokakta yürürken el ele gezen çocuklara bakardım bazen. Küçücük ellerini sımsıkı tutan annelerine, omuzlarında uyuyan çocuklarını taşıyan babalara...içimde tarif edemediğim bir boşluk büyürdü. O boşluğun adı yalnızlıktı belki de. Ya da hiç sahip olamadığım bir sevginin sessiz çığlığı. Tam o sırada iki apartman arasına girdim. Burası baya geniş bir alan ve ay ışığıyla aydınlanan bir yerdi. Karton da vardı hem. Memnuniyetle gülümsedim. En azından gece gece karton arayışına girmeyecektim. Duvara yaslanan kartonları aldım ve yere doğru serdim. Hava buz gibiydi. Üstüme örtecek bir şeyde yoktu ve mecburen kartonu örtecektim. Yavaşça kartonun üzerine uzandım. Başımı kartona yasladığımda titredim. Karton soğuğu engellemiyordu. Ama mecburdum. Derin bir nefes aldım ve gözlerimi kapattım. Tam uykuya dalacağım sırada bir ses duydum ve tedirginlikle yattığım yerden doğruldum. Etrafa baktığımda görünürde bir şey yoktu. Ayağa kalktım ve sessizce apartmanın öbür tarafına baktım. Biri yaklaşıyordu. Bedenini karanlıktan fazla seçemiyordum ama ay ışığında elmas gibi parlayan mavi gözlerini görebiliyordum. Adımlarını duyduğum kadarıyla sert ve hızlıydı. Bana doğru geliyordu birde. Kaşlarımı çattım. Derdi neydi bunun? Bende ona doğru ilerlemeye başladım. Ve tam karşısına geldiğimde yüzünü ve bedenini daha rahat görebilmiştim. Siyah saçları vardı, alnına dökülüyordu ve zaten mavi gözlerine diyecek hiçbir şeyim yoktu. Kavisli burnu ve çıkık elmacık kemikleriyle oldukça yakışıklıydı. Ha birde alt dudağı üst dudağından daha dolgundu. Tam karşı karşıya geldiğimizde kolumdan sertçe tuttu. Çok sert ve sıkı tuttuğu için canım yanıyordu. Kolumu ondan kurtarmaya çalıştım. Ama güçlüydü ve kurtaramıyordum. "Bırak kolumu, kimsin ya sen?" diye fısıldadım. Bakışları koluma değdi. Daha sonra birden bıraktı. Bırakırken beni hafifçe ittirmişti. Geriye giderken bir elimle de kolumu tuttum. Ve nihayet dengemi sağladığımda karşısına dikildim. Uzun boyundan dolayı başımı yukarı kaldırmam gerekiyordu. "Asıl sen kimsin? İzinsiz benim arazime giriyorsun ve kafana göre yatıyorsun?" Kaşlarımı alayla kaldırdım hafifçe. "Babanın mahallesi mi? Ne demek senin arazin oluyor?" Bu dediklerim karşısında sertçe yutkundu ve gözlerini kaçırdı. Demek ki babasının mahallesi değildi! Ama nerede egolu ve gıcık çocuk varsa beni buluyordu. Boğazını temizledi ve gözlerini tekrar benimkilerle buluşturdu. "Babamın veya benim değil, kabul. Bir an seni görünce sinirlendim, kusura bakma." Ters ters baktım yüzüne. "Kusura bakarım. İnsan gibi uyarmak çok zor mu?" Derin bir nefes aldı. Bıkkın dolu gözlerini bana bakıyordu. "Özür diledik, daha ne istiyorsun?" Daha mı ne mi istiyordum. Kaşlarımı yukarı kaldırdım. Kollarımı da göğsümde bağladım. "Yemeğin var mı?" diye sordum birden. Kaşlarını çattı. Şaşırdığı belliydi. "Neden?" Gözlerimi devirdim. "Neden acaba? Açım oğlum. Sabahtan beri hiçbir şey yemedim. Midem susmuyor." Bir süre bana baktı. Ben de ona bakarken birden gülmeye başladı. Mavi gözleri gülmesinin etkisiyle kısıldı. Ona bakarken dalıp gitmiştim gözlerine. Çok güzel gözleri vardı. Başını yere eğdi. Hala gülüyordu. Ben de gülümsedim sessizce. Ama o benim gülümsememi görmemişti. Başını kaldırdığında hafifçe gülümsüyordu. Başını salladı. "Var, hamburgerim var hem de. Yemek ister misin?" Gözlerim parladı. "Hamburger mi?" diye şakıdım. Başını salladı. "Evet." Başımı hızlıca aşağı yukarı salladım ve ileri atıldım. "Hadi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku